İçeriğe geç

Aptal Arkadaşlar

Bölüm 7 · 3 dk okuma

Aptal Arkadaşlar

Bölüm 7

7. Bölüm: Manyak Keila

Kızlar beni eve doğru arkamdan iterken Aidan'ın hala bana iyi miyim diye baktığını gördüm. Eve girip ayakkabılarımızı çıkardığımızda erkek aşiretini hala dışarda dikildiğini dördüm. Mal mı bunlar yağmurun altında da dikiliyorlar. Ama sanki diğerleri Aidan'ı bir şey için ikna etmeye çalışıyorlar. Aidan'sa kapıda dikilip onlara bakan bana bakarak tek bir kelime söyledi ve hepsi sustu. Ne söylediğini anlamamıştım ama daha fazla dışarda dururlarsa hasta olacaklardı.

Mary: Hey, orda dikilmeye devam mı edeceksiniz yoksa içeri mi geleceksiniz?

Aidan: Geliyoruz Mary Jane.

Aidan bunu dediğinde onlar eve doğru gelirken ben kızlar üstlerini değişsinler diye yukarı yolladım ve banyoya doğru ilerdim. 4 havlu çıkartıp salona doğru ilerledim. Salonun kapısındayken yine atom bombası şiddetinde hapşırık saldığım için tüm gözle yine bana dönmüştü. Havluları sehpaya bırakıp bana bakan sırılsıklam erkek tayfasına döndüm.

Mary: Oturacağınız yere havlu serin. Koltuklar ıslanmasın.

Odama çıkan merdivenlere yöneldim. Merdivenlerden çıkarken bile yukarda kaos olduğu anlaşılıyordu. Odama adımımı atmamla yere yapışmam bir oldu. Kafamı kaldırıp düşmeme sebep olan kıza baktım.

Mary: Niye koşuyorsun lan?

Keila: Birinin kafasında bardak kırıcam ve bu kişi eniştelerimden biri olabilir.

Mary: Git kendi kafanda kır, başkasının kafasında kırma.

Keila: Tamam be.

Üstü değiştirmiş Keila aşağı inerken bende dolabıma doğru ilerledim. Dolabımdan siyah bir eşofman ve beyaz t-shirt çıkarıp odamdaki küçük giyinme kabininde giyindim. Islak çamaşırlarımı alıp koridora çıktım. Çamaşır odasına girdiğim sırada Jesoo, Olivia ve Lily'nin kavga ettiğini gördüm.

Mary: Niye kavga ediyorsunuz?

Jesoo: Hangi programda çalıştıracağımızı tartışıyoruz.

Mary: Renklilerde açın.

Olivia: Tamam.

Herkes ıslak çamaşırlarını koyduğunda elim program değiştirme düğmesine gitti ama daha düğmeye bile değemeden aşağıdan cam kırılma sesi geldi. Umarım bu camı kıran Keila değildir. Kızlara bile bakmadan çamaşır odasından çıkıp merdivenlere ilerledim. Merdivenlerden inerken bağırma ve kahkaha sesi geliyordu. Merdivenlerden indiğimde ayak ucunda cam kırıkları olan ve kahkaha atan Keila ve ona "Manyak mısın?" bakışı atan gelecekteki eniştelerimi ve yakuşuklu çocuğumu görünce bir tarafım rahatladı. Merdivenlerden inip cam kırklarının önünde durduk.

Mary: Harbiden kırdı lan.

Olivia: Kafanda mı kırdın yere mi atın?

Keila: Yere attım. :)

Lily: Hangi bardaktı?

Keila: Üstünde "Best STARK Benim" yazanı.

Jesoo: İyi bari sevdiği bardaklardan kırmamış.

Mary: Kırsa keserdim onu.

Keila: Kesersin kesersin(!).

Mary: Oğlum bak zaten sabah ki olay yüzünden hala sinirliyim dalarım sana.

Keila: Dalsana. :))

Mary: Olivia çık aradan geberme.

Ben bunu söyleyince Olivia kenara çekildi ve bende cam kırıklarının yanından geçip çoktan kaçmaya başlayan Keila'nın arkasından koşmaya başladım. Koltukların arasından geçip arka bahçeye açılan kapıya gitti. Neyse ki kapı kilitliydi bu yüzen o kapıyı açamadan ona yetişmiştim. Keila'nın sırtına çıkıtım ve kafasına vurmaya başladım.

Keila: İn lan sırtımdan!

Mary: Gıcık oldum sana inmeyeceğim.

Yeonjun: Birinizin telefonu çalıyor.

Keila ile boğuştuğumuzdan telefonu çaldığını yeni fark ediyordum. Sesten anladığım kadarıyla benim telefonumdu.

Mary: Kim arıyor?

Jakcson: "Peter Amca" yazıyor yenge ııııı... Yani Mary Jane.

"Sıçtım" dedim içimden. Keila'nın sırtından atlayıp sehpanın üzerindeki telefonumu aldım. Peter amca benim vaftiz babamdı. Beni önemli bir şey olduğunda aradı çoğunlukla çünkü ben 18 yaşına girene kadar Stark şirketini yöneteceği için hep çok yoğundu. Telefonu açıp kulağıma dayadım.

Mary: Efendim Peter amca.

Peter: Öncelikle itiraz istemiyorum onu söyleyeyim. Cuma günü o bahsettiğin sevgilini de al şirkete gel. Resmi yemek var ve misafirler şirketin vârisinin belki de gelecekte kocası olacak kişiyi merak ediyor.

Tamam. O konuyu tamamıyla atlamıştım...

Bölüm sonu

4 yorum