Owen Diana

Moon Amaris
𝘈𝘮𝘢𝘳𝘪𝘴'𝘪𝘯 𝘢𝘨𝘻ı𝘯𝘥𝘢𝘯...
Küçükken babamın aile bireylerine olan bağırışlarını duymamak için altına saklandığım yorganın annem öldüğünde bana ev sahipliği yapacağı aklıma gelmezdi.Sofia'nın babamdan korktuğum zamanlarda saçlarımı okşayarak, beni rahatlatmak için şarkı söyleyişi bu sefer yabancı geliyordu.Çünkü böyle zamanlarda Sofia bana her şeyin yakın zamanda sona ereceğini söylerdi, ve öyle olurdu da.Fakat şuan aynı şeyi söyleyemeyecekti.Annem bidaha asla aramızda olamayacaktı.
Yatağımın içinde, yorganın altında büzüşmüş bir şekilde yatarken Sofia da saçlarımı okşuyordu.Teselli etmiyordu, bu acının sona ereceğini söylemiyordu veya her zamanki gibi güvende hissetmem için annemi çağırmıyordu.Ama şuan sadece yanımda olması bile yetiyordu.Sofia benim ikinci annemdi.Onu o kadar çok seviyordum ki.40 lı yaşlarda,yaşlı bir kadındı fakat benimle her zaman oyunlar oynamış ve arkadaşım olmuştu.Gözlerim kan çanağına dönmüş bir şekilde annemi düşünürken Sofia'nın iç çekişini duydum.Ardından ayağa kalkarken oturduğu sandalyenin gıcırtısını.İki gündür altından çıkmadığım yorganı hışımla kenara attıktan sonra yatağımda doğrulup Sofia'nın gitmek üzere olan bileğini kavradım.
"Nereye gidiyorsun? "
Sofia arkasını dönüp anlamamış gözlerle bana baktı.Sanki çok acayip birşey söylemişim gibi davranıyordu.Acımın etkisiyle saçma sapan birşey mi söylemiştim?.O an söylediklerimi gözden geçirdim.Hayır, saçma birşey söylememiştim.Sofia böyle zamanlarda ben yeterince iyi olana kadar asla yanımdan ayrılmazdı.Şuan bunu garipsemem normaldi.
"Majesteleri, size söylemiştik, babanız kraliçe'nin ölümünden önce burada olan tüm hizmetlileri kovdu, yerimize başkaları gelecek"
"Ne?"
Bana bundan daha önce hiç bahsedilmemişti.Hiç kimse gelipte neler olacağını söylememişti.Hiç kimse gelip bana fikrimi sormamıştı.
"Bana böyle bir şeyden söz edilmedi" Sesim titriyordu.
"Şey majesteleri, size bu söylenirken iyi değildiniz.Annenizin acısıyla kendinizi dış dünyaya kapatmıştınız.Birkaç hizmetlarla beraber gelip size bunu söylediğim zaman çok kolay bir şekilde onayladığınızda ben çok şaşırmıştım fakat sanırım o sırada söylenenleri anlamamıştınız"
Sofia'nın bileklerini tutan parmaklarım teker teker çözülürken babamın daha ne kadar ileri gidebileceğini düşündüm.Bana acı çektirmek istiyordu.Sofia'ya ne kadar bağlı olduğumu biliyordu bu yüzden tüm hizmetlileri kovmuştu.Normalde Sofia'nın gidişine her şekilde engel olacak , arkasından bir ömür ağlayacak olan ben, o zaman güçlü durmaya karar verdim.Babamın istediği bana acı çektirmekti.Ama bu zevki ona tattırmayacaktım.
"Tamam, gidebilirsin" dedim Sofia'ya.İçimden ona sarılıp gitmemesi için yalvarmak geliyordu ama bunu yapmayacaktım.
Sofia bi an bana bakakaldı.Doğrudan gözlerimin içine bakıyordu.Sanki gitme, yanımda kal dememi bekliyormuş gibiydi.Ondan bu kadar kolay vazgeçebileceğime inanmıyormuş gibi bakıyordu gözleri.Doğru, ondan vazgeçemezdim asla bunu bende biliyordum fakat babama inat bunu yapmak zorundaydım.Gözlerimin dolduğunu görmemesi için dönüp yatağıma uzandım.Sofia'nın tarafına ters bir şekilde yattım ve gözyaşlarım yatağın örtüsüyle buluştu.
"Hoşçakal sevgili kızım" konuşurken sesi titriyordu Sofia'nın.Ağlamak üzere olduğunu anlayabilmiştim.Ardından koşar adımlarla odayı terketti ve yalnızlığımla beni baş başa bıraktı.Annemi henüz yeni kaybetmişken, şimdi bir diğer annemi de kaybetmek çok ağır gelmişti.Sofia çıkınca tuttuğum hıçkırıklarım bir anda boşaldı.Ve odayı acı feryatlarım doldurdu.










