**Bulut:** "Dışarıda yirmi kişi var. Ben on beşini alacağım, sen de beşini al."
**Melek:** "Tamam, hemen başlayalım."
Bulut ve Melek çatışmaya başlar. Bulut bileğini bıçak darbesi alır. Bunu fark eden Melek, mafyanın adamına bir tekme atar.
**Melek:** "Uza buradan!"
**Bulut:** "Melek'cim, senden korkulur. İçeri girdiğimizde on kişi kalacak. Hızlanmalıyız!"
**Melek:** "Hızlanırız da önce bileğini sar."
Bulut, tişörtünün kolunu yırtar ve kanayan yeri sarması için Melek'e uzatır.
**Melek:** "Tamam, hemen hallederim."
**Melek:** "Ben altı kişiyi alırım, sen dört kişiyi al."
**Bulut:** "Anlaştık, hadi."
**Bulut:** "Büyük kapı burada! Bu, mafyanın odası olmalı."
**Melek:** "Evet, hadi girelim!"
**(İçeri girdiklerinde)**
**Bulut:** "Burada çok şey var. Dolaplara bakalım, bir şey buluruz."
**Melek:** "Tamam."
**Bulut:** "Burada kasa var."
**Melek:** "Tamam, çekil. Ben açarım."
**Bulut:** "Sen mi? Sen kilit mi açıyorsun?" (Güler)
**Melek:** "Evet Bulut Bey, beğenemediniz sanırım."
**(6 dakika sonra)**
**Bulut:** "Burada benim abimin adı yazıyor. Bu ne demek oluyor?"
**Melek:** "Benim ablamın adı ve soyadı var ve sanırım mafya onu evlat edinmiş." (Gözleri dolu şekilde hıçkırır)
**İpek (koridorda):** "Ne oluyor burada?!"
**Koruma:** "Dikkatli ol, İpek!"
**Melek:** "Bulut, saklanmalıyız!"
**(Bulut, Melek’in bileğinden tutup kapının arkasında saklanır)**
İpek odaya girer. Mafyanın masasında karışık dosyaları görür ve biraz daha yaklaştığında kasanın kilidinin açık olduğunu fark eder.
**İpek:** "Ah, babacım yine mi kasayı açık unuttun?"
İpek ortalığı toplar ama burnuna sert bir koku gelir. Baharat ve nane kokusu. İpek kapının arkasına yönelir, kapıyı sertçe çeker ve ikiliyi gördüğünde:
**İpek:** "Ahmet!" (diye bağırır)
Koruma hızla gelir.
**Ahmet (koruma):** "Buyurun İpek Hanım?"
Ahmet ikiliye bakar.
**Ahmet:** "Ne oluyor efendim?"
**İpek:** "Bilmiyorum, bunlar kim? Niye buradalar?"
Melek’in gözleri dolar. "İpek, ben senin ablanım," der.
**İpek:** "Ne saçmalıyorsun?"
Dış kapının sesi duyulur.
**İpek:** "Babam geldi. Ahmet, beni takip et. Şu ikisini de benim odaya götüreceğiz."
Bulut red eder ama Melek, ablasını bulmuşken geri dönmeyeceğini bildiğinden kabul eder. İpek odasına vardığında derin nefes alır.
**Melek:** "Ben senin ablanım, İpek. Seni bulmaya geldim."
**İpek:** "Sen benim ablam değilsin."
**Melek:** "Hayır, ablanım. Gerçekten."
İpek, Melek’e sert bir bakışla yaklaşır. "Sen benim ablam değilsin," der. "Benim babam yani Orhan ve ben onun kızıyım. Bu yüzden burada olmana inanmıyorum."
Melek, gözleri dolarak, "Ama İpek, seni bulmak için geldim. Gerçekten kardeşiz," der ama İpek’in ifadesi değişmez.
**İpek:** "Hayır, böyle olamaz. Küçükken de hiç kardeşim yoktu, yalnızdım ben!"
Melek, çaresizlikle başını salladı. "Seni korumak istiyorum, ama anlamıyorsun," dedi.
**İpek:** "Beni korumak mı? Burada yabancı sensin ve geldiğin gibi de git. Acımam, babam seni görürse elini kana bulayacak. Babamın siniriyle oynama."
Koruma içeri dahil olur. "İpek Hanım, dışarı bakmanız gerek."
İpek onaylayıcı bakış atar, dışarı bakar ve tüm korumaların baygın halde olduğunu görür.
**İpek:** "Bunu nasıl açıklayacaksın, yapmacık kardeşim?"
**Koruma:** "Efendim, şimdi ne yapayım?"
**İpek:** "O zaman hepsini salona götür! Onlarla konuşmak için geri döneceğim! Ve sakın babamı rahatsız etme."
**Koruma:** "Anlaşıldı, efendim."
**Mafya (Orhan):** "İpek!" (diye bağırır)
**İpek:** "Sakın kıpırdamayın. Bu konu henüz bitmedi." (Keskin bir sesle)
aşklarım❤️💜 eminim bölümü beyendiniz okuyup kitabı yorum yazmayı yaymayı unutmayın seviliyorsunuz💜❤️
