İçeriğe geç

ARDIMIZDA KALSA

Bölüm 3 · 3 dk okuma

ARDIMIZDA KALSA

Bölüm 3

1. BÖLÜM

Kiraz çiçekleri.

Dallarından sarkan pembe çiçekler yılda yanlızca bir kere sonbaharda açardı. Bu yüzden çoğu Japon, kiraz çiçeklerini görebilmek için kiraz ağaçlarıyla çevrili bu patika yolu tercih ederlerdi. Aki de onlardan biriydi. Okuldan çıktıktan hemen sonra yolunu neredeyse yarım saat kadar uzatacak olsa bile kiraz çiçeklerini görebilmek için bu patikaya giderdi. Hem, patikadan metro istasyonuna ulaşmak daha kolaydı.

Aki, ya da Akiyama. Sevdiklerinin ona "Aki" diye seslenmesinden hoşlanırdı. Henüz ortaokula giden, yaşıtlarına göre uzun boylu ve sevecen bi' kızdı. Kiraz çiçeklerini severdi çünkü kendisi de sonbahar da doğmuştu. Rüzgarda dağılmış siyah perçemlerini çekiştirerek düzeltiyor, bir yandan da metro istasyonuna yetişmeye çaloşıyordu.

Genellikle okuldan sonra onu babası alırdı fakat bu gün bi değişiklik yapmaya karar vermiş olacak ki Aki'yi almaya hiç kimse gelmemişti. Aki de fırsattan istifade kiraz çiçeklerini görebilmek için Gozen Parkı' nı ziyaret etmişti. Fazla oyalanmış olacak ki pembemsi kızıllığıyla akşamı davet eden güneş, yavaş yavaş kendini dağların arasına saklamaya başlamıştı. Aki de son çare metro istasyonuna doğru yola koyulmuştu.

Gozen Parkı'nın kiraz çiçekleriyle kaplanmış dar patikasında koşarken güneşin parkın pembe tonuna ayak uyduruşu onu adeta büyülemişti. "Umarım gelecek sene de burayı görebilirim. " diye aklından geçirdi Aki. Bir dahaki sefere annesi ve babasıyla gelmek istiyordu. Araları gerçekten çok iyiydi fakat mali durumları pek de iyi olmadığı için hem annesi hem de babasının çok fazla çalışması gerekiyordu. Aki'yi okutmak için bile yeterli parayı etinden tırnağından arttırarak elde ediyorlardı.

Aki' de onlara destek olmak için çok çalışıyordu. Derslerinde başarılıydı. Tahmin edersiniz ki sınıf arkadaşlarının -ve pek çok akranının- aksine kitap alacak kadar parası yoktu. Dersi derste öğrenmek ve çoğu zaman geri dönüşüm kutularından aşerdiği kitapları kullanmaktan başka çaresi yoktu. Anne ve babasına söylese mutlaka onun için bir şeyler yaparlardı ama Aki bunun bedelinin bir ay boyunca tek öğün, belki hiç, yemek olduğunu biliyordu. Hem anne ve babasına çok fazla yük olmak istemiyordu. Bu yüzden kendi sorununu kendisi hallediyordu.

Sonunda metro istasyonuna vardığında metroyu neredeyse kaçırıyordu. Hızla metronun içine atladı. Metro akşam üzeri olduğu için çok kalabalık sayılmazdı. Aki soluk kahverengi okul formasını çekiştirerek düzeltti ve camdan dışarıyı kolaylıkla izleyebileceği bi' koltuğa oturdu.

Gün batımını severdi. Güneş hafif bir pembeye bürünürdü. Pembe... Renkler ona hep bir şeyleri çağrıştırırdı. Pembe de sanki ayrılık öncesi sevdiklerinizle geçirdiğiniz son ana benzerdi. Ne de olsa bir azdan bu pembe cennet kaybolacak, yerini şehrin yapay ışıkları ve görmek isteyenler için yıldızlar ortaya çıkacaktı.

Gün batımı... O da nedensizce annesini hatırlatırdı kendine. Pembe gibi sevecen ve tatlı. Güneşin yaydığı son ışıklarla beraber görünen o sarı da annesinin bakmaya doyamadığı saçları... Hep annesi kadar güzel olabilmeyi hayal etmişti. Onun gibi sarı saçlar, amber rengine benzer sarımsı gözleri ve ince uzun fiziği. O ise melez olduğu için dışlanmaktan başka bir işe yaramıyordu. Saçları aynı Japonların ki gibi siyah ve dümdüzdü. Kanı çekilmiş gibi gözüken süt beyazı teni de cabası. Bir tek gözleri annesininkiler gibiydi. Badem şekilli, büyük ve asyalı olmaya tamamen uzak. Tüm çocukların onu dışlamasının asıl nedeni de gözleriydi zaten.

"Keşke, keşke annemden miras alacağım yanlızca gözlerim olmasaydı. "

Bunu sık sık düşünürdü. Annesinin sarı saçlarını miras almayı yeğlerdi. Eğer öyle olsaydı, diğer çocuklar onu dışlamayı bırakırlar mıydı?

Gene düşünceleri arasında kayboluyordu. Bunu yapmayı bırakmayı denemişti ama her seferinde daha fazla düşünmekten kendini alıkoyamıyordu. Bir çocuk olması, onun hayatta endişelenecek hiçbir şeyi olmadığı anlamına gelmiyordu.

Daha fazla kendini yormadan gözlerini artık pembe liğini kaybetmiş güneşe ve yanından film şeridi gibi geçip giden yola dikti ve eve güvenle varmayı dileyerek giderek kararan gökyüzüne baktı

Bölüm sonu

5 yorum