Bulut şok olmuştu. Konuşmak istedi ama kendi eliyle ağzını kapadı. İçinde bir panik dalgası yükseldi, kalbi hızla atmaya başladı. Kafasında binlerce düşünce dolaşıyordu, ama hiçbirini toparlayamıyordu.
*Bulut’un iç sesi:* Bulut, kendine gel. Melek'i yatağa götür, soğuk duş al ve kendine gel.
Bu düşünce ona biraz olsun sakinlik verdi. Derin bir nefes aldı ve üzerinde uyuyan Melek'i nazikçe kollarına aldı. Melek'in huzurlu yüzüne baktı, yorgun göz kapakları kapanmış, dudaklarında hafif bir tebessüm vardı. Bulut, onu yatak odasına taşıdı, yatağa yatırdı ve üzerini örttü. Bir an durup onu izledi, sonra yan odadaki duşa girdi.
*20 dakika sonra*
Duştan çıkmış, üzerini giymiş ve banyodan çıkmıştı. Saçlarından hâlâ su damlıyordu. Melek hâlâ uyuyordu. Bulut sertçe yutkundu. Melek çok tatlı uyuyordu, huzurlu ve savunmasız görünüyordu. Yanına geçip Melek'in saçını okşadı, yumuşak dokusu ellerinde kayarken bir an için kendini kaybetti.
*Bulut:* Hâlâ aynısın, Melek.
Melek hareket etmeye başladığında, Bulut'un gözleri büyüdü. Panikle yatağın yanındaki suyu aldı ve Melek’in yüzüne döktü. Su, Melek’in yüzünden aşağı süzüldü ve Melek gözlerini ovuşturarak uyandı.
*Melek:* Ne oluyor ya? (gözlerini ovuşturur) Bulut, ne yapıyorsun burada?
*Bulut’un iç sesi:* Harbi, ben ne yapıyorum burada?
Bulut boğazını temizledi ve kendini toparlamaya çalıştı.
*Bulut:* Kalk, yapacak işlerimiz var. Git duş al, kendine gel.
*Melek:* Tamam, su dökmesen de uyanırdım ayrıca (homurdanır).
Bulut gülümsemekten kendini alamadı.
*Bulut:* Hadi, uyuyan güzel, kalk.
Melek kalkar ve yan odaya gider. Bulut, onu izlerken içindeki karmaşayı bastırmaya çalışıyordu.
*Bulut:* Dolapta kıyafet var, istediğini giy.
*Melek:* Tamam.
Bulut mutfağa gidip bir şeyler var mı diye baktı ama doğal olarak yiyecek yoktu. Buraya sadece temizlikçiler gelirdi, evi temizleyip giderlerdi. Eve kimse gelmediğinden ve burada yaşamadığından yiyecek almak gerekmezdi. İçini bir boşluk hissi kapladı.
*40 dakika sonra*
Melek banyodan çıktı, saçları hala nemliydi ve yüzünde hafif bir kızarıklık vardı. Bulut’un yanına geldi ve ellerini beline koydu.
*Melek:* Bulut, çocuk musun? Kalk, saçını kurut.
*Bulut:* Kendisi kurur, ben açım ya (mızmızlanır).
Melek sırt çantasından bir çikolata çıkarıp Bulut'a uzattı.
*Melek:* Al, ye.
Bulut, Melek'i bileğinden tutup yatak odasına götürdü. Melek şaşkınlıkla peşinden gitti.
*Melek:* Ne oldu, Bulut?
Bulut dolabı açtı ve içinden bir silah çıkarıp Melek'e verdi. Sonra vazoyu işaret etti.
*Bulut:* Vur.
Melek nişan aldı ama ilk atışını yapamadı, vazoyu vuramadı.
*Bulut:* Tekrar.
Melek yine dener, vuramaz.
*Bulut:* Tekrar.
*1 saat sonra*
Bulut, içki şişelerini Melek’in önüne dizerken onunla göz teması kurdu.
*Bulut:* Nişan al, sakin ol. Silahın sesinden korkma.
Bulut, Melek'in elinden tutar ve ona nasıl nişan alması gerektiğini gösterir. Melek, Bulut'un kalbinin atışını duyacak kadar yakında olduğunu hisseder. Derin nefes alır ve ateş eder.
*Bulut:* Başardın, aferin. Bir kez daha.
Melek tek başına nişan alır ve hızlıca ateş eder.
*Bulut:* (Sevinçle) Başardın, tebrikler.
*Melek:* Kolaydı.
*Bulut:* Artık dışarı çıkabiliriz. Bizi bekleyen mafya var, çok bekletmek ayıp olur.
*Melek:* Tamam.
Bulut dışarı çıkar, arabayı kontrol eder. İkili arabaya binerler.
*30 dakika sonra*
Mafyanın adımları tam arkalarındadır. Gerilim artar ve Bulut, planını uygulamaya karar verir.
*Bulut:* Melek, hiç araba kullandın mı?
*Melek:* Niye sordun?
*Bulut:* Arabanı kontrol et.
Bulut camı açar ve mafyanın arabasına ateş etmeye başlar. Mafyanın arabasının lastiğini patlatır ve biraz zaman kazanır.
*Bulut:* Onları biraz oyaladı. Arabayı iyi sürdün, aferin.
*Melek:* Sağ ol. Nereye gidiyoruz?
*Bulut:* Yılanın başını ezmeye.
Aşklar 💜💜işte yeni bölüm 🥰fikirlerinizi benimle belitmeyi unutmayın seviliyonuz😘



