Bazı hikâyeler bir karşılaşmayla başlamaz.
Bazıları, söylenmeyen bir cümleyle başlar.
Berat, o gün Doruk'u ilk kez gördüğünde hayatının değişeceğini bilmiyordu. Sadece göz göze geldikleri o birkaç saniyenin neden bu kadar uzun sürdüğünü anlamaya çalışıyordu.
Doruk ise hiçbir şey söylemedi.
Sadece baktı.
Aralarında tek bir kelime bile geçmemişti ama o sessizlik, ikisinin de aklında uzun süre kalacaktı.
Çünkü bazen insanı birine bağlayan şey söyledikleri değil, söyleyemedikleridir.
Ve Berat henüz bilmiyordu…
Doruk'la arasında başlayacak olan hikâyenin, ikisinin de hayatında unutamayacakları bir iz bırakacağını.
Berat, Doruk'un arkasından bakarken telefonunun titrediğini fark etti.
Bilinmeyen Numara.
Mesajı açtı.
«“Doruk'a güvenme. Bu gece onun yanında olma.”»
Berat'ın yüzündeki ifade bir anda değişti.
Başını kaldırdığında Doruk çoktan kalabalığın arasından uzaklaşmıştı.
“Doruk!”
Sesini duyuramamıştı.
Berat hiç düşünmeden peşinden koştu.
Sokağın köşesini döndüğünde Doruk'u gördü. Fakat yalnız değildi. İki kişi karşısında durmuş, onunla tartışıyordu.
Berat olduğu yerde durdu.
Doruk başını kaldırıp onu fark etti.
Göz göze geldiler.
Doruk'un yüzündeki şaşkınlık bir anda öfkeye dönüştü.
“Buraya neden geldin?”
Berat cevap veremeden adamlardan biri Doruk'a doğru hamle yaptı.
Doruk geri çekildi.
Berat'ın kalbi hızlandı.
“DORUK!”
Doruk, Berat'a bakıp bağırdı:
“KOŞ!”
Ama artık çok geçti.
Sokağın girişinden başka bir araç hızla yaklaştı ve fren sesi gecenin sessizliğini böldü.
Berat birkaç adım geriye çekildi.
Doruk ise gözlerini araçtan ayırmadan fısıldadı:
“Demek beni buldular…”
Berat şaşkınlıkla ona baktı.
“Kim bunlar?”
Doruk cevap vermedi.
Sadece Berat'ın kolundan tuttu ve onu karanlık bir ara sokağa çekti.
“Şimdi sana her şeyi anlatacağım.”
Berat nefes nefese kaldı.
“Ne anlatacaksın?”
Doruk bir an sustu.
Sonra cebinden küçük, siyah bir telefon çıkardı.
Ekranda tek bir mesaj vardı:
“Berat'ı da gördük.”
Doruk'un yüzü bembeyaz oldu.
Berat mesajı okuyunca donup kaldı.
Çünkü artık mesele sadece Doruk değildi.
Birileri Berat'ın da peşindeydi.