İçeriğe geç

Amortentia - Sirius Black

Bölüm 1 · 6 dk okuma

Amortentia - Sirius Black

Bölüm 1

1.Bölüm

*\ Lumos /*

Slytherin'in kızlar yatakhanesindeki bir grup kız, kendi aralarında gülüp eğleniyorlardı. 6. sınıfın ilk haftasında kaymak birası içip sohbet ediyorlar ve yaz tatilinin değerlendirmesini yapıyorlardı.

Bunu her yılın başlangıcı yaparlardı. Bavulları yarım yamalak açılmış bir şekilde durur, dört yatağın ortasındaki halının üzerine içecek ve yiyecekleri sererek zaten dağınık olan odayı daha da karman çorman hale getirirlerdi.

Bu dört kız, yakın arkadaş sayılırlardı. Sayılırlardı, çünkü sarışın kız genel olarak kendini onların aralarına ait hissedemezdi. Yıllardır öyle hissetmek için elinden geleni yapmıştı.

Lisa Cooper, safkan bir ailenin kızıydı. Tüm ailesinin bir Hufflepuff olması, seçmen şapka Slytherin! diye bağırdığında kendisinde ve ailesinde büyük bir şok etkisi yaratmıştı.

İlk başta bunun bir hata olduğunu ve yıllarca Slytherin'de ne yapacağını düşünüp durmuştu. İlk senesinin, ilk haftası gizlice ağladığını bile hatırlıyordu.

Ama zaman geçtikçe, Slytherin'e ait olduğunu fark etmişti. Şimdi bu binayı bir aile olarak görüyordu. Elbette sinirlerini bozan kişiler vardı. Yakın arkadaşları onun onaylamayacağı türden davranışlar sergilese bile hep onların arkalarını toplamakla yükümlüydü.

Bazı zamanlar, gerçek bir Slytherin olmadığını hissediyordu. Sanki Hufflepuff'da olmalıymışta, yanlışlıkla buraya konmuş gibi düşünceler hâlâ aklında dolanıyordu.

"Merlin! Onunla öpüştüğüne inanamıyorum!" dedi Anna kahkaha atarken. Gerçekten gürültülü bir gülüşe sahipti,

Olivia'nın sırıtışı büyüdü. "Bir hataydı sadece."

"Sana pek hataymış gibi gelmiyor sanki." dedi Lisa onun sırıtışına bakarak.

Donna, Lisa'nın eğlenen suratına baktı ve muzipçe gülümsedi. "Peki sen, Lisa? Hiç hata olduğunu düşündüğün bir öpüşme yaşadın mı?"

Yatakhanedeki kızların hepsi sessizleşirken bakışlar Lisa'ya döndü.

"Ya da... sorumu şöyle mi sormalıydım..." Donna şeytanlık dürtüsünü bastırmaya uğraşmadı bile. "...daha önce hiç öpüştün mü?"

Lisa gözlerini kısarak ona baktı. "Sen hiç daha önce aptalca davranmayı bıraktın mı?"

"Hepimiz senin James Potter'ı öpmek istediğini biliyoruz Lisa." dedi Donna. "İnkar etme."

"James Potter mı?" Lisa yüzünü buruşturdu. "O aptal Gryffindor ile mi? İyice saçmaladın."

"Bence o senden daha iyi olduğu için böyle söylüyorsun. Sonuçta sana bakmaz."

Lisa'nın içinde Donna'ya karşı bir öfke oluştu. Donna hep insanları sinir etmeye programlanmış gibiydi.

Donna Grey sizinle iyi geçindiği zamanlar hayat cennet gibi olurdu. Sizi kollar, dedikodusunu paylaşır, eğlenirdiniz. Ama bazı zamanlar sanki şeytani bir dürtüye sahip oluyordu ve sizi kötü hissettirmek için elinden geleni yapıyordu.

Donna, birkaç saniye düşünüyormuş gibi yaptı. "Bir aşk iksiri içse bile seni öpmez."

Olivia'nın gözleri büyüdü. "Bunlar büyük laflar."

"Büyük, ve doğru laflar." diye ekledi Donna.

"Eğlenceli bir akşamın içine nasıl edileceğini çok iyi biliyorsun." dedi Lisa ayağa kalkarken. Yeşil perdeli yatağına ilerledi ve örtüsünün üstüne oturdu.

"Lisa Cooper... sana meydan okuyorum." diye konuştu Donna.

"Ah hayır..." Anna kafasını sağa sola salladı. "...meydan okumalar için büyüdüğümüzü sanıyordum."

Slytherin'lerin aralarında olan bu meydan okuma bir gelenek haline gelmişti. Biri, birine meydan okuduğunda eğer başarısız olursa tüm yıl alay konusu olurdu. Oyunun bazı kuralları bile vardı.

Bu işi ciddiye alıyorlardı.

Mesela, bir Profesör'e veya Slytherin hariç başka binaya ait birine meydan okunmadan asla bahsedemezdiniz. Ya da, biri sana meydan okuduğunda bunun saçma bir kavgaya dönüşmemesi için karşılık olarak aynı şeyi ona yaptıramazdınız. Ve ayrıca aynı kişiye meydan okumak için de 30 günün geçmesini beklemeliydiniz.

Bu küçükken eğlenceli olurdu. Başta Kanlı Baron olmak üzere hayaletleri ve tabloları rahatsız ederler, başka öğrencilere ya da profesörlere şakalar yaparlardı.

Kendi aralarında eğlenmenin bir yoluydu bu sadece. Ama Donna Grey bunu nasıl kötü bir yolla kullanacağını fark etmişti.

Donna, odadaki kızlara baktı ve konuştu, "Bir aşk iksirini Gryffindor'lunun içmesini sağlayacaksın."

Lisa onun suratına boş boş baktı. Bir anda büyük bir kahkaha patlattığında gülme krizine girdi. Ama Donna ona tüm ciddiyeti ile bakıyordu. Lisa'nın gülmesi kesildiğinde kaşlarını çattı. "Sen ciddisin."

"Evet."

"Ve ayrıca delisin! Böyle bir şey asla yapmam." dedi Lisa sesini yükseltirken.

Donna omuzlarını silkti. "Sen bilirsin." O da ayağa kalktı ve kendi yatağına yürüdü. "Yoksa tüm senen zehir gibi geçer." Yorganını kaldırdı ve yatağına rahatça yattı.

Anna ve Olivia birbirlerine tedirgin bakışlar attılar ve sessizce etraftaki bardak ve şekerleme çöplerini topladılar.

Lisa yavaşça kafasını yastığına koydu. Yatakhanedeki ışıklar sönüp içerisi kapkaranlık olduğunda tekrar konuştu. "Bunu asla yapmayacağım Donna. Küçük çocuk değiliz. Meydan okuma artık bir saçmalık."

Donna, gözleri kapalı bir şekildeyken sırıttı. "Oyunun kurallarını ben koymuyorum."

*\ /*

Ertesi gün, iksir dersine kadar Lisa Donna'nın suratına bile bakmadı. Kendisinin ona gerçekten sinirlendiğini anlar ve gelir özür diler diye umut etti. Ama hiç düşündüğü gibi olmamıştı.

İksir sınıfına girdiğinde etrafına bakındı ve Donna'nın yanının boş olduğunu gördü. Ama oraya oturmayı hiç düşünmedi bile. Diğer boş yer olan Severus'un yanına oturuverdi. Snape, genel olarak birkaç kişiyle takılırdı ama onlar da bir üst sınıf ya da bir alt sınıf oldukları için dersliklerde tek olurdu.

Bu ders, Gryffindor ile ortak dersleriydi. James Potter ve arkadaşlarına bakmaktan kaçınarak Snape'e döndü.

"Selam Severus." Lisa gülümsemeye çalıştı.

"Selam."

"Yaz tatilin nasıldı?" diye sordu Lisa. Snape pek konuşkan değildi ve Lisa'ya da hiçbir zaman zararı dokunmazdı. Birkaç kere onu James Potter'ın elinden kurtardığı olmuştu. Bu yüzden Snape'de ondan nefret etmezdi.

"Aynı. Senin?"

Lisa omuz silkerken kitaplarını açtı. "Aynı."

Snape kafasını çevirip Donna'ya baktı. "Yine ne yaptı?" diye sordu anlayarak.

Lisa'da onun baktığı yere doğru baktı. Donna birkaç öğrenci ile konuşuyordu. Tekrar Snape'e döndü.

"Bana meydan okudu."

Snape'in kaşları hafifçe havaya kalktı. "Ne konuda?"

Lisa dikkatle onun suratına baktı. Severus'un hep iyi sır saklayabileceğini düşünmüştü ama daha önce ona hiç bir sır vermemişti.

"Ama aramızda kalacak."

"Söz."

Lisa, Snape'e doğru eğildi ve kısık sesle konuştu, "James Potter'a bir aşk iksiri vermek."

Snape hafifçe sırıttı. "Peki yapacak mısın?"

Lisa ondan uzaklaştı ve arkasına yaslandı. "Tabii ki de hayır."

Profesör içeri girerken herkes sessizleşti ve Snape ile Lisa'nın da sohbetleri son buldu. Dersin geri kalanında yeni bir iksir üzerinde çalışarak geçirdiler.

Dersin sonunda ortalık temizlenip çantalar toplandığında, Snape elindeki kitabını yere düşürdü. Tam eğilip almak üzereyken, bir ayak buna engel oldu.

Snape kafasını kaldırıp baktığında James'i gördü. "Çek ayağını."

"Biraz daha yalvarırsan... belki." James eğlenerek güldü.

Lisa gözlerini kısarak ona baktı. Potter yine ona göre ahmaklık peşindeydi.

"Senin kadar aptal birini tanımadım Potter." dedi Snape sinirle. "Çekil şurdan."

"Tabii... eğer bağcıklarımı bağlarsan... sümsükus."

"Zorbalığı kes Potter." dedi Lisa dayanamayarak. Onlara yaklaştı ve ayağının altındaki kitaba baktı. "Bu senin için bile çok aşağılayıcı bir şey. Bir kitaba zarar veriyorsun!"

"Ah Cooper... senin Slytherin'de olduğunu tamamen unutmuşum. Cübben olmasa hatırlayamayacaktım." dedi James. Sınıftan henüz çıkmayan birkaç öğrenci, James'in söylediği şeye alayla güldü.

Lisa, bir Slytherin olmaması gerektiğine dair yıllarca insanlardan çok laf duymuştu. Ve bu onun hem sinirine, hem de duygularına dokunuyordu. Ne olursa olsun, Slytherin'de olmaktan hep gurur duyuyordu.

James alayla konuşmaya devam etti, "Seçmen Şapka'nın bile hata yapabileceğini kanıtladığın için sağ ol."

Lisa kaşlarını olabildiğince çattı. "Sırf insanlara zorbalık yapmayı sevmediğim için konuşmak kolay olmalı. Ama biliyor musun Potter, sen böyle yapmaya devam ettiğin için asla Lily çiçeğine kavuşamayacaksın."

Ama Lisa Cooper, James Potter'ı nereden vuracağını çok iyi biliyordu.

James'in suratı düşerken; hemen yanına yaklaşan Sirius Black, arkadaşını dürterek ayağını çekmesini işaret etti. James onun dediğine uyarak ayağını kitabın üstünden çekti.

Lisa ve Sirius, aynı anda kitabı almak için eğildiler. İkisi de iksir kitabını tuttuklarında, Lisa sinirle onun elinden çekti.

Sirius, arkadaşını kolundan tuttu ve iksir sınıfından çıkarttı. Lisa'nın içinde bir kızgınlık ateşi büyürken, James'in arkasından bir lanet yollamamak için zor durdu.

"Bunu yapmana gerek yoktu Lisa." dedi Snape kitabını ondan alırken. "Ama... sağ ol."

"Önemi yok."

Snape'de sınıftan çıkarken içeride kalan Donna, Lisa'ya doğru yaklaştı. Sarışın kız, arkadaşına doğru döndü.

"Aşk iksirini nereden bulacağız?"

*\ /*

Bölüm sonu

3 yorum