Göğüsümde hissettiğim ağırlıkla kafamı kaldırdım. Ben koltuğa Emir bana yatmış. Kafası göğüsümde, elleri belimde tık etmeden uyuyordu. Anlaşılan yerini sevmişti. Televizyonun yanındaki dijital saate baktım hava hala karanlıktı. Saat 03.46. Kafası ağırdı.
Elimle omzunu düttüm. "Emir. Emir" kalmıyordu. Altından yere kaydım ve öyle dürtmeye devam ettim. "Emir kalk yerine yat." Gözlerini sonunda açmıştı. "Hadi gel heryerin tutulacak sabaha" dediğimde oturur koynuma gelmişti. Göğüsü terden parlıyordu. "Bence boşver evde bir tek benim odamda ve salonda klima var, burada yatalım" diyince kafa sallayıp yukarıdan yastığımı alıp onun odasına geçtim. Odası vanilyayla karışık kahve kokuyordu.
Onunda yastığını alıp aşağıya indim. Yastığını ona fırlattım yüzüne çarpıp yere düştü. Zaten yarı uyanık yarı baygın olduğu için mal mal baktı. Ohh canıma değsin bana yalan söylemek ha.
L koltuğu uzun kısmına o kısa kısmına ben yattım kafalarımız ortada kesişiyordu.
Düğün günü
Dünden önceki gün bekarlığa veda partim vardı. Bolca dans edip içki içmiştim. Dünde fotoğraf çekimi vardı çok bir şey çekmemiştik bize kalsa hiç çekmedik ama kaynanam...
Bu günde Düğün vardı. Sabah saat 6 da yürüyerek mezarlığa gittim. Annemin mezarının başında diz çöktüm.
"Anne" diye mırıldandım. "Nasılsın. Ben çok iyiyim. Evleniyorum biliyormusun" dedim. "Ben çok mutluyum anne sen merak etme bunlar mutluluk göz yaşları." Ama vanalarım açılmıştı. Gülümsemeye çalıştım. "Bak" biraz daha konuşup mezar taşını öpüp kalktım.
Eve girdiğimde Emir resmen kükredi. "NEREDEYDİN SEN" dedi. Ama ağlamaktan kızaran ve şişen gözlerimi görünce yüz hatları yumuşadı. "Petek ne oldu?" Diye sordu endişeyle. "Birşey yok mezarlığa gittim." Diyince bıraktı. Hadi hazırlan seni kuaföre bırakacağım dedi.
Akşam olmuştu gelinliğimi giymiş gelin odasında kocamı bekliyordum. "Petek adam senin kılına dahi zarar verirse ara bizi" diyen Merveye döndüm. "Tamam aşkım arayacağım sözz" diyip ona sarıldım. Sarılmamız burak ve Balımda katıldı. "Petoş görüşürüz âşkım bekarlığa veda et" diyince duygusallıktan çıkıp ensesine bir tane yapıştırdım. "Bu kızın makyajı akarsa varya sizi paralarım baksanıza peri gibi oldu." Dedi balım.
Kapı çaldı ve içeriye yunan tanrısı aman pardon kocam olacak adam girdi. Beni süzdü. Süzdü. Süzdü. Beğenmiş olacakki "güzel olmuşsun ilk defa" diye konuştu ama büyülenmiş bakıyordu. Kolunu uzattı.
"Gidelim." Kulağıma yaklaşıp. "Basında olacak malum zenginiz ya biz kızım" dedi ve ekledi "rol yap". Kafamı sallamakla yetindim. Gelen misafirler alkışlamaya başlamıştı. Sonunda nikah masasına vardığımızda centilmen erkek sandalyeyi şekip beni oturttu sonrada kendi oturdu.
Nikah başladı
" siz Petek özçelik, Emir Sarıyı eş olarak kabul ediyormusunuz?".
Heyecanlıymış gibi "EVEET!" Dedim.
" siz Emir sarı, Petek özçelıği eş olarak kabul ediyormuşum?"
Emirde "EVET. EVET. EVET." Dedi






