Pazar günleri en sevdiğim günlerdir. Sessiz ve sakin bir şekilde evde yatmak en sevdiğim şeylerden biridir.Yine her zamanki gibi evde yatarken telefonumun sesiyle irkildim,Berfin arıyordu.Neden aradığını sorduğumda bana "Pazar partisi...unuttum deme sakın." diye cevap verdi,unutmuştum.Orada kaç kişi olduklarını sordum ve 10 kişi cevabını aldım.Daha fazla oyalanmadan hazırlanmaya başladım.Dolabımda bir sürü kıyafet vardı ama ne giyeceğime karar veremiyordum, üstelik bu olayı her gün yaşıyordum.Kırmızı simli elbisede karar kılmıştım,biraz kısaydı fakat bu benim için bir sorun değildi sonuçta hiç kıyafet bulamamaktan iyidir.
Dışarı çıktım ve taksiyi beklemeye başladım.Taksi geldiğinde direkt bindim, taksiye bindiğimde adamın dikiz aynasındaki yüzü garip gelmişti.İçimde bir huzursuzluk vardı.Adam bir anda bana bir soru sordu."Nereye gideceğiz?" Nedense ne diyeceğimi şaşırdım ve farkında olmadan arkadaşımın evine dedim fakat taksicinin arkadaşımın evini nerden bileceğini hiç düşünmedim.Taksici bunu fark edip, ben senin arkadaşının evini nerden bileyim tarzı bir cümle kurdu.Ardından adam bir soru daha sordu ama bu önceki soruya kıyasla daha rahatsız ediciydi sorduğu soru ise ne yapacaksın orda gece gece idi.Sizene diyerek cevap verdim,anında bana şöyle söyledi. "Böyle kırmızı bir elbiseyle baloya gidersin anca." İşe yarayacağını düşünüp şöyle karşılık verdim."Daha konuşmayın yoksa burdan parayı vermeden giderim." Tabikide gram işlemedi.Adam bir anda sesini yükseltip beni tehdit etmeye başladı,çantamda biber gazı var mı diye kontrol etmeye başladım sonradan aklıma bittiği için evde bıraktığım aklıma geldi,biber gazını ararken telefonuma iliştim, telefonumu alır almaz Berfin'e yazmaya çalıştım fakat görmedi, büyük ihtimalle partide olduğu için telefon yanında değildi.Rehberime bakarken Ege'yi gördüm yazmakla yazmamak arasında kaldım ama taksicinin ne yapacağı belli olmazdı bu yüzden yazmaya karar verdim hatta direkt ses kaydı atacaktım.Ses kaydını tam gönderecekken araba durdu, adam ses kaydettiğim fark etmiş olmalıydı.O sırada Berfin'in evi yokuş aşağıda kalıyordu.
Kaçmak için kapıyı zorlamaya başladım fakat kapıyı kitlemişti.Arkasını döndü ve sinir bozucu bir şekilde "Öyle kolay kolay kaçamazsın benim taksimden." dedi.Ege'ye son anda hem o ses kaydını hem de konumumu göndermeyi başarabilmiştim.Tek tek bütün iletilerimi gördü.Taksici tekrardan konuşmaya başladı, "Bana bak küçük ve saf kız eğer burdan az önceki gibi yine kaçmaya çalışırsan olacaklardan ben sorumlu değilim." Ne olacağını düşünmek bile istemiyordum.Bir anda cama biri vurmuştu, kafamı sesin geldiği yöne doğru çevirdim ve karşımda Ege'yi gördüm.Elinde sopa vardı,taksici bu nerden çıktı şimdi diye sayıklamaya başladı.Kurtulabilceğimi düşünüyordum fakat saçma bir şekilde Ege sopayla cama vurmaya başladı.Beni kurtarmak mı istiyordu yoksa zarar vermek mi çünkü cam kırıkları bana da gelebilirdi fakat o bunu hiç düşünmemişe benziyordu.Taksici de korkusundan "Al şu kızında beni rahat bırak." diyerek kapının kilidini açtı.
Dışarı çıktığım anda içim rahatladı.Çıkar çıkmaz Ege'ye teşekkür edip sıkıca sarıldım.Hayatımda bir daha asla taksiye binmemeye yemin ettim.