İçeriğe geç

Angel (Omegaverse)

Bölüm 39 · 9 dk okuma

Angel (Omegaverse)

Bölüm 39

Final

Son kez...

İyi Okumalar 🔥

(Utanıyorum ama kesinlikle yorum kasmak için değil sadece şey isteyecektim, kitapta en sevdiğiniz kısmı buraya yazar mısınız? Ya da repliği? Ya da en sevdiğiniz bölümü? 🥺)

_______

Hyunjin sonunda işlerini bitirmiş ve başını masasından kaldırmıştı ama görünüşe göre hava çoktan kararmıştı bile. Telefonunun ekranını açtığında saatin 12'e geldiğini görmüş ve gözlerini şaşkınlıkla kocaman açmıştı. Bu kadar çok çalışmış olamazdı.

Changbin de eşi yeni doğum yaptığı için buralarda olmayacaktı ve tüm sıkıcı işler Hyunjin'e kalmıştı. Geri kalanını da yarın halledecekti çünkü şimdi yanına gitmesi gereken gamması vardı. Akşama doğru son gördüğünde pek iyi gözükmüyordu hatta erkenden uyumak bile istemişti.

Bu yüzden delta hemen ayağa kalktı ve meleğiyle ilgilenmek -eğer uyumadıysa- için odalarına doğru adımlamaya başladı.

Odanın açık kapısını sessizce açmış ve içeri bakış attıktan sonra arkasından kapatmıştı. Gözünü yatakta ve odanın her köşesinde gezdirmişti ama aradığı küçük bedeni bulamamıştı. Bu olay deltayı çok geriyordu...

Hyunjin hala telaşla gözlerini odada gezdirirken burnuna dolan yoğun kokuyla kendine gelmişti. Ki zaten ardından burun çekme sesleri duyulmuştu banyodan. Küçüğünün banyoda olduğunu anlar anlamaz hemen kapalı kapıyı tıklatmıştı.

H: "Bebeğim?"

Felix yere çökerek banyoda oturmuş ve sırtını kapıya yaslayarak anlık gelen ağlama isteğiyle ağlıyordu. Deltasının sesini duyduğunda ise elini ağzına kapatmıştı onu duymasın diye ama kapısı tekrar çalınmıştı.

H: "İyi misin? Gelebilir miyim?"

Gamma daha fazla ağlamak istiyordu. Deltası onunla yeterince ilgileniyordu ama mühürlenmek konusunu asla dile getirmiyordu. Gamma ise ruh eşiyle mühürlenmek için yanıp tutuşuyordu.

Hyunjin tekrar küçük bir burun çekme sesi duymuştu. Aldığı yoğun feromon kokusundan da anlamıştı küçüğünün ağladığını ve hemen kapıyı iterek açmaya çalışmıştı. Ama Felix kapının önünde oturduğu için kapı açılmamıştı.

H: "Lixie kapının önünden çekil yanına geleceğim"

F: "H-hayır"

Felix tek eliyle gözünden durmadan akan yaşları siliyor diğer eliyle de yavaş yavaş kasıklarına giren ağrıyı dindirmek için karnını ovuyordu.

H: "Bebeğim neden ağlıyor? Kalbini mi kırdım yoksa? Lütfen kapıyı açmama izin ver"

Gamma titrek adımlarla ayağa kalkmış ve yavaşça kapıyı açmıştı. Gözleri deltasının gözleriyle birleştiğinde ise ağlaması daha da şiddetlenmiş, hıçkırıklara dönüşmüştü.

Hyunjin neden ağladığını bilmediği küçük bedeni sakinleştirmek için elini sarı tutamlara atmış ve okşamaya başlamıştı ki, parmakları Felix'in alnına temas ettiğinde karşılaştığı sıcaklık onu şaşırtmıştı.

Delta saniyelik hareketleri ile küçük bedeni kolları arasına almış ve dudaklarını alnına bastırarak sıcak bir öpücük kondurmuştu.

H: "Kızgınlığa girdiği için mi ağlıyor benim bebeğim?"

Felix burnunu çekerek başını deltasının omzuna yaslamış ve hayır anlamında sallamıştı.

F: "Neden benimle mühürlenmek istemiyorsun ki? Deltan mı istemiyor? Yoksa kurdun vita mı istiyor?"

Gamma iç geçirerek başını deltasının omzundan kaldırmadan sıcak nefesini boynuna üfleyerek konuşuyordu. Delta ise gamma'sının yumuşak ses tonuyla mırıltılı bir şekilde konuşmasını gülümseyerek dinliyordu.

Aslında Felix, Hyunjin'in neler hissettiğini en ince detayına kadar biliyordu. Ama sadece kendisine olan sevgisini hissediyordu. Mühürlenmek gibi düşüncelerini okuyamıyordu. O kadar güçlü değildi.

Felix kendi sorduğu soruları zihninde tartıyordu ki aniden sırt üstü yatağa yatırıldığını hissetti. Hemen ardından da bakışları bacakları arasına girerek üstüne doğru eğilen Hyunjin'e kaymıştı.

H: "Kim söylemiş mühürlenmek istemiyorum diye?"

Delta boğuk sesiyle cümlesini bitirdikten sonra hemen başını tatlı kokulu boyuna gömmüş ve sert öpücükler bırakmaya başlamıştı. Sırtında hissettiği gammasının eli ve küçük dudaklarından çıkan mırıltılar deltanın öpücüklerini daha da sertleştiriyordu.

H: "Üstelik kurdum deli gibi seni istiyor lix. Bu hissleri dizginlemek ne kadar zor biliyor musun?"

Kızartmaya başladığı beyaz tenden dudaklarını ayırmış ve ellerini ince tişörttten içeri sızdırarak konuşmaya başlamıştı Hyunjin. Felix'in yumuşacık ve pürüzsüz vücuduna temas eden elleri deltayı tamamen çıldırtmıştı. Felix ise dokunuşlar altında kıvranırken aldığı cevaplarla tatmin oluyordu.

H: "Mühürlenmek için kızgınlığa girmeni bekledim küçüğüm. Vücudunun buna tamamen hazır olması ve canını çok fazla yakmamak için."

Deltanın elleri, gammanın yumuşak göğüslerine vardığında durmuştu ve baş parmağıyla yumuşak dokuyu okşamaya başlamıştı. Gamma o kadar hassastı ki ağzından kaçan küçük inlemeyi tutamamıştı.

H: "Anlaşılan küçük gammam mühürlenmeyi o kadar çok istiyor ki erken kızgınlığa girmiş"

Felix duyduğu kelimeleri sindiremeden üstündeki tişörtü bir anda yerle buluşmuştu. Hemen ardından Hyunjin'in yumuşak, dolgun dudaklarını göğsünde hissetmesi tekrar inlemesine neden olmuştu.

Hızlı davranmayı seçen delta zaman kaybetmeden kendi tişörtünü de çıkarmış, odanın bir kenarına fırlatmıştı. Bu seferki konumu ise küçüğünün kalemle çizilmiş gibi olan dudakları olmuştu. Temas ettiği an alt dudağı, kendi dudakları arasına almış sesli bir şekilde emmeye başlamıştı. Duruma alışmaya çalışan küçük beden de tahrik edici öpücüğe elinden geldiğince karşılık vermeye çalıştı.

Hyunjin, oyalandığı alt dudağı bırakmış ve Felix'in nefes almasına izin bile vermeden üst dudağı önce dişleri sonra dudakları arasına almıştı.

İki beden nefes almak için dudaklarını ayırmıştı sonunda. Dinlenmek için alınlarını birbirine yasladıklarında Hyunjin elini aşağı indirmiş ve Felix'in eşofmanının belini kavramıştı.

H: "Doğum kontrol hapı ister misin?"

Delta nefes nefese konuştuğunda, gamma gözlerini açmış ve anlamaz bakışlarla deltasına bakmıştı. Hyunjin ise gülümseyerek ateşten yanan alına küçük bir öpücük kondurmuştu.

H: "Mühürleneceğimiz için, içine boşalmam gerekiyor meleğim. Hamile kalma olasılığın var istemi-"

F: "İlaç falan istemiyorum"

Hyunjin aldığı hızlı ve heycanlı cevap karşısında "sen kaşındın" gülücüğü sunmuştu küçük bedene. Hemen ardından hiç beklemeden gammasının alt vücudunu da çıplak bırakmıştı.

Tek eli kusursuz vücudun her zerresini keşfe çıkarmış gibi hareket ederken diğer eliyle de kendi pantolonunun düğmesini açmaya çalışıyordu delta. İki taraf da çok sabırsız ve istekliydi ki bu hareketlerine de yansıyordu.

Sonunda Hyunjin de çıplak kaldığında, Felix geniş omuzlara sıkıca tutunmuş ve içine sığdıramadığı isteğiyle kalçasını kaldırarak deltasına sürtmeye başlamıştı kendisini. Çıplak vücutları temas ettiğinde odaya kısık inlemeler de yayılmaya başlamıştı bile.

F: "Hyun...jin..ahh"

Felix hassaslaşmış vücudunu durmadan deltasına sürtüyordu ve küçüğünün altında istekle kıvranması Hyunjin'in çok hoşuna gidiyordu. Saatlerce küçük bedenin kendine sürtünerek inlemesini izleyebilirdi...

Delta, gammasına istediğini vermek adına yatakta doğrulmuş ve küçük bedeni kolları arasına alarak kucağına oturtmuş, kendi sırtını da yatağın başlığına yaslamıştı.

Felix, üstüne oturduğu büyüklükle kısıkça inlerken Hyunjin, daha fazlasını almak için dolgun kalçaları sıkarak küçük bedeni daha çok bastırmıştı kendine.

Gamma, deltasına daha fazla temas etmek için durmadan kendini ona doğru bastırıyordu. Delta gerçek anlamda çıldırmak üzereydi. İstiyordu..çok fena şekilde gammasını istiyordu. Ve alacaktı da.

Hyunjin elini ince bacakları atmış ve Lix'in hareketlerini durdurmuştu. Felix ise yüzünü ekşiterek istekle deltasına bakıyordu.

F: "Hyun lütfen"

Felix daha fazla konuşamadan Hyunjin iki parmağını da dudakların arasından sıcak ağıza itmişti. Felix ise bacağındaki boşluktan yararlanarak kendisini kalçasındaki büyüklüğe bastırmaya devam etmişti.

Parmakları yeterince ıslanan delta elini dudaklardan uzaklaştırmış ve kendi dudaklarını bastırmıştı kırmızı dudaklara.

İki tarafın da yeterince sabrı yoktu bu yüzden Hyunjin öpüşmelerine ara vermeden ıslak parmağını altındaki delikten içeri sızdırmıştı.

Hyunjin tek eliyle Felix'in beline baskı yaparak diğer eline alan açıyordu ki çok beklemeden ikinci parmağını da daracık delikten içeri gönderdiğinde küçüğü dudaklarına doğru inlemişti.

Gammayı daha fazla nefessiz bırakmamk adına istemeden de olsa dudaklarını ayırmıştı. Parmakları ise durmadan sıcak duvarlar arasında hareket ediyor, kendi için alan açıyordu.

Hyunjin sonunda onu çıldırtan delikten parmaklarını çıkarmış ve Felix'i sırt üstü yatağa yatırmıştı. Sırtının tekrar yatakla buluşması gammanın hoşuna gitmemişti, Hyunjin'in kucağında olmak daha güzeldi.

F: "Kucağına gelmek istiyorum"

Delta, gammasının sıvısıyla ıslanmış eliyle, pişkin bir şekilde sırıtarak kendini birkaç kez çekmiş ve diğer elini Felix'in ince beline sarmıştı.

Tekrar küçük bedeni hiç zorluk yaşamadan kolları arasına almış ve penisini az önce genişletmeye çalıştığı deliğe konumlandırmıştı. O sırada Felix'in belinde duran elini gevşetmiş ve küçük bedeni yavaş yavaş kucağına oturtmuştu.

Felix, tekrar Hyunjin'in kucağında oturduğu için sevinecekti ki içine giren büyüklük buna izin vermemişti. Her seferinde daha fazla derine iniyordu ve bu gammanın inlemelerini daha da şiddetli bir hale getiriyordu.

Delta küçük bedeni tamamen kucağına oturttuğunda başını geriye atarak kendisi de sesli bir şekilde inlemişti. Organını kavrayan dar duvarlar ve bulundukları pozisyon yüzünden daha derine inmesi Hyunjin'in zevk inlemesini odaya salmayı becermişti.

Felix, kalçasında hissettiği şiddetli acıya zıt bir şekilde Hyunjin'in omuzlarına tutunarak bulunduğu kucakta hareket etmeye çalışıyordu. Delta gammasına karışmadan kucağında inleyerek zıplamasın yüzündeki sırıtmasıyla izliyordu.

Gamma ne kadar deltasının omuzlarından destek alsa da yorulmaya başlıyordu. Ve kendi hızı kendisine yetmiyordu ama Hyunjin'in de el atacakmış gibi bir hali yoktu.

Sonunda Felix zıplamaktan yorulmuş ve kendini Hyunjin'in göğsüne bıkarmıştı. Hızlı hareketlere ihtiyacı vardı...

F: "Hyunjin..."

Hyunjin, kucağında nefes nefese kalan bedenin ne istediğini çok iyi biliyordu ama biraz oynamaktan zarar gelmezdi değil mi?

H: "Efendim bebeğim"

Felix, başını deltasının göğsünden kaldırmış ve yavru kedi bakışları atmaya başlamıştı.

F: "Yardım et.."

Hyunjin büyük elleri ile dolgun kalçaları kavramış ve kendisine daha fazla bastırmıştı.

H: "Ne istiyorsun?"

Deltasının onunla oyun oynadığını biliyordu ama karşı koyacak gücü yoktu. İçinde öylece hareket etmeden duran büyüklük durumunu daha da zorlaştırıyordu.

F: "Daha hızlı lütfen.. lütfen"

Felix ağlamaklı ses tonuyla konuştuğunda, Hyunjin daha fazla dayanamamış ve iki eli ile ince beli hemen kavramış, havaya kaldırarak tekrar içine girmişti.

Gamma içini parçalayan büyüklük karşısında belini dikleştirmiş, geniş omuzlara sıkıca tutunmuştu. Sonunda istediğini alıyordu. Delta ise yatakta doğrulmuş ve hareketlerini kolaylaştırmak için küçük bedeni tekrar yatağa yatırmıştı.

Hyunjin zaman kaybetmeden hızlı ve sert hareketleri ile altındaki bedenin zevk noktasına vuruşlar yapıyordu. Felix ise inlemekten ve yatakta sallanmaktan başka bir şey yapamıyordu.

Hyunjin gamma'sının daha fazla dayanamayacağını anlamış ve eli ile sızdıran penisi sıkıca kavramış, içine giriş çıkışlarıyla eş zamanlı şekilde çekmeye başlamıştı.

Felix aldığı iki taraflı zevk ile artık gözlerinin kaydığını hissediyordu, bilincini daha fazla açık tutacak güç bulamıyordu kendinde. Küçük beden titreyerek kendini deltasının eline bıraktığında, boşalmanın verdiği etkiyle tırnaklarını Hyunjin'in omzuna saplamıştı.

Buna rağmen üstündeki beden vuruşlarını daha da hızlandırmıştı. Kendisi de sona yaklaşmak üzereydi ve küçüğünü daha fazla yormak istemiyordu.

Hyunjin de boşalacağını anladığında az önce öperek kızarttığı boyuna yaklaşmış ve küçük öpücükler bırakmıştı.

H: "Biraz acıyacak ama hemen bitecek güzelim"

Delta lafını bitirdikten sonra kendini gammasının içine bırakmış ve ince deriye dişlerini saplamıştı. Felix canı acısa da sadece mırıltılar çıkarabilmişti çünkü vücudu çok yorgundu...

Hyunjin mührün tamamlandığını hissettiğinde dişlerini ince deriden uzaklaştırmış ve akan azıcık kanı diliyle temizlemişti. Çok geçmeden ise Felix'in kusursuz boynunda papatya desenleri oluşmaya başlamıştı. Hyunjin her Felix'in mühür yerine temas ettiğinde bu güzellikler ortaya çıkacaktı.

Bunu düşünmek bile deltanın kalbini deli gibi attırıyordu.. Hyunjin yatakta kendini çoktan uykuya teslim eden bedenin saçlarını okşamak için elini kaldırdığında kendi işaret parmağına dolanan kırmızı bir ipin parladığını gördü.. Gammasının hep tutunduğu o parmağında...

Küçük gamma, deltasını gördüğü ilk gün, beşikteyken aralarındaki bağı oluşturmuştu. Şimdi her temaslarında papatyalar ve kırmızı ipi göreceklerdi...

Çok zor zamanlar atlattılar ama yaşadıkları zorluklar aralarındaki bağın kırılmasını sağlayamadı.. o bağ asla kırılmayacaktı..

H: "Meleğim..."

Seungmin "Saray Çocukları" grubunu oluşturdu

Seungmin "Chan" "Jisung" "Minho" "Jeongin"Changbin" "Felix" "Kralım" kişisini ekledi

Sungmin

"Hepiniz sevişmek için bu geceyi mi seçtiniz? Uyutmadınız koskoca sarayda"

________

Bir hikayenin daha sonuna geldik. Çok duygusalım...

Ne söylemem gerekiyor inanın bilmiyorum. Benim için o kadar duygusal ki "tamamlandı" tuşunu aktif hale getirmek...

Gerçekten çok harika okurlarım oldu bu kitapta, yorumlarınızı hep okudum, sayenizde çok güldüm. Ve size verdiğim sözler geçerli, Hyunlix'in bebişini göreceksiniz, MinSung'un deliliklerini, ChanMin'in yakınlaşmalarını, Changbin'in süper baba rollerini... Hepsini göreceksiniz ama olaylar bittiği için kitap da bitti. Geri kalanını özel bölümler halinde atacağım söz..

Ve yine yoğun istek üerine bu kitabın ilk bölümünü yayınladım. Gidişata bakacağım. Sevilirse devam ettiririz...

Şimdi hemen gidiyorsunuz ve diğer kitabımın ilk bölümünü okuyorsunuz. Yoksa hepinize götten 🥰 🙏

Götünzü yerim 😈

Bölüm sonu

23 yorum

  • 26. Bölüm güzeldi ya En sevdiğim replikleri galbaa Şey şey M:tanıdığım bir psikolog bana şöyle demişti"köy göte gitsin"(buna benzer bişeyde galiba)

  • Sungmin bakıyorum da jisung gibi açık konuşmaya başlamışsın jsjsj

  • Kesinlikle en sevdiğim replik sunlardı M: Sevmek,güzel birinde aşkıarsmsk degil. O kişide, bilmediğin bir zamanda beklenmedik bir anda kendini bulmaktır. Bende sende kendimi buldum ormanlarımda açan yaseminler solmadan geti gelicem. J: Geç gelirsen bok çiceği açtırırım sana. Biraz uzun oldu ama en sevdiklerim bunlar oldu

  • Fav sahne:Minho:Napıyodun ağacın tepesinde? Jisung:Yumurtluyodum(de şey de çok güzeldi jeonginin Hyunjini tokatladığı yer)

  • Fav sahne:Minho:Napıyodun ağacın tepesinde? Jisung:Yumurtluyodum(de şey de çok güzeldi jeonginin Hyunjini tokatladığı yer)

  • Fav sahnem: Minho: Ne giriyordu? Jisung: Paspas giriyordu efendim .

  • Ey mümin kardeşim neden sonraki bölümler kilitli önceden deyildi lütfen sakinca açarmısın??!!

  • J:"siktır krallığın gizli varisi falan miyim" M:"hayir Japonya kralının esisin"😻😻😻

  • Tek kelime mükemmel ne yazacagımı bilemedim ama hitap muş

  • Ağa ben seungmin sizde uyumayın Chan hemen seungminin yanına koş boş kalmasın çocuğum

  • 'Kıçından terleyen cocuk' 'gotunu kopek isiran cocuk' kisimlari(bir bolum secemem)

  • Ne yazmam gerektiğini bilmiyorum ama sadece başlı başına mükemmel bir kitaptı diğer idol ship üzerine fic yazanlarikinci bölümden yatağa geçiyor amk bir anlamı yok ve boşlar ama senin hikayelerinin bir gidişatı var ve her okuduğumda adma gibi adam ve dedirtiyor helal olsun