Çizmemin fermuarını çektim ve ceketimi alıp aceleyle kapıyı kilitleyip asansörün tuşuna bastım. Kolumdaki saate baktığımda 04.06 yı gösteriyordu gece yavaş yavaş yerini sabaha bırakıyordu.
Asansörün gelmesiyle birlikte hızlı adımlarla asansöre bindikten sonra telefonumun çalmasıyla birlikte irkildim . Asansörün kapısı yavaşça kapanmaya başlarken telefonumu almak için elimi çantama daldırdığım sırada asansörün kapısının kapanmasına ramak kala açılmaya başladığını görünce birinin bineceğini düşünerek kenarına kaydım.umduğum gibi de oldu. Asansöre otuzlu
yaşlarında zayıf sakalları yeni çıkmış kırmızı şapkalı bir adam bindi. Adamın yüzünde salak bir tebessüm vardı.Başıyla verdiği selama aynı şekilde karşılık verdim. Kapı kapandıktan sonra nihayet çalan telefonumu açabildim. Ekranda Aziz komiser arıyor... yazıyordu. Telefonu açtıktan sonra kulağıma götürdüm. "Efendim Aziz komiser?" " Sayın savcım acilen buraya gelmelisiniz"
"Yoldayım" diyerek telefonu kulağımdan çekerek kapattım. Asansör zemin kata geldiğinde Kapı açıldığında önce davranarak çıkmaya yeltendiğim sırada kolumda bir el hissettim ani bir refleksle adamın yüzüne sert bir yumruk geçirdim ."sen ne yap-" "hanımefendi fularınız yere düşmüş"diyerek somurtkan bir yüzle omzuma çarparak asansörden çıktı. Yere baktığımda yerde beyaz fularımı gördüm. Hızlıca fularımı alıp binanın çıkışına doğru ilerledim.Kapının önüne geldiğimde biraz önce yaptıklarımın pişmanlığıyla nefesimi verdim. Elim kapının koluna gitti,birkaç saniye durduktan sonra kapıyı açıp dışarıya çıktım. Temiz havanın verdiği huzurla birlikte açık otoparka doğru yürümeye başladım. Bi anlık duraksamadan sonra yeniden yürümeye başladım . Sahi adam nereye gitmişti? O anın şokuyla arkama dönüp adamın ne tarafa gittiğine bakmamıştım. Otoparkta ilerlemeye devam ettiğimde onu gördüm. Arabamın üstüne yaslanmış bana bakıyordu. Adımlarım hızlandı ,nefesimde. Arabanın yanına vardığımda ne yapacağımı bilemedim, adamın gözü yalnızca bir noktaya bakıyordu . Sigarasından son bir nefes çekti,ardından yere atarak ayağıyla söndürdü
"Afedersiniz "dediğimde bakışları bana döndü." buyrun", "az önceki olay yüzünden özür dilemek istemiştim" ." ne olayı" tebessüm ettim " az önceki " dedim "." Hanım efendi neyden bahsediyorsunuz. Sizi gerçekten anlamıyorum. "Tebessümün söndü ."Nasıl yani " dedim." Hani az önceki yanlış anlaşılma yüzünden size yumruk attımya" patlayan dudağını işaret ettim.
"Ne saçmalıyorsunuz hanımefendi" dedi dudağını umursamayarak. Başının hafifçe yana çevirerek tek kulağında takılı olan kablosuz kulaklığı işaretettik , şu an gerçekten önemli bir görüşmem var "dedi."peki...fakat şuan benimde gerçekten acelem var ve arabamın üstüne yaslanıyorsunuz." AA sizin arabanız mı ?". "Evet..." "kusura bakmayın" diyerek arabanın yanından hızlıca ayrıldı. Açıkçası adamın olduğu a emindim fakat beni adliyeye çağırırlarken bu adamla uğraşacak değildim. Arabaya oturduğumda içerisi resmen kaynıyordu. Hızlıca klimayı açıp fanları en yükseğe getirdim. Kontağı çalıştırarak hızlıca otoparktan çıktım. Telefonumdaki uygulama trafik olmadığını gösteriyordu. Kim sabahın dördünde yollara düşün ki. 40-45 dakika sonra nihayet Çağlayan Adliyesine gelmiştim. Savcı kimlik kartımı göstererek adliyeye giriş yaptım.