İçeriğe geç

ARAF

Bölüm 16 · 2 dk okuma

ARAF

Bölüm 16

YÜZÜ KARALANMIŞ ADAM

Yaman birkaç saniye boyunca olduğu yerde kaldı.

Üst kattan gelen ses hâlâ kulaklarında yankılanıyordu.

"Sonunda geldin, Yaman."

Bu sesin sahibini tanımıyordu.

Ama içinde açıklayamadığı bir his vardı.

Sanki yıllardır onu arıyordu.

Sanki bu ses çocukluğunun derinliklerinde saklıydı.

Yavaş adımlarla son kata çıkan merdivenlere yöneldi.

Her basamakta kalbi daha hızlı atıyordu.

Yetimhanenin en üst katı diğer katlardan farklıydı.

Koridor daha temiz görünüyordu.

Duvarlarda hiç çizim yoktu.

Hiç oyuncak yoktu.

Hiç çocuk sesi yoktu.

Sadece ağır bir sessizlik...

Koridorun sonunda demir bir kapı vardı.

Kapının üzerinde solmuş bir tabela asılıydı.

ARAŞTIRMA ODASI

Yaman'ın boğazı düğümlendi.

Araştırma mı?

Bir yetimhanede neden araştırma odası olurdu?

Kapının koluna uzandı.

Soğuk metal avucunu titretti.

Derin bir nefes aldı ve kapıyı açtı.

Oda beklediğinden büyüktü.

İçeride eski bilgisayarlar, dosya dolapları ve üzerleri beyaz örtülerle kapatılmış masalar vardı.

Fakat Yaman'ın dikkatini çeken şey odanın ortasında duran adam oldu.

Adam pencerenin önünde sırtı dönük şekilde bekliyordu.

Uzun boyluydu.

Siyah bir palto giymişti.

Yağmurun sesi camlara vururken ağır ağır döndü.

Yaman'ın gözleri büyüdü.

Bu adam...

Fotoğraftaki yüzü karalanmış adamdı.

"Sen kimsin?" diye sordu Yaman.

Adam birkaç saniye sustu.

Sonra hafifçe gülümsedi.

"Bu soruyu yıllardır bekliyordum."

"Benim babam mısın?"

Adamın yüzündeki ifade değişti.

Gözlerinde hem acı hem de pişmanlık vardı.

"Hayır."

Yaman'ın içinde bir şey kırıldı.

Ama adam sözlerine devam etti.

"Ben seni büyüten kişi değilim."

"O zaman beni nereden tanıyorsun?"

Adam masanın üzerindeki kalın dosyalardan birini aldı.

Dosyanın kapağında büyük harflerle şu yazıyordu:

DENEK 17

Yaman'ın nefesi kesildi.

Adam dosyayı ona uzattı.

"Çünkü seni ben yarattım."

O an oda buz kesmiş gibiydi.

Yaman duyduklarına inanamadı.

"Ne demek yarattım?"

"Sen sıradan bir çocuk değildin, Yaman."

Adam pencereye yürüdü.

"Dünyada bazı insanlar belirli yeteneklerle doğar. Hafızaları daha güçlüdür. Zihinleri farklı çalışır. Biz onları yıllarca araştırdık."

"Biz kimiz?"

Adam cevap vermedi.

"Yetimhanenin altında gizli bir laboratuvar vardı. Çocuklar burada inceleniyordu."

Yaman'ın elleri yumruk oldu.

"Çocukları kobay olarak mı kullandınız?"

Adam başını eğdi.

Bu sessizlik her şeyden daha ağırdı.

Tam o sırada odadaki eski bilgisayarlardan biri kendiliğinden açıldı.

Ekran bir anda beyaza döndü.

Sonra siyah bir göz sembolü belirdi.

Yaman'ın bileği yanmaya başladı.

Sembol yeniden parlıyordu.

Bilgisayar ekranında tek bir cümle oluştu:

"DENEK 17 TESPİT EDİLDİ."

Ardından ikinci satır yazıldı.

"İMHA PROTOKOLÜ BAŞLATILDI."

Odanın ışıkları bir anda söndü.

Binanın her tarafından siren sesleri yükselmeye başladı.

Adamın yüzü korkuyla değişti.

İlk kez gerçekten korkuyordu.

"Hayır..." diye fısıldadı.

"Çok erken."

Yaman şaşkınlıkla ona baktı.

"Neler oluyor?"

Adam pencereye yöneldi.

Dışarıda siyah araçlar yetimhaneyi çevirmeye başlamıştı.

Yağmur altında silahlı insanlar binaya doğru ilerliyordu.

Adam derin bir nefes aldı.

Sonra Yaman'a döndü.

"Şimdi beni dikkatlice dinle."

"Siyah Göz bir sembol değil."

Yaman'ın kalbi duracak gibi oldu.

Adamın sonraki sözleri ise her şeyi değiştirecekti.

"Siyah Göz... yaşayan bir şey."

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.