Depodan ayrıldıktan sonra yol boyunca neredeyse hiç konuşmadılar. Şehrin ışıkları arabanın camından akıp gidiyordu ama Yaman'ın zihni hâlâ o fotoğrafta takılı kalmıştı. On yıl önce çekilmiş bir kare, yıllardır cevapsız kalan sorulardan daha fazla şey anlatıyordu.
Vera direksiyona bakıyordu. Ellerini sıkıca tutuyordu. Yaman onun gergin olduğunu hissedebiliyordu. Ancak bu kez onu rahatsız eden şey korku değildi. Vera'nın bazı gerçekleri bilip saklamış olmasıydı.
"Neden?" diye sordu sonunda.
Vera gözlerini yoldan ayırmadı.
"Neden ne?"
"On yıl boyunca neden sustun?"
Arabanın içinde kısa bir sessizlik oluştu. Vera derin bir nefes aldı.
"Çünkü sana ne söylesem inanmayacaktın."
Yaman başını cama yasladı.
"Denedin mi?"
Bu soru Vera'nın cevabını geciktirdi.
"Hayır."
Yaman hafifçe gülümsedi ama o gülümsemede sıcaklık yoktu.
"İşte sorun da bu."
Yağmur başlamıştı. Damlalar cam boyunca süzülürken şehir bulanık bir görüntüye dönüşüyordu. Yaman dışarıyı izlerken zihninin derinliklerinden bir anı parçası yükseldi.
Aynı yağmur.
Aynı gece.
Aynı depo.
Birinin bağırdığını hatırlıyordu.
Sonra keskin bir ışık.
Ve ardından gelen boşluk.
Yaman gözlerini kapattı. Başındaki ağrı bir anda arttı. Vera bunu fark edip arabayı kenara çekti.
"Yaman?"
"Bir şey hatırlıyorum."
Vera'nın yüzündeki ifade değişti.
"Ne hatırlıyorsun?"
"Tam olarak bilmiyorum."
Yaman alnını tuttu.
"Ama o gece yalnız değildim."
Vera cevap vermedi.
Çünkü bunu zaten biliyordu.
Tam o sırada Yaman'ın telefonu çaldı. Ekranda bilinmeyen bir numara vardı.
Yaman birkaç saniye bekledikten sonra telefonu açtı.
Karşı taraftan gelen ses boğuk ve sakindi.
"Hatırlamaya başlaman beklediğimizden hızlı oldu."
Yaman'ın bütün dikkati o sese yöneldi.
"Kimsin?"
Karşı tarafta kısa bir sessizlik oldu.
Sonra adam konuştu.
"On yıl önce seni kurtaran kişiyim."
Hat aniden kapandı.
Yaman birkaç saniye boyunca telefona baktı. Vera'nın yüzündeki renk kaybolmuştu.
Çünkü o sesi o da tanımıştı.
Ve eğer düşündüğü kişi gerçekten aradıysa, bu tek bir anlama geliyordu.
On yıl önce öldüğünü sandıkları biri hâlâ hayattaydı.