4 yıl önce
”Nefret ediyorsun biliyorum ama annen için dayan.Lütfen.” diye söylendim kendi kendime.Hasta annemi iyileştirmem gerekiyordu.Ben de bu yüzden 5 yıldır burada çalışıyordum. Burası bir okuldu ve ben bu okulda bir hademeydim.
Maddi durumumuz pek iyi değildi çünkü evimize parayı babam getirirdi ve babam annemle bizi ben 2 yaşındayken terk etmişti.Annem yıllarca acısını benden gizlemişti.Zaten gizlemese de ben o yaşta anlayamazdım. Ben 10 yaşıma geldiğimde annemin yıllarca içinde tuttuğu acısı dışına püskürmüş ve kanser belirtileri göstermeye başlamıştı.
Hastalandığını anlayan annem doktora gitti ve hastalığının ne olduğunu öğrendi ardından bana söyledi. Ben o zamanlar diğer çocuklar gibi değildim aksine daha olgundum. Annemi iyileştirmek için yasal olduğunun bildiğim halde hademe arayan okul müdürüne yaşımı daha büyük olduğunu sadece boyumun kısa olduğunu söyledim.Bu sayede beni aldı. Her gün o işten tiksinsemde
oraya gittim ve paramı aldım. Bu aldığım parayla ilaç alıyordum ama ilaç çok pahalı olduğu için çok alabiliyordum.
Bir gün yine eve döndüm ve aldığım parayla birlikte diğer biriktirdiğim paraları saymaya başladım. Saymayı bitirdikten sonra ilaç almaya yetecek paraya ulaştığımı fark ettim. Ardından paraları alıp aşağı mahalledeki eczaneye gittim. Eczacıya girdiğimde beni orta yaşlarda kısa saçlı bir kadın karşıladı.
“Hoş geldin tatlım.”dedi tatlı kadın.
”Hoş buldum abla.”dedim ve lafı uzatmadan parayı uzatıp ihtiyacım olan ilacın adını söyledim.Kadın önce biraz düşündü ve arkasını dönüp ilaç reyonunda istediğim ilacı bulmaya koyuldu.Kısa bir süre ardından ilacı buldu ve bir poşete koyup bana uzattı.
”Teşekkürler.” dedim.
”Bir şey değil yine bekleriz ayrıca geçmiş olsun”. dedi kadın.
”Sağ olun.” dedim ve lafı uzatmadan çıktım.Koşarak eve gittim. Sadece bir anahtar olan anahtarlığımla kapıyı açtım.İçeriye girdiğim anda ceset gibi bir koku beni karşıladı.Kokunun dolaptaki etten geleceğini düşündüm.Bu koku paraları almaya geldiğimde de vardı.
Her neyse diyerek önemsemedim ve annem olduğu oda ya doğru yürümeye başladım. Kapının dibine geldim ve kapıyı açtım.Odadan içeriye adımımı attığım anda ayağımda bir ıslaklık hissettim. Yere baktığımda ayaklarımın kırmızı kanla kaplandığını gördüm. Gözlerim hala kırmızı ayaklarımdaydı ve fal taşı gibi açılmıştı.Yavaş yavaş cesaretimi topladım ve kafamı kaldırdım. Kaldır-dığım anda annemin göğüs kafesine doğru saplanan bir bıçak gördüm ve gözlerimi kapatıp yavaş yavaş o cesete doğru yürümeye başladım. Her adımımda kanı daha da hissediyordum. En sonunda annemin yattığı yatağın
dibine geldim ve diz çöktüm.Ne hissettiğimden emin değildim ama gözlerimden yaşlar süzülüyordu.Hissizlik yaşlarım özgürlüğüne kavuşurken başımı eğdim ve yeşil tutamlarımın önüne geldiğini hissettim. Ardından bütün cesaretimi toplayıp annemin yüzüne son bir kez bakmak için ayağa kalktım ve gözlerimi açtım.Annem yüzüne son bir defa baktım. Ama bir dakika… Bu annem değildi.Bu başka biriydi.Düz bir şekilde baktığımda camın kırık olduğunu gördüm.Büyük ihtimalle annem kaçırılmıştı ve onun yerine ölü bir kadın koyulmuştu…
