Ben, Olivia ve Lily erkeklere bön bön bakarken Jesoo ve Keila bizi de sürükleyerek ve Material Girl yürüyüşü yaparak metrodan çıktık. Hiçbir şey olmamış gibi okula doğru gittik. Evet kesinlikle (!) hiç bir şey olmadı. Platonik olduğum çocuk biraz evvel metroda bana yol verdi. Sınıfa gittik. 11/B. Keila zorla bize bir şeyler anlatıyordu. Sadece tek bir cümle dikkatimi çekmişti. ''Akşam hem basketbol hem de boks turnuvası var.'' dedi ve bize göz kırptı. Basketbol dediğinde dikkat kesildim. Yine maçtayken onu izleyebilecektim. Maçtayken daha da yakışıklı oluyordu. Keila aklımdan geçeni anlamış gibi ''Maçıma gelmeyeni sikerim'' dedi. Ona şakamı yapıyorsun der gibi bir bakış attım.
Bu akşam yapabileceğim 3 şey var. 1. Platoniğim olan çocuğu dikizleyebilirim. 2. Arkadaşımın yüzyılda bir gelen maçına gidebilirim ya da son ihtimal eve gidip yeni çıkan Marvel filmini izleyebilirim. Tamam sonuncusu biraz imkansız. Ben bunları düşünürken Keila konuşmaya başladı. ''Şaka yaptım ayol. Nereye giderseniz gidin. Bana ne amk.'' dedi ve peç smile yaptı. Bunu anlayan tek ben vardım.
Son derse kadar tüm dersler hızlı bitti. Son ders bedendi. Bu yüzden soyunma odasına gittik. Üstümüzü değiştirdikten sonra kapalı spor salonuna gittik. Benim şansıma basketbol takımının antrenmanı vardı. Bunların herhalde 7/24 antrenmanı var. Sıraya girdik. Hoca ısınma hareketlerini yaptırıp bizi serbest bıraktı. Tabii ki biz tribünlere geçip dedikodu yaptık. Zil çaldı. Keila'nın kendini daha iyi his etmesi için soyunma odasına gitmeye kalkıştık. Ama beni durdurdu. Aidan. Beni kolumdan tuttuğu için beşimizde az kalsın yere yapışıyorduk. Doğrulduktan sonra kızlar benim üstümü düzeltip Aidan'a doğru hafifçe itti. Aidan'a -şuan stresten gebersem de- sorgular bir bakış attım. O sırada Keila bizi videoya çekmeye başlamıştı.
''Sen çalıştırmak beni ders?'' dedi. Ne diyo lan bu çocuk? ''Efendim?'' dedim. Bu çocuk iyi değil lan. Boğazını temizledi. ''Hani sen denemelerde çoğunlukla ilk ona giriyorsun ya. Bana ders çalıştırabilir misin?'' dedi Aidan. Sanki akşam onu izlemicekmiş gibi ''Bugün olmaz. Çünkü şu arkadaki şahsiyetin maçı var.'' dedim. ''Bizi çekenin mi?'' diye sorup parmağıyla Keila'yı işaret etti. Keila'ya bir bakış attıktan sonra başımı olumlu anlamda salladım. ''Cumartesi nasıl?'' diye sordu. Allah'ım! Sana geliyorum ya Rabbim. Evet çocuk, sana sonsuza dek ders çalıştırırım. Özellikle biyoloji dersinde. ''Olur. Saat 3 uygun mu?'' diye sordum. ''Uygun.'' dedi. Heyecanlanmışa benziyor. Neden heyecanlıydı?
Akşam:
Maçtayken onu izlemiştim. Yine çok yakışıklıydı. Maçtan sonra tekrar yanıma geldi elini boynuna götürdü ve ''Şey... Birbirimize telefon numaralarımızı versek. Nerede buluşacağımızı ayarlarız.'' dedi. ''Tamam'' dedim ve birbirimize telefon numaralarımızı verdik. Aslında onunki bende vardı da neyse.