Öncelikle merhaba bu kitabı bir anda yazmak geldi aklıma ve yazmaya başladım olayları doğaçlama gideceğim ve umarım güzel bir şey çıkar psikolojisi kaldıramayacak olanlar lütfen okumasın bu kitapta sadece kötü olarak cinayetler var başka bir şey yok yani yetişkin sahne falan olmayacak. Bu kitap ters köşe olmayı sevenler için en güzel örnek olacak bence. Sonda kalbinizi kıracak belki bu kitap ancak ters köşeyi seven birisi alışıktır şimdi ben kaçtım size iyi okumalar.�� Elindeki kırmızı gülü annesinin henüz taze ve yeni gömülmüş mezarının üzerine bıraktı küçük çocuk, annesinin en sevdiği çiçekti kırmızı gül, soğuğun yırtıcı etkisiyle titreyen küçük ellerini ısıtmak için hiçbir çaba sarf etmiyor öylece annesinin mezarına bakıyordu zihnini saran karanlık düşünceler onu sanki on yaşında bir çocuk değil de bir yetişkin kılıyordu, yağmurda ıslanmış bütün karanlıkları kıskandıran siyah saçları ona korkunç ve güzel bir hava katarken uzun, siyah kirpiklerinin gölgesinde saklanmış olan siyahı andıran kahvenin en koyu denilebilecek renkteki gözleri intikamın bütün renklerini içinde taşıyordu.
Onun istediği şey intikamdı, annesinin mezarının yanında diz çöktü sanki annesi onu duyacakmış gibi eğilerek annesine yavaşça fısıldadı "intikamını alacağım annem" dedi.
Annesi için tek göz yaşı bile dökmemişti çünkü onun bütün duyguları annesiyle beraber toprağın altına gömülmüştü. Bu hayatta sahip olduğu tek merhamet ve sevgi kırıntıları olan annesi yanında bütün güzel duyguları alarak bu çocuğu hem kimsesiz bırakmış hem duygusuz bırakmıştı daha doğrusu annesi yapmamıştı, birileri annesini öldürmüştü ve o bu kişiyi çok iyi tanıyordu bu gün de ona çok güzel bir sürpriz hazırlamıştı, madem o bütün duygularını çalmıştı o zaman bu küçük çocuğun bütün duygusuzluğuna dayanmak zorundaydı.
Bir süre daha öylece oturdu plan netti cenazenin bitmesini bekliyordu herkes evine dağıldığında o pisliği de bu ruhlar alemine yollayacaktı. Hava hafif kararmaya başlamıştı herkes evine gitmeye başlamıştı ancak henüz kalabalık kendini sürdürüyordu bu yüzden biraz daha bekledi bir süre daha işleyeceği cinayetin planlarını düşünürken arkasından "vah vahh zavallı çocuk kimsesiz kaldı... Yazık... Caniler...ne yapacak tek başına çocukcağız"diyen insanları da plana dahil etmek istemişti ancak bu hayatta her şey karşılıklıdır değil mi? O insanlar masum değildi hiçbir insan masum değildir ancak bu insanlar ona hiçbir şey yapmamışken onları cinayetin bir parçası yapamazdı çünkü onları öldürürse karşılığında o insanlar ona hiçbir şey yapamayacak ve yaptığı karşılıksız kalacaktı bu yüzden olmazdı... Evet küçük henüz on yaşında bir çocuğun bu şeyleri düşünmesi onun psikolojik sorunları olduğunu işaret ediyor ancak her psikolojik sorunun altında bir hikaye yatar değil mi? O karanlığın oğluydu onu karanlık doğurmuştu annesi onun tek aydınlığınıydı ancak artık o ışık da sönmüştü şimdi gerçekten karanlığın oğluydu artık hiçbir gerçek bunu değiştiremezdi... Yarım saat sonra artık vakit geldi diye düşündü tam ayağa kalkacağı sırada yanındaki kızı fark etti ondan üç veya dört yaş küçük bir kız çocuğu, açık kahverengi saçları ve yeşil gözleri onun renkli dünyanın kızı olduğunu apaçık ortaya sürerken giydiği siyah elbisesi bile onu karanlık Dünya'nın insanlarına bir nebze bile benzetememişti; yuvarlak ve sevimli yüzü, soğuktan kızarmış yanakları, kalemle çizilmiş gibi duran minik burnu ve kiraz rengini andıran minik dudağı onu olması gerektiğinden daha da sevimli kılıyordu. Çocuk kızı gördüğünde ürkmemişti çünkü onu fark etmişti ancak onun yanında durması sinirlerine dokunmuştu "üzgün müsün?" Diye sordu küçük kız, çocuk burdan birazdan gidecek ve bir cinayet işleyecekti annesinin intikamını alacağı için üzgün değildi aksine sevinçten dört köşe oluyordu annesi için kırgın mıydı? Elbette ancak dedim ya annesi ondaki bütün duyguları yanında toprağa gömmüştü o artık sadece bir ruhtan ibaretti karanlığın gerçek ruhuna dönüşmüştü. Küçük kıza yan bir bakış atıp onunla daha fazla uğraşmamak adına başını iki üç kez hafifçe aşağı yukarı doğru salladı "yalan söylüyorsun" dedi kız bu sefer çocuk sinirlenmişti çünkü henüz konuşmayı bile doğru düzgün bilmeyen bir velet ona yalan söylediğini mi söylüyordu çocuk kaşlarını çattı ancak kıza bakmıyordu bu yüzden yanındaki minik fark etmemişti "o nerden çıktı" dedi dişlerini sıkarak Kız beklemeden yapıştırdı cevabı:"Çünkü annen öldü ama sen hiç ağlamadın insanlar üzgün olunca ağlarlar mesela benim annem ölse çok ağlard-"
"defol" dedi çocuk hiddetlenerek kızın gözleri dolmuştu hemen ve koşarak henüz az biraz kalabalık olan yerin içinde kayboldu ancak kız giderken fark etmeden bileğinde duran rengarenk boncuklardan oluşan bilekliğini düşürdüğünü fark etmemişti ve küçük çocuğun yaşına göre çok iyi olan dikkati bilekliği düşerken fark etmesini sağlamıştı ancak kıza bunu söylememişti çünkü o kötü biriydi ve kızın bilekliğini bulmasını istemiyordu
Bilekliği eğilerek aldı ve bilekliği bakarak "aptal" dedi. Sonra bilekliği siyah ceketinin cebine kattı dedim ya kızın bilekliğini bulmaması ve üzülmesi hoşuna gidecekti. Sonra yavaşça bu ruhlar aleminden uzaklaşmaya başladı ona göre ruh mükemmelliği temsil ederdi ve artık o da bu ruhlardan biriydi bu küçük çocuğa göre beden acı çekebilen ve duyguları olan aptal bir varlık iken ruh onun tam tersiydi ve o da annesinin cesedini evde bulduğu saniyeden itibaren bedeni kendini bir ruha dönüştürmüştü peki hani beden ve ruh ayrılıyordu öyle bir şey olabilir miydi? Haklısınız normalde öyle fakat bu çocuk istisnaydı o zaten bir ruhtu onu bir süreliğine beden yapan şey annesiydi belki de şimdi ise tekrar bir ruh olmuştu, kötülük mü onu seçmişti o mu kötülüğü seçmişti o da bilmiyordu ama ikisinin bir arada vazgeçilmez ve yenilmez olduğu aşikardı. Karanlığın kucakladığı sessiz sokaklardan yürürken elleri titriyordu ancak soğuktan mı yoksa az sonra yapacakları yüzünden oluşan adrenalin patlamadı mıydı bu çözememişti sonunda eve gelmişti annesini yerde kanlar içinde bulduğu eve... Kendi cehennemine gelmişti. Polislerin her yerde sarmış olduğu şeritler evde bir cinayet işlendiği mesajını verirken polislerin henüz aradığı suçluyu çocuk çoktan biliyordu ve şimdi onu polislerden önce ortadan kaldıracaktı.
Bu katil kim mi merak mı ediyorsunuz peki size kısaca özet geçeyim bu kişi Tahirden başkası değildi. Annesinin ilk aşkı Tahir.
Tahir narin ile lise yıllarında tanışmış ve aşık olmuşlardı. Üniversite de narin tahir ile olabilmek için kendi hayatından vazgeçip üniversiteyi bırakmıştı sonra evlenmişlerdi tabi bu sırada Tahir üniversiteye devam ederken narin bir gün Tahirin onu aldattığını öğreniyor ve boşanıyorlar narin de ondan ayrıldıktan bir hafta sonra narinin eski bir arkadaşı ve ona uzun zamandır aşık olan ancak Tahir arada olduğu için bir türlü ona açınamayan halit ile çıkmaya başlıyor ve Tahirden intikam almak için onunla evleniyorlar sonra bir çocukları oluyor evet o çocuk tabi ki de şimdi az sonra annesinin ve babasının intikamını tahirden alacak olan çocuktu...
Korku filmlerini aratmayacak evin aralık kapısını ittirdi ve içeri yavaşça girdi önce ışığı açtı, gözleri annesinin yerde kurumuş kan gölünde kenetlendi sonra ise kanın damlayarak çizdiği yolu gözüyle takip etti salonun ortasında duran cam sehpada bitiyordu ve orda da minik bir kan gölü vardı.
Önce eve girmiş annesiyle tartışmış olmalıydı çünkü eve camdan giremezdi parmaklıklar vardı annesi ona kapıyı açmıştı yani konuşmuşlardı, sonra annesini saçından tutup çığlıklarını umursamadan cam sehpa kafasında parçalanana kadar vurmuştu. Sonra yarı baygın kadını sürükleyerek koltuğa fırlatmış olduğunu gösteren koltuktaki kan izleri hala duruyordu, bir süre gözleri orda oyalandı. Sonra mutfağın kapısına damlamış olan iki nokta kırmızı kan katilin o sırada mutfağa girdiğini gösteriyordu, yavaşça mutfağa girdi ve mutfakta duran bıçak setine baktı, birisi eksikti yani bıçağı alıp tekrar kadına dönmüştü o sırada kaçmak için koltuktan sürünerek inen kadın yaralı olduğu için sonunun geldiğini anlamış olmalıydı. Adam hemen kadının sırtına ilk darbeyi indirmiş sonra onu sırt üstü döndürüp kadını hemen öldürmeyecek olan ve ona acı çektirecek olan yerleri hedef alıp bıçağı saplamıştı ve her saplama sonrası bıçağı 360° derce döndürüp kadının çığlıklarını bir müzik gibi zevk alarak dinlemişti kadın son nefesini verdiğinde ise ordan ayrılmıştı. Kendi aşkını öldürmüştü hem de asıl ölmesi gereken o iken bu düşüncelerinden emin olan çocuk tahir'e de aynı şeyleri yaşatmak için heyecanı her saniye artıyordu. Sahi babası Halit neredeydi bu kadar olayda? O da ölmüştü hem de bundan dört yıl önce olaya kaza süsü verilse de küçük çocuk bunun bir cinayet olduğunu ve bunu yapanın yine Tahir olduğundan emindi çünkü babası o gün işe giderken kaza yapmıştı ancak olayın ters olan yanı kazanın babasının işe giderken kullandığı yoldan bağımsız bir yerde olmasıydı yani az sonra iki kişinin intikamı alınacaktı ve kimse de bunu on yaşında bir çocuğun yaptığını anlayamayacaktı bile
Tekrar az önce çıktığı mutfağa girdi elini bir bıçağı eksik olan bıçak setine uzatıp ikincisini de o aldı belindeki kemerine sıkıştırdı bıçağı, ceketiyle de görünmesin diye üzerini kapattı onu elbette onu bir bıçakla tek başına öldüremezdi çünkü Tahir onun üç katıydı bunun için de bir planı vardı elbette, annesinin dolabında bulunan biber gazını aldı ve istikamete doğru ilerlemek için evden çıktı.
Tahir bir seri katil veya psikopat değildi ancak iki kişiyi öldürmüştü, sadece intikam uğruna yapmıştı bunu Tahir onu tanırdı annesiyle boşandıktan sonra sürekli annesinden özür diler ve onu affetmesini söylerdi Ancak bu af dinlemeler hiç de içten değildi amaç neydi ki affetse sanki ne olacaktı tekrar aldatırdı ya da yine de öldürürdü, Tahir çocuğa kendini annesinin arkadaşı olarak tanıtsa da çocuk aptal değildi, her şeyin farkındaydı bu yaşta bu zekaya sahip olmak ona bahşedilmiş en iyi gücü olmalıydı. Tahirin yaşadığı binaya gelmişti sonunda gri ve beyazın hakim olduğu on katlı bina ve az sonra bu binanın onuncu katında yaşamakta olan adamı öldürecek olan çocuk on yaşında ilk cinayetinin kurbanı olması onu daha da motive ediyordu. On, ne kadar da güzel bir sayı değil mi? Binaya girdi önce küçük çocuk merdivenlere yöneldi, asansör vardı ancak asansörde kamera olması onu cinayetin içinde olduğunu ele verecek bir delil olurdu, dikkatli olmalıydı.
Merdivenleri hızla çıkmıştı on kat az değildi yorulmuştu biraz oturdu nefesini düzene soktu sonra Tahirin kapısının önünde durup zile bastı.
İçeriden adım sesleri geldi ve kapı açıldı üzerinde beyaz tişört ve siyah eşofmanıyla duran siyah dağınık saçlı adam çocuğu görünce tebessüm ederek "senin burda ne işin var küçük" dedi yapmacık bir sevimlilikle çocuk hemen oyun gereği gözlerini yaşlara boğan bir tiyatro oyuncusu gibi ağlamaya başladı "Tahir amca" dedi hıçkırarak Tahir çocuğun yanına diz çöktüğünde "biliyorum, senin için üzgünüm evlat" dedi tam bu sırada gözlerinin yakınlığınıdan istifade eden çocuk biber gazını Tahirin gözüne sıkmış ve koca adamın yere yığılıp acı içinde feryat etmesini sağlamıştı tanrım çok ses yapıyor bu aptal eğer bir şey yapmazsa birazdan binadakiler polisi arardı ve bu hiç iyi olmazdı bu yüzden hemen bıçağını çıkardı ve adamın bağırırken açılmış ağzına hızla savurdu ve dilini kesti işte sessizlik adam bunu fark edince hemen ters dönüp dilini yutmaktan son anda kurtulmuştu adam etrafında dönerek çocuğu bulmak için bir hamle yapsa da çocuk arkasından aynı onun annesine yaptığı gibi bıçağı sırtına saplamıştı Tahir yere yığılırken biber gazından göremeyen gözleri onun işini daha da zorlaştırıyordu çocuk yere yığılan adamın hemen sağ koluna bıçağı sapladı adam neye uğradığını anlayamazken garip bir şekilde kükrüyor ancak konuşamıyordu çocuk hemen üzerine çıkıp hareket etmesine izin vermeden karnına onu hemen öldürmeyecek ancak acı çekerek can verdirecek noktalara bıçağı saplayarak 360° döndürüyor ve psikopat bir sırıtışla bundan zevk aldığını belli etmekten çekinmiyordu. En son Tahir artık nefes almaktan vazgeçmiş ve o da bu çocuk gibi annesi ve babası gibi bir ruha dönüşmüştü ve Tahir bu çocuğun ilkiydi ve ilkler asla unutulmazdı...
Yazım yanlışı elimden geldikçe yapmamaya çalıştım ama yine de olabiliyor insanlık hali yanisi kusura bakmayınız please. Yeni bölümde görüşmek üzere
Ve son olarak lütfen bölümler hakkında yorumlarınızı yazmayı unutmayın.