İçeriğe geç

Amber Kokusu 1977

Bölüm 7 · 4 dk okuma

Amber Kokusu 1977

Bölüm 7

7.

Büyük konağın salonunda üzerimdeki 40 yıllık gelinlikle oturuyordum.. başımda duvağım parmağımda yüzüğüm.. çok garipti herşey.. mutlu bir hayatım olacağını sanıyordum hayalini kurduğum düğün hayatı yaşamayı öylesine isterdim ki.. akan yaşlarımı sildiğimde kapıdan giren abim çarptı gözlerime hızlıca ayağa kalktığımda kollarımı boynuna sardım. "Abi.." Boranın yanında olduğu için kuşağımı bağlamamıştı babamların ona olan öfkesini hissediyorum ama elimden gelen hiç bir şey yoktu. " Narin'im.." saçlarımı okşadında daha çok aktı yaşlarım.. yavaşça geri çekildiğini koltuğa oturup gözlerine parıltıyla baktım. " Gözlerin bir o itten haber olduğunda parlıyor.." dediğinde gülümsedim dün akşamı kast ediyordu.. elimin tersi ile yaşlarımı silip onu dinledim.. " Gittim ama buradaki cezaevlerinde yoktu Ankara'ya aldırmışlar.. " dediğinde yutkunamadım bile boğazıma oturan yumru ile nefesi almakta zorlanıyordum.. nasıl olabilir böyle bir şey aynı şehirde nefes alamıyormuyduk.. " Ama sana bunu bırakmış gizlice verdi oradaki temizlikçi." Cebinden çıkardığı mektubu uzattığında parmaklarım sardı onu.. kafamı kaldırdığımda kapıdaki gölgeyi fark etmem ile mektubu gelinliğimin iç kısmına hızlıca sıkıştırdım. " Gelin hanım odanız hazır sizi alalım." Abimin yardımı ile ayağa kalktığımda gözlerime igrenti ile bakan çalışana kafamı sallamıştım herkes beni hor görüyordu.. abime döndüğümde dolu gözleri ile karşılaştım. " Yemeğini ye güçlü ol seni buradan çıkaracağım küçüğüm.." dediğinde sarıldım ona sıkıca ben artık buraya tutsaktım..kim bilir ne zaman çıkacağım..Geri çekildiğimde yavaşça salondan çıkıp çalışanların beni yönlendirdiği odaya ilerledim..Odaya girdiğimde gözüme çarpan beyaz çarşaflarla kaplı yatak olmuştu.. kapıyı üzerime kapatıp ilerdeki koltuğa ilerleyip oturmuştum.. gözlerim odada dolaştığında hissettiğim yabancılık kadar yakın bir şey yoktu.Sıkıştırdığım yerden mektubu çıkardığımda titrek eller ile okudum yazılanları.. " Öyle Uzaktan Seviyorum Seni! Kokunu alamadan, Boynuna sarılamadan. Yüzüne dokunamadan. Sadece seviyorum! Öyle uzaktan seviyorum seni!Elini tutmadan. Yüreğine dokunmadan. Gözlerinde dalıp dalıp gitmeden. Şu üç günlük sevdalara inat, Serserice değil adam gibi seviyorum. Öyle uzaktan seviyorum seni, Yanaklarına sızan iki damla yaşını silmeden.En çılgın kahkahalarına ortak olmadan. En sevdiğin şarkıyı beraber mırıldanmadan. Öyle uzaktan seviyorum seni! Sana söylemek istediğim her kelimeyi, Dilimde parçalayarak seviyorum. Damla damla dökülürken kelimelerim, Masum beyaz bir kağıtta seviyorum." Kağıda akan yaşlarımı sildiğimde iç çektim.. bu satırlar öylesine özelki benim için.. Bu şiir bana ilk okuduğu şiir o zamanlar yan yanaydık birlikteydik kokusunu soluyup sevgisini hissediyordum.. gözlerimdeki yaşlarımı sildiğimde kalan satırları okudum içimdeki özlemle. " Seni özledim amber kokulum aslında özlemek doğru sözcük değil burnumda tüttün demeliyim.. Bunları okurken ağladığını biliyorum sil yaşlarını.. ben iyiyim aklın kalmasın burası yanın kadar sıcak değil ama idare eder kokun kadar büyüleyici değil ama idare edilir.. seni zorlayacaklarını biliyorum kaç buralardan uzaklara beni unut sadece hayatını kurtar buradayken seni alıp götürmediğime her güne lânet ediyorum.. eğer bir gün tekrar gözlerim gözlerine değerse bil ki seni oradan çekip çıkaracağım günün başlangıçıdır. Yanında değilim ama kalbindeyim Seni seviyorum Narinim..seni seviyorum amber kokulum.." Kaç kaçış kaldı bilmiyorum ama inanıyorum ki bizi bekleyen bir bahar var.. inanıyorum ki o bir gün yanımda nefes alacak.. kapının çalış sesini duyduğumda hızla mektubu getirdikleri çantamın içerisine sakladım.. yaşlarımı sildiğimde boğazımı temizlemiştim benim göz yaşlarım sadece o mektupta.. " Gel." Dediğimde içeri Esat girmişti. Oturduğum koltuğa iyice sinerken kollarımı bedenime sardım. Adımlayıp karşımdaki yatağa oturduğunda kravatını gevşetmişti..bir kaç dakika öylece oturmuştuk bir şey söylemiyordu bende söylemesini istemiyordum zaten. Derin bir nefes içime çektiğimde kafamı geriye yasaldım. " Seni ilk tarlada görmüştüm, toprağı çapalıyordun." Sesini duyduğumda gözlerine bakındım. Neden anlatıyorki bende bir etki bırakmak mı istiyor. Sesiz kaldığımda devam etmişti cümlesine. " Öyle öyle sen fark etmezende devamlı geliyordum, seni Bora ile gizli gizli buluşmalarınıda görüyordum sonra anneme anlattım rızası yoktu tabi ama günden güne iyice bağlandım sana.. gerisini biliyorsun zaten." Ne kadar kısa anlattı beni kendisini... Bir kaç satır sadece.. bunların benim için bir önemi yoktu. Kalbimde bir heyecanda yaratmamıştı. Gelinliğin beni rahatsız eden bölgelerini çekiştirdiğimde ayağa kalktım, bavulumdan kıyafetlerimi çıkardığımda odadaki giyinmek için ayrılan tarafa geçmiştim perdeyi çektiğimde hızlıca üzerime bir pantolon bluz geçirmiştim. Odaya geri döndüğümde gelinliği yavaşça yatağın üzerine sermiştim.. " Annene götürebilirsin nasıl olsa her şey bitti." Dediğimde yerime geçmek için atarken kolumdan tutup geri çekmişti. " Her şey daha yeni başlıyor Narin o koltukta uyumaya kalkma ." Öfkeme yenilip gülmüştüm. Her istediği oluyordu onun yüzünden kendimden vazgeçtim hayla pişkince zırvalıyordu. Kolumu parmakları arasından çektiğimde yüzüne sinirle parmaklarımı geçirdim. Kendime hakim olmam gerekiyordu ama olamazdım bana attığı o iki tokatın hesabıydı bu. Yüzü yana eğildiğinde şaşkınlıkla bir kaç saniye kalakalmıştı. " Elin ağırmış." Alayla söylediğine bir şey diyememiştim ne diyebilirim ki koltuğa geçip otururken iğrenç bakışları üzerimde gezindi.. aklım hayla mektupda idi.. özlemek doğru sözcük değil burnumda tüttün demeliyim.. Sevgisini hissediyordum ve onu benim yüzümden orada olması gerçeği içime sıkıntıyı işliyordu. Kahve harelerim Esat'ın yeşil gözlerine deyindi Bora gibi saçları siyahtı boyu benden bir iki santim uzundu sadece ve sanırım mühendis gibi bir şeydi yada başka bir şeydi. Kafamı geriye yasladığımda gözlerim kapandı.. bir zamanlar Bora ile Ispartanın merkezine giderdik oradaki zamanlarımızı hatırlıyorumda ne kadar güzel di bana aldığı hediyelerin hepsini saklardım hayla yatağımın altındadır umarım... Acaba mektupta kaldığı cezaevinin adresi yazıyormuydu yarın abimden öğrenip ona mektup yazacağım..onu unuttuğumu sanmasın.. ***

Yorumunu ve oyunu bekliyorum 🎀

Bölüm sonu

4 yorum

  • Esat'ta ama karaktersizmiş narinin attı o tokat'ta narinin içine ben girdim sanırı ama geri çıktım galiba çünkü ben olsa 1 tokatla değil saç saça baş başa ben onu bir güzel topuklu ayakkabımla dövedim