İçeriğe geç

Anonimin Sesindeki Huzur/Texting

Bölüm 17 · 2 dk okuma

Anonimin Sesindeki Huzur/Texting

Bölüm 17

17B

Onun son mesajlarından sonra cevap vermedim. Görüldü atıp çıkmıştım. Şimdi neden böyle yapıyordu anlamıyordum.

Bu mesajlarından önce seni sevmiyorum diye yüzüme söyleyen kendisi değilmiş gibiydi sanki.

Geçmişimdeki Yanancı: Yeni güne günaydın :)

Huzur: Hiç gün aymadı :(

Geçmişimdeki Yabancı: Kim üzdü seni?

Huzur: İki gün önce seni sevmiyorum diye yüzüme söyleyen şerefsiz şimdi gelmiş seni seviyorum diyor.

Huzur: Gerçekten çok sinirimi bozuyor.

Huzur: Rica etsem onu tekrardan döver misin?

Geçmişimdeki Yabancı: Onu dövdükten iki gün sonra eve polisler geldi ve babama ihbar edildim. Şahsen ki uyarı aldım.

Huzur: İki gün önce seni sevmiyorum diye yüzüme söyleyen şerefsiz şimdi gelmiş seni seviyorum diyor.

Geçmişimdeki Yabancı: Yoksa sen hemen bu mesajı attığın an gider döverdim.

Geçmişimdeki Yabancı: Ama senin yanına yaklaşmaya çalıştığında tutamam kendimi :)

Huzur: :) Umarım çok kızmamıştır ailen.

Huzur: Çünkü sana kızılmasını istemem. Benim yüzümden de olsa.

Geçmişimdeki Yabancı: Önemli bir şey değil Huzur. Önemli olan sen olduğunda herkesi karşıma alırım. Emin olabilirsin.

Huzur: Sana ihanet etmeye kalktım diyelim yine herkesi karşına alır mısın?

Geçmişimdeki Yabancı: Niye böyle bir soru sordun şimdi?

Huzur: Bilmem.

Huzur: Öylesine.

Huzur: Cevap ver hadi :)

Geçmişimdeki Yabancı: Almazdım.

Huzur: :')

Son mesajımı atıp çıktım. Ona ihanet etmeye kalkabilir miydim o karşıma çıktıktan sonra, hatta onu ben bulduğumda?..

Asla.

Asla ama asla ona ihanet etmezdim. Çünkü o gittiğinde yanımda o vardı. Gülümseyip, yatağımda doğrulup sırtımı yatak başlığıma yasladım. Telefonu komodinin üzerine koyup bir süre gözlerim kapalı durdum.

Kapım tıklatıldığında kapımdaki kişiye 'gir' diye bağırdım. O sırada içeriye Ateş girmiş bana gülümseyerek bakıyordu.

"Ne zaman aşağıya inmeyi düşünüyorsunuz, Pamuk Prenses?" Dediğinde kahkaha attım. "Pamuk Prenses değilim ki ben."

"Doğru." Deyip devam etti cümlesine. "Sen uyuyan güzelsin." Dudaklarımı birbirine bastırdığımda; "Ben hiçbir prenses kadar güzel değilim. Ben benim. Başka biri değil."

Ateş içeriye tamamiyle girip kapıyı arkasından kapattı. Bana doğru ilerleyip yatağımın kenarına oturdu. "Neden hiçbir prenses kadar güzel değilmişsin? Kendin olduğun için mi? Her prenses kendisi. Başkası değil."

"Sen Pamuk Prenses, Uyuyan Güzel, Rapunzel... ve daha sayamadığım milyonlarca prensese benziyorsun. Güzellik." Utanıp başımı eğdim. Yanaklarım yanıyordu.

"Hadi kalk." O ayağa kalkıp beni koltuk altlarımdan tuttuğu gibi yatakta kaldırdı. Onun boyuna yetişmiştim. Elimi ağzıma kapatıp kıkırdadım.

Neye kıkırdadığımı bilmezken gülümsedi. Kahve gözleri huzur veriyordu sanki. Sanki değildi bildiğin veriyordu.

Uzanıp yanağından öptüm. O da beni kucağına alırken ayaklarımı beline doladım. Abim bizi böyle görse herhalde 'abisi o kucağına alabilir normal bir şey' diyerekten kendi kendine fısıldar ondan sonra giderdi.

Odadan çıkıp banyonun önüne geldiğimizde beni yere indirdi. "İşlerini hızlı hallet ve hemen aşağı gel. Abin bugün yok, işleri yüzünden dün akşam gitmek zorunda kaldı. Bir de mesai yapacak bu akşam. Ben yanında kalacağım. Ki krepi unuttum yanan tavanın üzerinde!" Diyerekten belimi bırakıp mutfağa koştuğunda; sanki bir anne tavrı sergilediğini hatırlayıp yavaşladı. Sonra bana dönüp; "Anne gibi olduğumu kimseye söylemeyeceksin. Anlaştık mı?" Dediğinde kıkırdayıp başımı salladım. "Söz."

Bölüm sonu

7 yorum