İçeriğe geç

Aradığınız kişiye ulaşılamıyor

Bölüm 2 · 7 dk okuma

Aradığınız kişiye ulaşılamıyor

Bölüm 2

1.Bölüm Ateşin Kızı 🔥

Dalıp uzaklara,gökyüzünün size ait Olmadığını hissettiğinizde

Geceyi bekleyin...💔

Ve her zaman aydınlığın sesini

Yüreğinizde hissedin

...

Mine kızım duyuyormusun beni?

Mine kız kime diyorum ben

Annemin bagırışlarını duymazdan gelerek atımı daha da hızlandırdım

Şuan arka planda küçükken izlediğim çizgi filmdeki koş duru koş şarkısının çalması normal mi?

Neyse ne asi kızım güneşe daha hızlı koşması için yılarını biraz sıkıp geri gevşettim bu yaptığım hareket ile daha da hızlanan atım ile zevkten zevke koşuyorduk.

Kan kırmızısı saçlarım beyaz cildime dökülüp dağılırken kehribar gözlerim her zaman ki gibi her an tetikteydi

Atımın tepesinde giderken esen sert rüzgar burnumun ve dudaklarımın soğuktan kızardığına eminim de neyse

Atımın aniden bir taşa takılıp sendelemesi ile neredeyse düşecektim fakat kollarımı atımın boynuna doladığım için şanslıydım eğer tutunmasaydım ağzımın gözümün yamulacağına emindim ben bunları yaşarken benim yanıma koşarak ve bana feryat eden ailemi görmek beni bu haldeyken bile gülümsetebilmişti

Annemin arkadan terliği ile gelmesi ise benim yüzümdeki gülümsemeyi söküp onun yerine korkmuş bir ifade takması nerdesye 10 saniyeden kısa sürmüştü

Anında götüm göt korkusundan tutuştuğu gibi atıma geri çıkıp hemen dört nala sürmeye başladım

Annemin arkadan sen eve gelince bittin gibi tehditlerini umursamamak isterdim fakat tehditleri bir katilin tehditleri kadar korkutucuydu

Atım güneş ile çiftliğin 5 dakika uzağındaki göle gittik güneşin sırtından kendimi yere attım ve güneşin kafasını biraz okşayıp yılarını elime alıp onu bir ağaca bağladım ve gölün başındaki taşın üstüne oturdum

Bu göle ne zaman gelirsem geleyim her zaman aynı huzuru hissederim suyun hafif sesi beni hafif mayıştırmıstı

Huzurumu ortadan ikiye keskin sesi ile bozan şey tabiki telefonumdu telefonumu pantolonumun arka cebinden çıkartıp kim olduğuna bakmam beş saniyemi almıştı benim huzurumu bozan kişi tabikide benim baş belam olan kardeşim Yunus'tu

Telefonu açıp hoparlöre aldım

"Efendim baş belası?"

"Abla nerde kaldın annem evi bana zehir etti yemek yiyoruz çabuk gel annem daha da sinirlenmesin"

Annemi daha da sinirlendirmek istemedim açıkçası

tamam beş dakikaya geliyorum"

"tamam hadi bekliyoz hem evde misafir de var"

"tamam hadi KAP'a"

Aslında evde misafir olması yada yemek yemek pekde umrumda değildi annem daha da sinirlenip 'git kendine senin gibi bir koca bul bıktım be senden ellerin kızına bak bide bizimkine bak 'diyerek cık cıklamasını istemem şahsen

[Oturduğum yerden kalkmadan önce içime büyük bir nefes çektim ve ayağa kalktım hemen atımın yanına gidip yılarını bağladığım ağaçtan çözdüm ve yönünü düzeltip sırtına atladım

Yerimi hiç yadırgamadan atımı dört nala sürmeye başladım

Atım ile ikimizin dostluğu taa benim çocukluğuma bağlı ben daha 7-8 yaşındayken Güneş'te daha küçük bir taydı (atın bebek hali😉). Hemen onunla sanki birbirimize görünmez bir ip ile bağlanmıştık ve birdaha da hiç ayrılmadık

Atımın tepesinde giderken kendi kendime Sertab Erener'in olsun şarkısını söylüyerek giderken atım aniden irkilde bende ne görüp korktuğunu görmek için kafamı kaldırdığımda yeşilin koyu tonlarında,hafif kirli sakallı, biçimli vücudu ile karşımda bir erkek beklemiyordum açıkçası

Aslında yakışıklı bir erkek olmadığını söyleyemem çünkü gerçekten yakışıklıydı taş çatlasa 23 yaşından büyük değildi

Gözlerimiz hala derin bakışmalar içerisindeyken atımın hala hafif yürüdüğünü görüp onu durdum ve atımın tepesinden aşağı indim aşağı inerken yeşil gözlü adamın gözlerini hala sırtımda hissedebiliyorum yüzümü bu adama dönüp kaşlarımı sorarcasına kaldırıp "buyrun kime bakmıştınız"dedim o naif ses tonum ile adam"ben Kamil abiye bak-"demeden Yunus ortaya balıklama daldı ve bana dönerek "abla sana telofonda bahsettiğim misafirimiz bu babamın eski ahbaplarından Harun Bey'in oğlu Karan abi

Gözümü Yunus'tan çekip karşımdaki Karan adlı adama döndüm

Ona elimi uzatarak "tanıştığıma memnun oldum Karan abi?" "Abi demene gerek yok aramızda en fazla 2 yaş vardır ben 24 yaşındayım hem sen?"

Karan abi bak buda benim ablam mine

Ses tonu gerçekten merak eder gibi gelsede çok umrumda olan bir durum değildi çünkü beni gören çoğu erkek fit vücudum ve güzel yüzümden başka bir şey düşünmez yani artık bana ilgili davranan erkeklere şaşırmıyorum

"bende 22 yaşındayım fakat bence yine de abi demem doğru olur hem sonuçta babalarımız da ahbapmış madem yanlış anlaşılmak istemem değilmi Karan abi?"

Bu dediğim ne kadar sert olursa olsun umrumda değil çiftlikteki insanların beni yanlış anlamasını istemem

Bide bunun ismi niye böyle garip ya

(yazar notu:valla bende bilmiyorum bacımm😅)"

yanlış anlaşılacak bir durum yoktu fakat canın nasıl isterse öyle seslen"

Kafamı onaylarcasına salladım

Ardından Yunus'un anlattığı saçma şeyler ile evin yolunu tutuk eve geldiğimizde kapıyı çaldım ve kapıyı açan Neriman ablaya gülümseyip odama gittim

Evet evet misafir geldiğinde odasından çıkmayan bir diğer Türk kızı da benim 😅

Odama girdiğimde ferah bir koku beni karşıladı hemen odamın camına gidip camı açtım ardından etrafa baktım benim manzaram tam at çiftliğini ve verandayı gösterdiği için şanslıyım

Camı açık bırakıp giyinme odama gittim bugün atış kursuma uğramam gerektiği için hemen üzerime siyah bir sporcu atleti altınada siyah bir tayt giydim ve saçımı tarayıp sıkı bir at kuyruğu yaptım ve son olarak çantamı hazırlayıp odadan çıktım günlük hayatımda pek makyaj yapan birisi olmadığım için bugünde makyaj yapmadım zaten makyaj yaptığım zamanlar çoğunlukla özel günlerde oluyor

Hemen mutfağa gidip anneme bakmalıyım yoksa beni öldürür koşar adım mutfağa girdim ve Neriman abla ve annemi patates soyarken buldum annemin yanına gidip

"anacım ben atış kursuna gidiyorum tamam mı siz beni yemeğe beklemeyin"

Annem kafama bir şile çakıp "tamam git gel hızlı ol beni daha da sinirlendirme arabayı da yavaş kullan"dedi

Bende annemin yanağını öpüp onlara kolay gelsin dileklerimi dileyip evden dışarı çıktım

Babam,Yunus ve Karan denilen çocuk oturmuşlar çay içerken babama" baba ben kursa gidiyorum görüşürüz"diyerek seke seke evden çıkıp garaja gittim ordan çok sevdiğim cipime atlayıp son gaz kursun yolunu tuttum kursa gelince arabamı bir kenara bırakıp indim

Kursun kapısını açıp içeri girdim içerde hafif tempolu bir müzik çalarken kurs arkadaşlarım eğitmenleri ile atış yapmaya başlamışlar

Bende hemen kendi bölgeme geçip eğitmenim Faruk beyi telefondan aradım

"alo Faruk bey ben kursa geldim atışlara başlamak için sizi bekliyorum"

tamam mine ben beş dakikaya geliyorum biliyosunki kardeşimi okula götürdüğüm için biraz geç kalıyorum kusura bakma hemen bırakıp geliyorum sende atışlara başlaya bilirsin

"tamam Faruk bey sorun değil ben atışlara başlıyorum görüşürüz o zaman

"görüşürüz mine"

Hemen telefonu bir kenara koyup atış bölgelerinin yanında duran susturucu takılmış silah ve kulaklarıma kulaklık takıp işe koyuldumA

tışlara başlayalı daha on dakika olmamışken Faruk geldi hemen üzerindeki deri ceketi atıp benim yanıma geldi ve "tekrardan kusura bakma mine biliyorsun sende iş güç"

"biliyorum Faruk abi sorun değil Ayşe Gül nasıl okulu nasıl gidiyor"

Faruk abiyle aslında aramız çok iyi fakat telefonların dinlenme şansı olduğu için hanımlı beyli konuşuyorduk

"Ayşe Gül aynı,okula gidip geliyor valla"

Faruk abiye hafif bir tebessüm göndererek

"o zaman başlayalım Faruk abi?"

Tamam der gibi kafasını sallayıp onunla atışlara başladık

Bir süre sonra ikimizde yorulduğumuz için bir köşeye geçip biraz muhabbet ettik

Biraz daha kursta kaldıktan sonra kurstan çıkıp bir mağazaya girip zil çalan karnımı doyurmak için bir Hamburger ve yanında da ıce-tea şeftali içip karnımı doyurdum

Ordan kalkıp üzerime bir şeyler alıp eve gittim

Evdekiler oturmuş çay içiyorlarken bende onlarla birlikte iki bardak çay içip yanında da çerez yiyip konuştum

Ardından odama gidip üzerimi değiştirip geceliklerimi giyip yata yerleştim şarj olan telefonumu komodinin üstünden alıp sosyal medya ya girdim ve biraz sosyal medyada takıldım

İnstegram üzerinden gelen mesaja baktığımda benim polis arkadaşlarımdan Gonca bana yarın işe gelip gelmeyeceğimi sordu

Evet polis olmama şaşırdınız heralde aslında şaşıracak bir durum yok atış ve dövüş derslerine gitmem bunu azda olsun kanıtlarken asi ve özgüvenli davranışlarım ise tuzu biberi oluyor polis egitimime

Polis olmak gerçekten zor ama zevkli bir iş ben masa başı polis değilim aksine operasyonlara çıkan Polis Özel Harekat (PÖH🇹🇷)

polisi gibide olarabilir fakat ben dağa taşa çıkmak yerine uyuşturucu madde baskınları, bar ve kumarhane baskınları gibi daha çok şeye katılıyorum 🥲

Ama kendi isteğimle bu mesleği seçtiğim için hiç pişman değilim

Aksine bu mesleği seçtiğim dünyalar kadar gururlu ve bir o kadar da mutluyum

İş arkadaşıma cevap verip telefonu aldığım gibi komodinin üstüne geri koydum

Ayağa kalkıp çiftlik manzaralı odamın camından bir süre etrafı izledim

Aklımda birden fazla soru birden fazla hayal vardı

Hayallerimin bazılarını gerçekleştirmiş olsam da kimseye söylemediğim hayallerimde vardı elbet

Camı kapatıp yatağa kendimi bir ölü gibi atıp uykunun beni derin huzuruna çağırmasını bekledim..

Yazardan..🖤

Mine kendini tatlı uykuya bırakırken olanlardan habersizdi

Mine'nin telefonu kendi ekranını aniden açıp mine'nin dosyalarına girdi,orada aradığı şeyi bulamadığı için ordan çıkıp sosyal medya hesaplarına girdi , Mine'nin instegram üzerinden paylaşmış olduğu; saçları at kuyruğu şeklinde üzerinde siyah deri ceketi altında ise siyah kot pantolonu ve elindeki silahı ile gayet etkileyici olan fotoğrafı bir süre açık durdu ve telefondan aniden şu minik mırıltı duyuldu

Sen benimsin ateşin kızı...❤‍🔥❤‍🔥

Bölüm sonu

4 yorum