Su'nun Ateş'i: Bugün ayrı güzeldin. Ama kalbimi çok kırıyorsun.
Siz: Kim olduğunu bilmeden kimin kalbini kırdığımı nasıl anlayacağım?
Su'nun Ateş'i: Benim kim olduğumu öğrenirsen
Su'nun Ateş'i: Benimle konuşmazsın.
Su'nun Ateş'i: Benden nefret edersin.
Su'nun Ateş'i: Bu yüzden sorma.
Su'nun Ateş'i: Hem ben senin tipin değilim
Görüldü atıp telefonu kapattım. Okuldan döneli yaklaşık iki saat olmuştu ama hâlâ çok yorgun hissediyordum.
Bok gibi bir gündü.
Ders notlarımı alan Güneş ve arkadaşları yüksek not aldıkları için önüme gelip benimle dalga geçiyordu.
Salaklıklarıyla bu kadar övünen çok az insan tanıyorum.
Su'nun Ateş'i: Hey? güzelim?
Telefonu aldım ve tüm sinirimi bana anonim olan kişiden çıkarmaya başladım. Yetti artık çünkü.
Siz: Ben senin güzelin değilim. Sen benim hiçbir şeyimsin. Bu rahatsız edici anonimlikten çık, hayatımdan çık. Başımda yeterince çöp insan yokmuş gibi bir de seninle mi uğraşacağım?
Su'nun Ateş'i: Bana inan
Su'nun Ateş'i: Seni zorbalayan insanlardan nefret ediyorum
Su'nun Ateş'i: Seni öyle görmek benim canımı yakıyor
Su'nun Ateş'i: Ben seninle gerçekten konuşmak istiyorum
Su'nun Ateş'i: Sana kötü bir şey yapmak, seninle dalga geçmek, aklımın ucundan bile geçmiyor
Su'nun Ateş'i: Ayrıca güzelimsin. Mavi saçlı perimsin. Gülme böyle diyorum diye. Cidden peri gibisin.
Su'nun Ateş'i: Yarın sana bir hediye vereceğim tamam mı?
Su'nun Ateş'i: Sakla onu.

