İçeriğe geç

Angel (Omegaverse)

Bölüm 43 · 9 dk okuma

Angel (Omegaverse)

Bölüm 43

1st year anniversary 🦋

Döndüm dolaştım yine kendimi burada buldum 🥺

Bir yıl olmuş..resmen bu kitabı yayınlayalı bir yıl olmuş. Ne zaman yazmaya başladım bilmiyoruma ama bu bebeği sizin gibi mükemmel okurlara sunalı bir yıl olmuş.

Sadece 300 okunma olduğunda nasıl sevindiğim günleri hatırladım...

O yüzden yine ve tekrarda üzerinden bir yıl geçmesine rağmen herekese İyi Okumalar 🦋

________

Hyunjin dakikalardır ağlayan kızını sakinleştirmek için kucağına almıştı tekrardan. Yenidoğan vitasını her kucağına aldığında sakinleşiyor, tam mışıl mışıl uyuduğunda yatağa bırakayım derken tekrar ağlamaya başlıyordu.

Delta, elinden geldiğince bebeğini sakinleştirmeye çalışıyordu. Çünkü Felix, ameliyattan yeni çıkmıştı ve baygın bir şekilde uyuyordu. Onu rahatsız etmek istemiyordu.

Babasının kucağında sakinleşen küçük vita tekrar uykuya teslim etmişti minik bedenini. Bu sefer uyumasına rağmen beşiğe bırakmamıştı kızını Hyunjin. Çünkü biliyordu bıraktığı an tekrar ağlayacağını.

Delta, kucağındaki küçük vitayı sallamayı durdurmuş ve burnunu minik bebeğinin boynuna yaklaştırmıştı. Yine değişik tatlı bir koku vardı. Tarif edilemeyecek kadar güzel. Adlandırılamayacak kadar eşsiz.

Sonra bakışları küçük buruna kaydı. Küçük kızı annesine fazlasıyla benziyordu. Hyunjin bir kucağında uyuyan bebeğe bir de yatakta uyuyan meleğine baktı. Uyuma şekilleri bile aynıydı.

İki beden de dudaklarını öne doğru büzerek, tombul yanaklarıyla uyuyorlardı. Delta ise bu görüntü karşısında kocaman gülümsedi. En güzel manzarası bu olmalıydı.

F: "Hyunjin.."

Hyunjin kısık da olsa kendi adını duyar duymaz tekrar yatakta yatan Felix'i kontrol etti. Gözleri açık değildi ama dudaklarından duyulmayacak kadar sessizlikte kelimeler çıkıyordu.

F: "Bebeğim?"

Felix, aniden gözlerini açmış ve elini içgüdüsel olarak karnına götürmüştü ve her zaman karşılaştığı şişlikle karşılaşamayınca telaşın verdiği etki ile tamamen ayılmıştı.

Hyunjin hemen kucağındaki miniğini beşiğine bırakmış ve yatağın kenarına oturmuştu. Felix, eşini gördüğünde dolu gözlerini ona doğru çevirmişti. Hyunjin'in yüzündeki gülümseme Felix'in içini rahatlatsa da, narkoz etkisinden yeni ayıldığı için olaylar yarım yamalaktı beyninde.

H: "Sakin ol meleğim bir şey yok"

Delta, gamma'nın karnında duran elini çekmiş ve kendi avuç içine alarak güven verici bir şekilde sıkmıştı. Gammasının hala tam ayılmadığını farkediyordu.

H: "Kızımızla tanışmak ister misin?"

Felix, gözünden düşen yaşlara inat gülümsemiş ve hızlı bir şekilde başını onaylar anlamda sallamıştı. Ki tam o sırada küçük vitanın kedi miyavlaması gibi olan ağlama sesi hastane odasını doldurmuştu.

Delta hemen ayağa kalkmış ve şimdiden yaramazlık yapan vitasını dikkatlice kollarına almıştı. Felix ise başını yana doğru çevirmiş bu eşsiz manzarasını dolu dolu olan gözleriyle izlemişti.. görüntü bulanık olsa da.

Kızını görmenin sevinci ile dikiş ağrılarını umursamayan Gamma yataktan destek alarak azıcık doğrulmuştu vitasını kucağına almak için.

....

IN: "Felix uyanmış olmalı hadi küçük prensesle tanışalım"

Jeongin saatini kontrol ettikten sonra salonda oturan herkes duysun diye yüksek sesle konuşmuştu. Diğerleri de heyecanlı ve endişeliydi o yüzden hep birlikte ziyaret etmeleri daha iyisiydi. Hem Jeongin, Felix'i ve küçük vitayı kontrol etmeliydi.

J: "Hadi gidelim"

Jisung sanki karnında iki bebek taşımıyormuş gibi rahat bir şekilde oturduğu koltuktan kalkmıştı. Minho, belki hamileyken daha az enerjik olur diye düşünüyordu ama aksine şu an karnında iki tane powerbank olduğu için enerjisi asla tükenmiyordu.

Jisung, paytak paytak yürümeye başladığında herkesin bakışları ona doğru dönmüştü. Çok tatlıydı... Minho eşinin götünü ısırmamak için oturduğu koltuğu sıkıyordu.

Minho'nun da ayağa kalktığını gören Jisung daha hızlı yürümeye başlamıştı. İlk o almak istiyordu küçük prensesi kucağına.

C: "Bovling topu gibi yuvarlanacaksın hızlı yürüme"

Chan, kıkırdayarak konuşturğunda Jisung elini karnına yaslamış ve Chan'a taraf yavaş yavaş dönerek yan bakış atmıştı. Ne demişti o?

J: "Silahımı getir Minho!"

Chan'ın bakışları aniden donarken Minho gülmekten yere serilmişti. Aşıktı küçük psikopat omegasına. Hem de çok.

M: "Ben vuracağım onu Ji sen sinirlenme"

Jisung, gülmekten yerlere yatan eşine bakmış ve tatlı bir şekilde gülümsemişti. Sonra uğraşacaktı Chan ile. Şu an daha önemli işleri vardı.

S: "Az kalsın KoCham'ı kaybediyorum"

Seungmin gülerek eşinin koluna girmiş ve başını omzuna yaslamıştı. Chan da derin bir nefes almıştı. Jisung gerçekten onu vurabilirdi. Buna inanıyordu.

CB: "Şükürler olsun ki biz normal bir çiftiz aşkım"

Changbin sekerek Jeongin'in yanına gitmiş ve kolunu eşinin beline dolamıştı.

IN: "Hmm hmm tabi en normali biziz"

Jeongin de alaylı bir şekilde alfasını onaylamış ve elini, kendi belinde duran eşinin elinin üstüne koymuş yumuşak yumuşak okşamıştı.

...

Felix, kucağında tuttuğu kızının yanaklarını okşuyor bazen de minik minik öpücükler bırakıyordu. Felix her kızını öptüğünde Hyunjin de Felix'i öpüyordu.

Kimse durumdan şikayetçi değildi. Herkes halinden gayet memnundu...

F: "Biz hiç isim düşünmedik ya"

Gamma dudaklarını öne doğru büzerek konuşmuştu. Gerçekten hiç bu konuda kafa yormamışlardı.

H: "Hmm sen bulmuşsundur bir isim diye düşündüm ben"

Hyunjin, eşinin yumuşak saçlarına daldırmıştı elini ve yavaş yavaş başına masaj yaparak okşamıştı sarı tutamları.

F: "Ben kızımızın ismini sen koy istiyorum"

Delta, eşine gülümsemiş ve elini yumuşak tutamlardan çekmeden miss kokulu boyuna yumuşak bir öpücük kondurmuştu.

H: "Benim aklımda bir isim var aslında"

Felix'in anında gözleri parlamıştı. Hyunjin'i çok seviyordu ve kızının ismini babası koysun istiyordu. Ayrıca eşinin zevkine de fazlasıyla güveniyordu.

Hyunjin diğer eli ile vitasının azıcık belli olan saçlarını hafifçe okşamıştı.

H: "Narae.. ismi Narae olsun"

Gamma ağlamasını durduramadan eğilmiş ve deltasının dudaklarına sulu bir öpücük bırakmıştı.

F: "Melek kanadı.."

Felix, Hyunjin'in ona hep "meleğim" diye seslendiğini biliyordu ve şu an kızlarına da buna uygun bir isim vermesi çok ince düşünceliydi. Acaba ne zamandandır bu isim Hyunjin'in akşındaydı.

Delta da artık saatlerdir tuttuğu yaşlarını serbest bırakmış ve yüzünü Felix'in boynuna gömmüştü.

H: "Bana hayatı yeniden kazandırdığın için, sıcak bir aile verdiğin için teşekkürler meleğim"

Hyunjin'in ağlamaklı sesini duyan Felix daha da şiddetli ağlamaya başlamıştı. Ne olmuştu bu adama bir anda tereyağı gibi erimeye başlamıştı. Babalık özelliği falan mıydı bu yeni yükleniyordu böyle.

J: "Açılın favorisi dayısı geldi"

Jisung, kapıyı iterek açmış ve asker gibi adımlayarak içeri dalmıştı.

J: "Açılmayın favori dayısı gitti"

Gördüğü manzarayı bozmamak için tekrar asker gibi geri geri adımlamaya başlamıştı omega.

F: "Gel Jisung açıldık artık"

Felix, dikişleri yüzünden dikkatli bir şekilde gülümsemiş ve Jisung'a onaylar bir bakış atmıştı. O sırada Hyunjin de eşinin boynundan uzaklaşmış ve ayağa kalkmıştı.

Jisung, heyecanlı bir şekilde vitayı kucağına alırken diğerleri de içeriye doluşmaya başlamışlardı. Ne zaman bu kadar kalabalık bir aile olmuşlardı ki...

Minho, Hyunjin'in yanına geçmiş ve aynı Hyunjin gibi Jisung ve Felix'i, bir de küçük prensesi izlemeye başlamıştı.

M: "Pişt ağladın mı sen?"

H: "Aldırırım kelleni"

M: "Sustum"

Minho, şansını daha fazla zorlamamak için hemen susmuştu. Şimdi ölemezdi daha baba olacaktı.

Chan ve Seungmin de diğerlerine katılarak huzur içinde uyuyan bebeği sevmeye başlamışlardı.

....

F: "Hyunjin ama oradan üstüme geliyorlar"

Hyunjin, hemen direksiyonu kendi eli ile tutmuş ve hafifçe hız şeridini geçmiş ve sinyal vererek otobüslerin gittiği, yavaş hızda arabaların geçtiği son şeride geçmiş ve direksiyonu bırakmıştı.

H: "Bebeğim çünkü o dönmeye çalıştığın yer ters yön"

Felix, offlayarak direksiyona sıkıca tutunmuş ve belini dikleştirmişti yolu daha rahat görebilmek için.

F: "Kemerini tak pis delta"

Delta, sırıtarak arkasına yaslanmıştı, bebeğiyle uğraşmayı çok seviyordu.

H: "Şu an insem, koşarak gitsem arabadan daha hızlı olurum Lix"

Gamma, direksiyonu sinyal bile vermeden sağa kırmış ve frene bastıktan sonra çatık kaşları ile Hyunjin'e dönmüştü.

F: "İn koşarak gel o zaman hıh"

Hyunjin hemen tombul yanakları dişlerinin arasına almış ve izi kalacak şekilde ısırmıştı.

F: "Ahh Hyunjin"

Felix küçük elleri ile Hyunjin'in omuzlarına vurmaya başladığında, delta daha fazla gülüyordu. Çok tatlıydı gamması ısırmayıp da ne yapacaktı.

H: "Burnunu ısırmadığıma şükret"

Felix kemerini çıkarmış ve Hyunjin'e taraf dönmüştü.

F: "Ben istemiyorum araba kullanmak vazgeçtim. Kızımı özledim geri götür beni"

Gamma uzun süredir araba kullanmak istediğini söylediği için bugün sabah erkenden Deltası onu araba kullanmayı öğretmek için dışarı çıkarmıştı. Ama şimdi de mızıkçılık yapıp dönmek isteyen de kendisiydi.

H: "Tamam o zaman sonra devam ederiz"

Felix heyecanla başını salladığında, Hyunjin de direksiyon olan koltuğa geçmek için kapıyı açmak için döndüğünde kucağında hissettiği ağırlıkla şaşırmıştı.

F: "Üşendim ben böyle değiştireceğim koltuğu"

Hyunjin küçüğünün ne yapmak istediğini biliyordu. Arabadan inmeye üşendiğini söylüyordu ama tek amacı kucağına gelmek olduğunu biliyordu.

Delta da bozuntuya vermeden ellerini kucağındaki bedenin beline sarmış ve daha fazla kendine yaklaştırmıştı.

H: "Hani kızımızı özlemiştin hemen dönmek istiyordun"

Felix oturduğu kucakta yerini rahat ettirmek adına kalçasını oynattığında ne yapmaya çalıştığını biliyordu. Küçük beden belini biraz dikleştirmiş ve dudaklarını deltasının dudaklarına tamamen yaklaştırmasına rağmen öpmemişti. Deltayı çıldırtmak da hoşuna gidiyordu.

F: "Evet kızımızı özledim uyanmıştır o şimdi"

Gamma dudaklarını öne doğru büzerek konuştuğunda yakınlık yüzünden dudakları deltanın dudaklarına temas etmişti.

Hyunjin de yaramaz bebeğine ayak uydurmayı seviyordu ama şimdi trafiktelerdi. Bunun karşılığını vermeyi aklının bir kenarına not etti.

H: "O zaman meleğimi hemen kızımızın yanına götüreyim"

Hyunjin artık dayanamadığı için dolgun dudaklara sesli bir öpücük bıraktıktan sonra kapıyı açmış, kucağındaki yaramaz bebeğini koltuğa bıraktıktan sonra direksiyonun başına geçmişti.

....

M: "AAAAHHH!"

Minho götünde hissettiği sızı ile yüz üstü yattığı koltukta çığlıklara boğulmuştu. İkizleri büyüdükçe daha yaramaz oluyorlardı. Jisung'u da kendi aralarına aldıklarında durdurulamaz üçlü oluyorlardı resmen.

Mari tam bir popo avcısı olmuştu. Kendine en yakın olan popoyu acımasız bir şekilde ısırıyordu. Tamam bu özellik babasından geçmiş olabilirdi ama bu yaşta yeni yeni çıkardığı keskin dişlerle kesinlikle dayanılmaz oluyordu.

Alfa uzandığı koltuktan kalkarak sanki deminki yaramazlığı o yapmamış gibi tombul yanakları ile kendisine bakan kızını kollarına almış yanağını hafifçe ısırmıştı.

M: "Seni yer bitiririm sonra Jisungie beni boşar"

Mari sanki anlamış gibi başını babasının omzuna yaslayıp kıkırdadığında Minho kızının sırtını okaşmıştı.

J: "Benim o"

Minho, oyun odasından gelen seslerle kucağındaki güzellikle birlikte odaya doğru adımlamış ve içeri girdiğinde kahkahalara boğulmamak için kendini sıkmıştı.

R: "Rowoon hepinizi neşter ile keser"

Jeongin ve Jisung Minjun, Narae ve Rowoon ile boyama yapıyorlardı ama anlaşılan Jisung Rowoon'un kırmızı kalemini aldığı için küçük alfa biraz kızgındı.

IN: "Anca öyle şeyler öğren benden zaten çok ayıp Rowoon"

Jeongin şiş karnının izin verdiği kadarıyla Rowoon'a taraf uzanmış ve oğlunu kolları arasına alır almaz her yerini öpmeye başlamıştı.

F: "Narae"

Vita annesinin sesini duyar duymaz yeni öğrendiği yürüme becerileri ile kapıya doğru ilerlemeye başlamıştı. Felix'i görür görmez ise kocaman gülümsemişti kollarını açarak. Felix de küçük kızını kollarına almış ve sıkıca sarılmıştı.

Ama annesinin arkasında duran babasını gören Narae kendini babasına doğru atmıştı tekrar kollarını açarak. Felix de trip atar suratla kızını Hyunjin'e vermiş ve beşikte uyuyan Jaeya'ya doğru adımlamıştı. Chan'ın küçük kız versiyonunu kucağına almış ve öpücüklere boğmuştu.

F: "Beni bir tek sen seviyorsun Jaeya"

R: "Hayır Rowoon da seviyor"

Felix, bacağına tutunan Rowoon'a bakmış ve kıkırdamıştı. Gerçekten Rowoon doğduğu ilk günden Felix'i çok seviyordu. Hoş Felix de küçük bebişini çok seviyordu zaten.

Gamma kucağındaki küçük kız ile yere oturmuş ve Rowoon'u da kolları arasına almıştı.

R: "Lixie biliyor musun ben büyüyünce Jaeya ile evleneceğim"

Felix şoklar içinde Rowoon'a bakarken koltukta oturan Chan ve Changbin de birbirlerine bakmışlardı. Jeongin ise oğlunun dediklerini anlamaya çalışıyordu. Minho, Jisung ve Hyunjin gülmekten ölecek duruma gelirken, gelin olan kızının hayali ile ağlamaya başlamıştı Seungmin.

C: "Okuma yazma desen yok, bir mesleği yok götünü bile yıkayamıyor ben buna kız vermem"

CB: "Vermezsen kaçırırız. Dimi Rowoon."

Bu sefer herkes sesli bir şekilde gülmeye başladığında Hyunjin aydınlanmış gibi etrafına bakınmış ve anlamaz bir şekilde konuşmuştu.

H: "Siz niye 7/24 benim sarayımdasınız?"

___________

Kısa bir kutlama bölümü. Son özel bölümde söylediklerimin hepsi geçerli. Angel bitti ve bölüm gelmeyecek. Lütfen bu bölüm sizi umutlandırmasın. Gördüğünüz gibi yazacak bir konu da yok. Kitap tamam ve herkes çok mutlu.

@\keenblues instagramdan takip edin Angel için çok büyük bir sürpriz belki bir çekiliş gelir 👀

Angel için çok büyük planlarım var 🥹🤍

Bir okurumun Angel çizimi 😮‍💨 🦋

Bölüm sonu

29 yorum

  • asssssırı guzel bırseydıı dun bıtırmeme ragmen tekrar gırdım bugun ıstemeden.. 😓💞

  • Yaygın olmayan düşüncelerim (aslında bu fici ilk okuduğumdan itibaren böyle düşünüyorum ama belkedim yazmak için. Böyle düşündüğünü söyleyen hiç kimseyi göremeyince yazim dedim) : Angel Jis bana aşırı derecede buz devri sid vibeı veriyo. Daha Jisung'u ficde ilk gördüğüm andan itibaren hep bu dönüyo aklımda. Jis'in repliklerini falan okurken de aklımdan ister istemez sid in ses tonuyla okuyodum hatta. Tabi ki Türkçe dublajlı hali

  • GERCEKTEND E HARİKAYDI AĞLİCAM SİMDİ COK GÜZEL BİTTİ .L-LAN, BENİM GÖZLERİM NİE DOLDU

  • GERCEKTEND E HARİKAYDI AĞLİCAM SİMDİ COK GÜZEL BİTTİ .L-LAN, BENİM GÖZLERİM NİE DOLDU

  • Angel mükemmeldi,okurken yüreğim ağzıma vardı keşke devam etse.

  • Çok güzeeeğğl evi yiycem mutluluktan agagağaga bu fıçı 4. bitirişim ve hala okuyorum çok güzeğgl

  • gelde yatagim islansin sabaha kadar alev alsin yansin durmam duramam imkansiz bu gece imkansiz ( olesine yazasim geldi)