İçeriğe geç

Aramızdaki bağ

Bölüm 4 · 5 dk okuma

Aramızdaki bağ

Bölüm 4

B. 4

Hihhh Harun kahvaltı kaçtı! Baban kızıcak şimdi. Hasret kaldınız sabah uyusun çocuk dedi dün gece Pervin Sultan. Biliyorlar mı? Neyi güzelim? Seviştiğimizi tabiki Harun! Hahahaha güzelim biz aylardır evliyiz ya hani. Bu kadar geç kaldığımızı düşünmemişlerdir.Pislik! Ama senin pisliğin dimi? Fırsatçı kocam seni seviyorum. Muah.. Muahhh. Ben daha çok. ___________________________________________Sabah sadece bunlar olmadı. Harun biraz gergin, sıkıntılıydı nasıl desem tuhaflık vardı. Aşkım neyin var? Yüzün de bir değişik? Elini cebine atıp bir kutu çıkartttı. Gerginlikle eli saçlarına gidiyordu. Bir kutuya birde Harun'a baktım. Seni çok seviyorum küçüğüm. Şu hayatta en çok istediğim şey seninle bir aile olmak biliyorsun. Biliyorum bitanem, sorun ne? Bu haplar doğum kontrol hapı. Yani korunmadık dün gece. Sevgime yeni yeni inanıyorken aklına başka bir düşünce gelsin istemem. Sesi titriyordu konuşurken. Benim yanlış anlamamdan, aramızda bir sorun olmasından korkuyordu. Ellerimle yüzünü avuçlayıp göz göze gelmemizi sağladım. Karşımda Yeri göğü titreten Harun Ağa değil, küçük bir oğlan çocuğu vardı. Seni seviyorum, senin sevgine de itina tüm tam. Sende istersen ben bebeğimiz olsun, aile olalım istiyorum. Vallaha mı? Hahahaha vallaha ağam. İncim seni muah.. Deli gibi muah.. seviyorum asla muah pişman olmayacaksın. Pişman ederim ağam. Et güzelim, et. Bu adam kulun köpeğin olsun. . . . Akşam üzeri yukarıya çıkıp ailesinin yanına geçmiştik. Biraz sohbet ettikten sonra Kemal Bey müsade isteyerek çalışma odasına çekilmişti. Salonda koyu bir sohbet dönüyordu. Elbette aile arasında, dinlemesi de oldukça keyif vericiydi. Salonun kapısında gergin yüz ifadesi ile Hülya abla belirdi. Pervin: Ooo Hülya sen mabedini terk edermiydin? Hülya abla mutfağından çıkmaz, kimseyi de mutfağına sokmazmış. Hülya: Şey hanımım... Pervin hanımda telaşlandı onun bu haline. Gözleri benim ve Harun arasında mekik dokuyordu. Hayırdır abla? Hülya: Kemal Ağam kahve istedi odasına. Pervin hanım gülümseyerek, Pervin: İlahi Hülya yapıp göndersene, ne bu gizem? Bir kaç saniye sonra oda bana bakıyordu. Kendini tutamayıp şaşkınlığını bizimle de paylaştı. Pervin: Şaka yapıyorsun, Bunu bu kadar çabuk talep etmiş olamaz. Kocamı tanırım canım. Hülya: Valla bende ondan geldim. Büyük ağam Damat Ağamızdan ikisi içinde kahve pişirmesini rica etti. İkimiz derken abla? Burcu: Benim elinden kahve içmesi bir ay sürmüştü. İnci aramızda kıskançlık olucak uyarayım. Hepsi gülüyordu halime. Bok yoluna gidiyor gibi hissetmem normal mi? Harun da ben bilmem diyince el mecbur kalkıp mutfağa girdim. Şimdi çalışma odasının kapısında yardımcı ablanın tuttuğu tepsiyi devralıyordum. Sebep dersen, Hülya abla kovdu bizi mutfaktan. Üç kere pişirip döktüm kahveyi. En son peşime adam yolladı halimi sen düşün. Kapıyı çalıp gel komutu ile kaçtı kız. Ellerim titriyor bak öyle böyle değil. Kemal: Sehpaya bırakı ver, karşılıklı oturup içelim. Peki efendim. O içiyor, susuyor... Ben ellerimle oynuyorum. Bitsede gitsek. Kemal: Ellerine sağlık. Afiyet olsun ben üç kere dökünce Hülya abla yapıp yolladı. Hay dilimi eşşek... Gülüyor mu o? Kemal: Hay çok yaşa oğlum. Dürüs bir gençsin. İlk karşılaşmamız bize yakışır olmadı. Tavrım... Önemli değil, Harun'u olduğu gibi kabul etmeniz yeterli bir özür benim için. Başını salladı, hak etti ama çok üzmüş kocamı. Kemal: Ben yinede birde senden özür dilemek istiyorum. Kemal Bey, dürüst olmak gerekirse bu ani değişiminizi anladığımı ve yargılamadığımı bilmenizi isterim. Harun'u kendinizce çok sevdiğinizi görebiliyorum. Bu kabulleniş birazda bu sevginizden ve tabiki benim doğurgan oluşumdan. Kemal: Harun'un sende ne bulup, vazgeçemediğinin en güzel cevabını verdin az önce. Ben seni de onun gibi sandım. Doğurmam artı yani. Kemal: Elbette ama konu o değil. Onun gibi derken, oğlumu kırıp incitecek biri olmadığını gösterdin, müteşekkirim. Şimdi ben şaşırdım. Kısa bir kaç konuşma sonrası izin isteyip kapıdan çıkmıştım ki ağzım koca eller tarafından kapatıldı. Çığlık çığlığa inletmek üzereydim çiftliği. Yavrum benim az sakin. Harun sen delimisiniz? Bu yaşta kapı mı dinliyorsun? Denedim de duyulmuyor. Dedemler yalıtımı kuvvetli yaptırmış. Mevzu bu yani! Yok değil elbette. Ne dedi? İncim canını sıkıcak bişi dediyse.. Harun baban bana oğlum dedi. Birde özür diledi. Babasını oğluna ispiklemiştim. Demez olaydım bak, Asım: Tam hangi sıra ile söyledi? Asım! Asım: Kızma abi yarın güneş batıdan doğacak mı merak ediyorum. Pervin: Dalaşmayın, Demek oğlum dedi. Anne sende mi? Kemal: Öhöm makaranız bittiyse acıktık. Burcu kızım sabahta az yedin, İnci oğlum ne vakit gidiceksin Asım abine? Gerek var mı? Yani iyiyim çünkü. İstersen sabah Asım kan tahlili için kan alsın. Asım: Abim haklı sabah aç karnına alalım bitsin. Duruma göre gelirsiniz Burcumla. Burcu: Kahveni içmeye geliriz hayatım. Pervin: Güzel düşündünüz, haydi buyrun sofraya. . . . Yemek sorası mayışmıştım. Harunla müsade isteyip odamıza çekilmek için asansöre yöneldik. Harunnnn kucağına alsan olur mu, yorgunum. Emredersiniz ağam, benim minik bebeğim. İyiden iyiye mayışmış Harun'un mis kokusu ile uykuya dalmak üzereydim. Öpücükler eşliğinde kendimi huzurlu bir uykunun kollarına bıraktım. Sabah, yok o sabah değil askeri iştima saati ya. Harun'un öpücükleri eşliğinde söylenerek yatakta doğruldum.Aşkım ben fakirken bile daha çok uyuyordum yaaaaa. Bu nasıl zenginlik? Hani göz bantları, yatakta portakal suları? Hep dizilerin kandırmacası. Gülüyor yine! Komik miyim ben ha komik mi? Gülmeeee. Gülmem küçüğüm, hadi kahvaltıdan önce Asım kan alıcaktı. Almazsa korkuyorum iğneden. Ben güzelimin elini bir an olsun bırakmıycam söz. Bırakmadı. Asım abi kanı alıp birisi ile hastaneye yolladı. Kahvaltıda yine çok iştahım yoktu. Harun'un bu durum canını sıksada, tabahımı azar azar doldurarak yememi söylüyordu. Pervin: Okul meselesini konuştunuz mu Harun? Ha ben veterinerlik 2. Sınıf öğrencisiyim. Harun sıkkın bir nefes alıp çatalını tabağın kenarına bıraktı. Aslında konuşmuştuk, dondurup önümüzdeki yıl 2. Sınıftan başlayacaktım. Konuştuk, İnci finallere burda giricek, önümüzdeki yıl 3. Sınıftan devam edicek. Dondurucaktık bu yılı! Yavrum notların çok iyi 50 alsan geçersin. Bir yılından olma istedim. Hayatını alt üst ettim zaten. Kendini suçluyordu, beni daha çok üzdüğünün farkında olmadan. Sen bana aile verdin bu kötü birşey değil ağacık! Çalışır veririm ben finalleri. Pervin: Yapar benim akıllı oğlum. Yaparım tabi Pervin annem bile senden daha çok güveniyor bana. Pervin: Anne diyen dillerine binlerce şükür. Güvenirim ben oğluma. Ben alenen, sesli bir şekilde anne dedim dimi? Asım: İlk abi dedi. Kemal: Baba dediğini de duyarız inşallah. Bunlar yeni doğmuş bebek gibi benden bahsediyor. Kulaklarıma kadar kızardım, kaçmam lazım derhal. Biz biraz çiftliği gezelim istermisin güzelim? Allah derim, yani şahane bir fikir sevgilim. Kaçarcasına çıktık evden. Gülüp gülüp öpüyor beni şapşik. Ait hissetmek böyle bir şey mi? Öyle ise çok güzel. Bölüm Sonu... Yeni bölümde görüşmek üzere👋l

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.