Saat 3.28 Ege bize bir projeden bahsetmişti. 23 Mart Cumartesi belirli günlerde kapalı bir depoda konuşma yapacaktık. Nedenini tam olarak hatırlamıyorum ama sanırım oraya sosyalleşmek için falan gidiyorlarmış. Orada kimlerin yada ne kadar güvenilir olduğu hakkında hiç bir fikrim yok. Saat 16.00'da buluşacağız ve oradaki kişilerle tanışacağım
Saat 15.37
Buluşma tamamen aklımdan çıkmış acil bir şekilde hızlıca hazırlanmam gerekiyor. Üstüme siyah crobumu altıma ise beyaz kot pantolonumu giydim
Saat 15.42
Makyajıma az zamanım kalmıştı. Saat gelmişti neredeyse acele ettiğimden dolayı makyaj malzemelerimi nereye koyduğumu hatırlamıyorum bile zamanım yarısı zaten makyaj malzemesi aramakla geçti. Derken dışarıya çıktım. Berfin'in attığı canlı konuma baktım. Durağa doğru yürümeye başladım ve geldiğimde otobüs daha gelmemişti uzun uzun bekledim. O sırada bir teyze bana bir anda bir şey söyledi.
Teyze - Merhaba yavrum.
Eliz - Merhaba teyze ne oldu?
Teyze - Elimdeki poşetleri alır mısın yavrum.
Eliz - Teyze üzgünüm çok acelem var.
Teyze - Gençlik bitmiş yazıklar olsun!
Eliz - Tamam teyzeciğim, sen başkasını bul.
Otobüse bindim. Telefonuma bakarken bir anda birinin benim telefonuma baktığını fark ettim. Uyarma gereği duymadım, biraz daha bakarsa uyarırdım. Ama neyseki bakması uzun sürmedi. Artık her zaman otobüste aynı şeyi yaşamaktan sıkıldım. Arkamdan bir ses geldi.
Teyze2 - Kızım kalkar mısın? Yaşlılar var burda, bak bak hala yüzüme bakıyor ya cevap versene kızım.
Eliz - Ay tamam teyze kalkıyorum, bugünde bütün yaşlılar beni buldu.
Teyzeye yer verdikten sonra kısa bir telefon keyfiyle birlikte otobüsten ayrıldım. Ardından konumun olduğu yere geldim. Gözlerim Ege'yi arıyordu sonuçta bizi davet eden oydu, ayrıca aramızda burayı en iyi bilen kişide oydu. Berfin'le karşılaştıktan sonra ona sordum ve beraber bulmaya koyulduk. Berfin bana beş dakikamızın kaldığını söyledi, acele etmeliydik. Ararken çok yorulmuştum, Berfin'e söyledim ve giriş kapısına doğru yöneldim. Bizden önceki grup hâlâ içerideydi ama iki dakikaları kalmıştı. Şuan içeride ne konuşulduğunu her şeyden çok merak ediyorum.
Alarm gibi bir ses çaldı, karşı kaldırımda Ege'yi gördüm yanına gidecektim fakat Berfin beni durdurdu. Ne olduğunu sorduğumda "Alarm çaldı şimdi içeri gireceğiz. " dedi. Sonunda içeri girmiştik, burası çok korkutucu ve garip bir yerdi, aynı filmlerde kaçırdıkları kişiyi kapattıkları depo gibiydi. Bir kaç adam geldi ve bir kağıt imzalattılar kağıtta ne yazdığını doğru düzgün okuyamamıştım bile. Yaklaşık dokuz kişi vardı, Berfin'le yan yanaydık. Sandalyelerle bir yuvarlak yapmıştık kısaca sandalyeleri yuvarlak olacak şekilde dizmişlerdi. Sesler yankılanıyordu. Sıranın başında ben olduğum için konuşma sırası doğal olarak bendeydi ne konuşacağımı bilmiyordum o yüzden sadece adımı ve soy adımı söyledim.