İçeriğe geç

ARALIK KAPI

Bölüm 12 · 2 dk okuma

ARALIK KAPI

Bölüm 12

DUYGULARINA YENİK DÜŞEN KIZ

Buse

Bende sizin gibi duygularıma yenik düşen biriydim.

İnsanları üzmemek için deli gibi çabalardım. Bazen de derdim. O üzülmesin onun yerine ben üzüleyim diye. Kendi psikolojim önemli değildi yada hayatım. Ben hep vicdanlı olmuştum.

Beni diğerlerinden ayıran özelliğim de buydu. İşte buyüzden de insanlar beni sürekli kırıp parçalamıştı. Beni üzen bir insan da olsa hep duygularım yenik düşmüştü. Ben duygularına yenik düşen kızdım.

Hayattaki en sevmediğim kelime adaletsizlikti. Bütün denge adalete bağlıydı bana göre. Bir insan eşit davranırsa, adaletli olursa herşey güzel olabilirdi. Ama insanlar yaptıklarını düşünmeden ve acımadan yapıyorlardı.

Ya empati ona ne olacaktı? İnsanlar kendine istemeyeceği bir şeyi yapabilirler miydi? Belkide yaparlardı ama empati kurarlarsa yapmazlardı.

Her insanda görgü kuralları olmalıydı. Saygı, sevgi, adalet, empati, merhamet...

Bunların hepsi her insanda olmalıydı. Ama ne kadar dile getirirseniz getirin bir işe yaramıyordu. Artık dille, hiçbir şey çözüm bulmuyordu. Peki niye hiç iyi insan olmayı denemedik ki? Niye hep kötü kozlar kullandık?

Eskiler canlandı aklımda birden. Her anım ihanetle doluydu. İhanet, yalanlar, iftiralar...

08.04. 2015

Evet yine karşımda o kişi vardı. Eda. Kimsenin anlamadığı Eda. Biz onla herşeyin fazlasıydık. Ama fazlalık bile onu doyurmamıştı demek ki. Tenefüsün bittiğini anladık ve sınıfa ilerledik. Sessizdik. Sanki korkunç bir şeyleri sezmiş gibiydik. Sınıfa girdik ve sırlarımıza oturduk. O an sıramın yanındaki kızın bağırdığını duydum.

Nerede benim kalemliğim?

O an arkadaki Onur konuştu.

Buse aldı teneffüste gördüm hatta çantasına koydu.

Haa diye atladım araya.

Ben yapmadım yapmamda.

Eda 'ya baktım.

İsterseniz Eda' ya sorun ben tüm teneffüs onunla bahçedeydim. Bütün bakışlar Eda'ya dönmüştü.

Eda konuştu.

Hayır ben dışarı çıkmadım. Hatta bende gördüm çantasına koyduğunu.

Şokla ağzımı açtım. Evet bu en yakın arkadaşımın ilk ihaneti oluyordu.

Hayır gerçekten ben yapmadım. Gözlerimden yaşlar boşalmaya başlamıştı. Kız atıldı.

Ozaman çantana bakalım.

Tamam dedim hiddetle. Bakın ve görün ben yapmadım. Arkamdaki Onur geldi ve yerini biliyormuş gibi kalemliğim direkt bulup kıza gösterdi. Gözlerim şokla açılmıştı.

Kız bana hiddetle atıldı.

İşte sen yapmışsın alçak.

O anda sınıfta bir ses oluştu.

HIRSIZ. Herkes bunu söyleyip duruyordu.

Ben o kalemliği almamıştım ki. Yalanlar vardı. İftiralar, ihanetler.

Sınıfa bağırdım o an.

Ben o kalemliği almadım.

Gözyaşları içinde sınıftan çıktım. Dışarı indim ve bir bankta ağlamaya devam ettim.

İşte küçük kız duygularına yenik düşmüştü.

Bu küçük kız mutlu olamayacağını küçüklükten beri biliyordu, anlamıştı.

Ölümü bile yalnız olacaktı belkide.

Hayatında çok korktuğu o şey başına gelmeye başlamıştı bile.

Küçük kız yalnızlığı öğrenmişti. Hayatındaki en çok korktuğu o şey başına gelmişti bile. Buna alışması bile korkutucu olurdu. Gözyaşları bir bir akmaya devam etti kızın.

En sevdiği arkadaşının da ihaneti onu bozguna uğratmıştı.

Eda ona ilk ihanetini yapmıştı o gün.

Kız bağırdı.

"Yalnızım işte belkide istediğiniz buydu mutlu oldunuz mu, yalnızım işte hep yalnızdım"

Kız burada tükenmişti. Kızı bilinçaltı derin bir uykuya götürmüştü.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.