İçeriğe geç

Anahtar Yolunda

Bölüm 1 · 2 dk okuma

Anahtar Yolunda

Bölüm 1

1. Gelecekte ya da geçmişte.

2036

- Hayat telaştır, telaş olmadan hayat olmaz. Elimdeki dosyaları sanki sıkmazsam ayaklanıp gideceklermiş gibi göğsüme bastırarak tutuyordum. O esnada benim gibi kitabın ilk sayfalarını yaşayan, adını 4. Kere sormaya utandığım için "Tatlım." Diye hitap ettiğim, hem iş hem de sosyallik açısından görüşmemin fayda sağladığı o kız yanımdaydı. İkimiz de akşamdan giymeye karar verdiğimiz topuklular ile binanın parlak zemininde yürüyorduk. İnan bana, o topuklu sesi mezun olduğum üniversite ve yaşadığım zorlukları temsil ediyor. Bunların hepsi en azından o ses için bile değerdi. Şimdi binanın en kuytu yerinde, koridorun sonunda, altın ve gri uyumunu yansıtan kapının sağ tarafında ismim ve soyismimin parladığı odama geldim. İçeriye girdim ve klimayı açıp ceketimi astım. Bu benim dilimde "Bugün buradayım." Demekti. Veya, "I am here today." çünkü artık ana dilinde değil öğrendiği dilde rüya görenleri anlıyorum.

x: Biliyorsunuz ki son zamanlarda geçen yılla kıyasla büyük bir fark attık. Gittikçe yükseliyoruz, siz de bununla ortantılı yükseliyorsunuz.

Dilinden tatlı söze alışkındım, samimiyetle gülümsedim dosyaları yerine yerleştirirken.

"Daha yüksekte değilim aslında."

x: Bu benim hayal bile etmeye gücümün yetmeyeceği bir seviye.

Gözlerimle beraber bedenimi de ona döndürdüm. Giydiği gömlek büyük camdan giren güneş ile parıldıyordu.O da parlayacaktı. Gözüm ile güneşin geldiği yeri, camı işaret ettim.

"Ben bu güneşin sadece ismini bildiğim günler, bir gün bana da görünecek diyerek üstüme yağan yağmuru umursamadım. Sen de en az bu güneş kadar parlayıp parlatacaksın"

Bir umut ve bir neşe ile baktı gözlerime. Sanırım daha günün ilk kahvesini içmeden birini güldürdüm. Dünden kalma toplantı yüzünden oluşmuş masadaki hafif karmaşıklığı toparlamaya başladım. O sırada onun telefonu bir arama ile titremeye başladı.

x: Özür dilerim.

Telefonu açtığında yabancı bir kız sesi telaşla bağırıyordu. Tam öfke gibi değil de, sanırım isyan...dediklerini duyabiliyordum.

?: Anlamıyorum ne olur şu mesajı gördüğünü görsek? Şu ayarı hemen değiştir, ciddiyim Diana. Başına bir şey gelecek.

Diana..tabii. Diana. Sanırım arkadaşının anlık sinir krizi benim için fayda sağladı. Birkaç dakika kendini açıkladıktan sonra telefonu kapattı. Bana yaklaştı.

D: Arkadaşım..gönlünü almam gerekecek..bu arada, bir isteğiniz var mı?

"Hayır, teşekkür ederim. Bundan sonrası bende. Çıkabilirsin, Diana."

Son bir tebessüm ile çıkıp kapıyı kapattı.

2026 / Günümüz.

"Anlamıyorsun beni. Takıldığım şey o değil, duygusal olduğumu bende biliyorum. Ama ben insanların hep aynı konudan vurmasından bıktım."

📞: Sen niye beni dinlemiyorsun peki? Kardelen, ben seni çok iyi anlıyorum. Ama herkesin lafını söyledikleri kelimenin 900 katı kadar düşünürsek bize ne kalır?

Birkaç dakika sessizlik

"Haklısın. Haklısın boşver zaten..ben kapatayım, şarjım 19. Doldurunca yine ararım tamam mı?"

Günün bitişi, 23.42 suları. Yatağıma yatmaya dolabımdaki elbiselerden daha çok hakkım olduğunu unuttum. Sonunda sadece ben, sarıldığım yastık ve zihnim. Yarın yeni bir gün, veya eski.

Devam edecek.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.