İçeriğe geç

Anahtar

Bölüm 3 · 5 dk okuma

Anahtar

Bölüm 3

Bölüm 2

Karşımdaki manzara trajikomikti gerçekten. Evimin mutfağı da tanımadığım iki kişi vardı, benim Hakkımda konuşuyorlardı ve içeri girdiğimde burada bulunmaması gereken kişi benmişim gibi kalakalmışlardı.

"Kimsiniz?"

"Şey Claire biz şeyiz..."

"İsmimi nereden biliyorsunuz? Kimsiniz dedim?" Artık iyice sinirlenmeye başlamıştım. Öylece suratıma bakıyorlardı, aşırı şaşkınlık ifadesinin yanı sıra birde korku vardı. Buna emindim, adım kadar emindim.

"Claire lütfen sakinleşmen gerekiyor, bunların hepsini sana unutturmak istemiyorum. Archie ile yemek yiyoruz sadece. Seni merak ettim, erkek arkadaşınla olanlardan sonra kendini toparlayıp top.."

Lafını kestim. Sinirlerim iyice gerilmişti çok normalmiş gibi anlatıyordu birde. Dayanamadım YİNE...

"Archie beni nerden biliyormuş? Sen neden beni merak ediyorsun? Neyin içine düştüm ben yahu?"

"Claire lütfen biraz sakin ol sana her şeyi anlatacağım ama bana dinleyeceğine dair söz vermelisin." O kadar tanıdık ki bu ses nasıl anlatılır bilemiyorum. Ses ne kadar tanıdık geliyorsa tip bir o kadar yabancı bana. Orta okul yıllarımda bi telefon sapığım vardı o mu acaba?

Ne anlatacaklarını evimde ne işleri olduğunu o kadar çok merak ediyordum ki. Ama diğer yanım yapma diyordu, polisi ara ve bu iş bitsin. Ne yapacağımı bilemiyorum ve kapana kısılmış bir fare gibiyim. Fare demişken Oswald'dan hala ses çıkmadı. Çaktırmadan etrafı kolaçan ettim, görünürde yoktu.

Birden aklıma telefonumun yanımda olmadığı geldi, şuan istesem de polisi arayamazdım. En iyisi vakit kazanmak ve bir yolunu bulup yatak odasındaki telefona ulaşmaktı. Sonra bu hırsızlardan kurtulup hayatıma devam edebilirdim.

Çok uzun süre sessiz kalmış olmalıyım ki Archie küçük bir öksürükle sessizliği bozdu. Çok sabırsız görünüyordu ve benim artık bir cevap vermem gerekiyordu.

"Sizi dinlemeye karar verdim."

Kadın gözlerimin içine şaşkınlıkla baktı. Onları gördüğüm andan itibaren bana anlatabilirim diyen kadın şaşkındı. Ne beklediğini çok merak ettim aslında. Sonra Archie'ye baktım halinden baya Mutlu görünüyordu. Ve sesizliği tekrar bozan o oldu.

"Claire kedin Oswald nerde?"

"Ne demek nerde? Buralara bir yerde sinmiş benim onu bulmamı bekliyordur."

"Hayır şuan evde kedi yok. İstiyorsan biz Eva ile burada beklerken sen bütün evi arayabilirsin."

"Oswald'a ne yaptınız? Kedim nerde?"

"Oswald, Oswald nerdesin oğlum hadi çık ortaya." İşte bu bardağı taşıran son damla. Kedim yıllardır yanımda olan sırdaşım evde yoktu ve bu iki hırsız benim kedime bir şeyler yaptılar kesin. Yoksa kapı pencere kapalıyken hiç bir kedi dışarı çıkamaz.

"Kedime ne yaptınız?" Gözlerimin içine baktı az önce adının Eva olduğunu öğrendiğim sarışın kadın. Acıyarak mı bakıyordu algılayamadım, farklı bir bakıştı ama. Teyzemden sonra kimse bana bu şekilde bakmamıştı. Teyzemde aslında yapmadığım ama her nedense yapmak istediğim şeyler olunduğunda kendimi anlatmaya çalışırken böyle bakardı. Acıma değildi tam olarak ama hala anlayamadığım bir şekilde bakıyordu işte.

"Claire için anlattıklarımızı anlamak ve inanmak bile oldukça zor olacak Archie lafı uzatmayalım istersen." dedi Eva sanki şuan evimde iki yabancıyla konuşmak çok normalmiş gibi.

"Anlıyorum. Neyse uzatmadan konuya geleyim. Biz kedine birşey yapmadık. Anlamanı kolaylaştırmak için biraz başa dönmek istiyorum Oswald'ı ne zaman sahiplendiğini hatırlıyor musun?"

"Evet tabiki hatırlıyorum."Aslında çocukluğuma dair hatırladığım en net anı Oswald ile başlıyordu. Ondan öncesi aşırı derece bulanıktı. Doktorlar bunu beynimin yaptığını söylüyordu. Anne ve babam benimde içinde bulunduğum arabanın kaza yapması sonucu ölmüş. Ölmüş diyorum çünkü annemi, babamı, geçirdiğimiz günleri ve kazayı hiç hatırlamıyordum. Hatıralarım hastanede gözlerimi açtığımda teyzemin bana bakışıydı. Ve o bakış hiç değişmedi. Hep acıma ve korku dolu bir şekilde bakardı bana.

Hastaneden çıktığım gün; arabaya doğru yürürken bir yavru kedi dolandı bacaklarıma, sarı turuncu tüyleri olan bir kediydi. Biraz okşadıktan sonra yoluma devam etmek istedim. Ama kedi peşimden gelmeye devam ediyordu. Teyzeme baktım ama o benden çok kediye bakıyordu. Aniden kafasını enişteme döndü, kısa bir süre bakıştılar. Sonra bana dönüp "İstiyorsan alabiliriz." dedi. Hemen kucağıma aldım arabaya bindim.

Çok fazla sessiz kalmış olmalıyım ki Eva yavaşça elime dokundu. Archie'den ses çıkmadığı için konuşma ihtiyacı hissettim.

"Evet çok iyi hatırlıyorum."

"O zamandan beri hiç yanından ayrılmadı değil mi?"

"Hayır."

"En kötü anlarında hep yanındaydı, sanki seni hissediyormuş gibi değil mi? Hatta bir çok arkadaşına insan gibi olduğunu söyledin."

Bunları nerden bildiği hakkında en ufak fikrim yoktu ama hepsi gerçekti. Bir insan gibi her halimi anlıyor ve diğer kediler gibi sıkıldığında tırmalamak yerine elimi itmeyi tercih ediyordu. Kedisi olan bir çok arkadaşım bu yüzden Oswald'a bayılıyordu.

"Evet öyleydi ama bunları sen nerden biliyorsun?Yani Nasıl bu kadar bilgi sahibisin kedim hakkında? Gerçekten neler olduğunu anlamıyorum artık iki sıradan hırsız evime geldi diye düşünüyordum, şuan ne düşüneceğimi bile bilmiyorum."

"Claire canım lütfen biraz daha sabret, birazdan inanılması en güç olanı anlatacak sana Archie. Onu duyduktan sonra diğerine anlaman daha kolay olacak. Ama şimdi lütfen sabret."

"Peki dinliyorum. Ama size inanacağımı hiç düşünmüyorum."

"Şimdiden bu kadar emin olmayın küçük hanım. Kedin hakkında çok şey biliyorum çünkü o benim."

İşte bu çok komikti. Hırsız olmalarının yanında birde delilerdi ki bu onları daha çok tehlikeli yapıyordu. Ne yapmam, nasıl davranmam gerektiğini kestiremiyordum ama dayanamayıp kahkaha attım. İkiside kahkahamdan rahatsız olmuş gibi baktılar yüzüme.

"Neden öyle bakıyorsunuz?Buna inanacağımı falan mı düşünüyordunuz cidden? Yani bu şekilde mi kurtulacaktınız?"

"Claire, Archie doğru söylüyor, biliyorum inanılması çok güç ama bu gerçek."

"Eva, Claire haklı izin ver ona göstereyim."

"Ne gösteriyorsunuz bana? Ne yapacaksınız öldürecek misiniz?"

Korkmaya başladım, bana burda bişey yapsalar kimsenin ruhu duymaz. Ve deli olduklarınızda hesaba katarsak kesinlikle birşey yapacaklar.

"Archie ona göstermene izin veremem. Biliyorum, ben gittikten sonrada gösterebilirsin ama buna hazır değil."

"Eva, yine mi unutturacağız? 17 yıllık ömrünün 7 senesini hatırlamaması gerçekten kötü değil mi?"

"Tamam anlıyorum. Ne yapmak istiyorsan yap."

"Bi saniye bi saniye siz benim 7 yaşıma kadar olan hiç bir olayı hatırlamadığımı nerden biliyorsunuz?"

"Bunu daha sonra anlatırım şimdi beni izle lütfen."

O kadar yakışıklıydı ki sadece onun için bile bu saçmalığa katlanıyor olabilirdim. Her anlamda yakışıklı bir erkekti, bu kadar yakışıklı olması onun deli ve hırsız olduğunu değiştirmiyordu ama, dur bi dakika vücudu parlamaya başlamıştı. Her yanından mavi ışıklar çıkıyordu. Vücudu tamamen mavi ışıklarla çevrilirken boyutlarda yavaş yavaş küçülüyordu. Işık artık oturduğu sandalyenin üzerinde küçük bir top gibiydi. Benim gibi şaşırdı mı diye Eva'ya baktım ama o ışık yerine dikkatle bana bakıyordu. Sanki vereceğim tepkiyi ölçmeye çalışıyordu. Sonra çok tanıdık bir ses duydum Archie'nin oturduğu yerden.

"Miyauvvvv"

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.