Günler geçti. Anastasia o evde Durdanur hanım tarafından zorbalanmamiş tarafı yoktu. Fakat hayat iste. Para lazımdı. Sonsuza kadar burda kalmayacaktı. Birgun uçacak gidecekti bu evden. Kendine yeni bir ev tutacaktı. Hemde deniz kıyısında didimde. Ama diyorlarya hep gündüz olması için havanın kararması gerek. O simsiyah gökyüzünde uyuyan kurtlar, uçan yarasalar , avlanan yılanlar ile birlikte geçecekti geceler. Sonra sabah olacaktı. Hersey bitecekti. Sonsuz bir sabah olacaktı çünkü. Olmak zorundaydı.
Pazar gece yarisi saat 04.14
Aynur o gün su içmeye kalkmıştı. Mutfağa gitti ve kendi bardağını alıp surahiden şu doldurdu. Fakat tam suyunu içecekler kapı çaldı. Bu kapı hizmetcilerin tarafından geliyordu. Aynur sessizce kapıya ilerledi. Gelen kişi bir adamdı ve bir postacıyo andırıyordu. Çünkü üstünde kravat ile bir gömlek vardı. Aynur ne olduğunu sordu. Adam "Anastasia Hanımın adresini bir arkadaşından aldık ve burada bir hizmetci olduğunu duyduk. Bu mektubu ona iletirseniz sevinriz" dedi. Aynur mektubu aldı ve odasına gitti. Çekmecesi koydu ve uyudu.
Yalı sabahı saat 06.30
Anastasi uyanmıştı. Hiç bir hizmetcinin giymediği fakat onun severek kullandığı siyah beyaz elbisesini giydi. Saçlarını taradı ve ufak bir makyaj yapıp aşağı indi. Mutfaktan mis kokular geliyordu. Aynur baklava hamuru ile börek yapmıştı. Bi tane ağzına atacaktı ama Aynur ona izin vermedi. Aslında Aynur Anastasiayi çok severdi ama bugün bir misafirlerinin geleceğini söyledi. Anastasia alınmadı. Saate uzun uzun baktı. Saat tam 06.45 te Zekeriya beye ilacını verecekti. O sürede oyalanmak için bahçeye çıktı da hafif hafif yağmur yağıyordu. Anastasia görebileceğiniz bütün yaz dizilerindeki kız gibi şarkı söylemeye başladı. Ama senide çok kötüydü. Her neyse saat geldiğinde Zekeriya beyin ilacını da suyunu da alıp üst kata çıktı. Zekeriya beyin kapısını çaldığında "Gel" sesini duydu ve içeri girdi. Zekeriya beye ilacını verdi ve "kahvaltıda istediğiniz özel birsey varmi" dedi. Sonuçta bütün menüyü Dürdanur Hanım hazırlıyordu. Zekeriya Bey "Hayır, ama çok sağol Anastis"dedi.
-A şey adım Anastasia.
-Ama bunun ne önemi var?
-özür dilerim efendim.
Anastasia odadan çıktı ve alt kata mutfağa geçti. Sofrayı hazırladı ama daha böreğin kahvalti için kullanılacak kısmı pişiyordu. Biran Aynur Anastasianin yanına gelip
"Kız sana bi mektup geldi dün gece saat 4te. Ama merak etme açıp makmadim(Azerbaycanlı galiba) su içmeye kalkmıştı kapı caldi-
"Aynur çay nerdee"
Durdanur hanım çağırmıştı. Aynur çayı bir bez ile tutup salona gitti. Anastasia iyice meraklanmıştı. Aynur içeri geldiğinde yanına gidip sordu. Aynur ise "kız bak valla benim odanın cekmecesinde de sakin başka yere bakma insanın gizlisi saklısı var🤣😂😂" dedi.
Aynur iyi biriydi ama hafif kezbandi.ama çok güzeldi. Dışarı özene bezene bi çıksaydı bi elini salladiginda 50 erkek kapardi valla. Ama sevmiyordu şöhret işini. Bu yüzden 60 yaş elbiseleri giyip bütün gün yemek yapardı. Her neyse Anastasia çekmecenin anahtarını Aynurdan alıp yukarı çıktı tam kapıyı açıp girecekti ki Uşak Hüseyin geldi. "Ne oldu Anastasia, Aynurun odasına mi gireceksin,ne işin var senin orada. Neyse Zekeriya Beyin portakal suyunu sık, kahvaltıdan sonra hep içer." Dedi. Anastasia daha konusamadan Hüseyin giymişti. Anastasia alt kata inip mutfağa girdi. Aynur "Alamadın mi" dedi. Anastasia çaresizlik ile başını Hayır anlamında salladı. Sonra buzdolabının iki tane portakal ve soğuk su çıkardı. Aynur, Anastasiaya "o portakallar çok ekşi bak şu dolapta bal var. İki,üç çay kaşığı ondan koy"dedi. Anastasia balı aldı ve bardağa koydu. Sonra bardagi buzdolabına koydu. Zekeriya beyin kahvaltısı bitmişti. Anastasia bardağı alıp salona gitmek üzere yola koyuldu. Anastasia Zekeriya Bey ve Dürdanur Hanımın sağdaki küçük masada oturduğunu gördü. Yanlarına gitti. İlk önce selam verdi. Durdanur Hanıma istediği birsey olup olmadığını sordu ve Zekeriya beye ona portakal suyu hazırladığını söyledi. Zekeriya Bey teşekkür etti ve vermesini söyledi. Anastasia Zekeriya Beye vermek üzere eğildi fakat o sırada Dürdanur Hanım anastasianin ayağına bilerek vurdu. Anastasia hem kendisi kaydı hemde portakal suyu Zekeriya beyin üstüne döküldü. Diğer hizmetciler ve de uşaklar gelip Zekeriya beyin üstünü temizledi. Durdanur Hanım Anastasiaya ters ters baktı.
O günün akşamı yemek hariç hiç Zekeriya beyin görmedi. Gece olduğu zaman Aynurun kapısını tıklattı. Aynur kapıyı açıp "He kız mektubu veriyim gel bakıyım gel" dedi. Anastasia içeri girdi. Aynur çekmeceyi açıp mektubu Anastasia ya verdi. Anastasia teşekkür edip odasına gitti. Mektupta kırmızı bir damga vardı. Mektubu açtı ve okumaya başladı.
"Anastasia Hanım, babanız La Francisco Edgor Pakistan tatilinin 1. Haftasindayken çölde susuzluktan vefat etti. Şuan Pakistan-Lahorda bir hastanenin morgunda. Lütfen 1 hafta içinde geliniz"
Anastasia ağlamaya başladı.
