İçeriğe geç

Amaris'in Simgeleri

Bölüm 1 · 4 dk okuma

Amaris'in Simgeleri

Bölüm 1

Giriş~Gelecekten Bir Kesit

Hava karanlıktı. Şehir telaşlı insanlarla doluydu. Omuzlarıma doğru gelen rüzgar soğuk ve keskindi. Dışarıda sağanak bir yağmur vardı. Etraftaki bazı insanlar artık ne yapacaklarını düşünüyordu. Diğer insanlar ise yakınlarının yasını tutmaya başlamışlardı bile.

Halk dağılıyor ve ben hiçbir şey yapamıyordum. Yeniliyoruz. Ben ise bu durumu sadece kabulleniyordum. İnsanların bana küçümseyen bakışlarına alışmaya başlamıştım bile.

Hayatta bu gibi durumlarda umudumu kaybettiğim zaman yanımda birileri olurdu. Umudumu kaybetmemem gerektiğini söyleyip beni cesaretlendirirlerdi. Ben de buna inanırdım. Işığımı kaybettiğim zaman başka bir ışık bulabileceğimi düşünürdüm. Ama hayatta bazen farklı olaylar gelişebilir ve bunlar sizin düşüncelerinizi hatta davranışlarınızı bile değiştirebilirdi.

Galiba artık bir ışığım kalmamıştı. Yeni bir ışık aramam gerekiyordu ama yorgundum. Sanırım karanlığa alışmam lazımdı.

Peki şimdi ne olacaktı? Sevdiklerimi kaybettikten sonra hayata tutunmanın ne anlamı vardı? Kötülük iyiliği yendiyse iyi olmanın anlamı neydi? İnsanlar yıpranmış durumdayken bir savaşı daha kaldırabilirler miydi?

Hiçbir şeyden emin değildim. Kararsızlık hiç bu kadar sarsıcı olmamıştı. Hatta sevdiğim bir insan tarafından kazık yemek beni hiç bu kadar yıkmamıştı. Ne ayakta kalabilecek halim vardı ne de güçlü durabilecek. Kafamda dönüp dolaşan tek fikir, intikam almaktı.

Şu anda büyük ihtimalle benim bir şey yapamayacağımı düşünüp diğer krallıklara doğru yol alıyordu. Çünkü ilk olarak halkıma zarar verdi ve büyük hasar gördüler. Onu bir an önce engellemem lazımdı ama halkım perişan durumdaydı. Onları bu durumdayken bırakamazdım.

Bir yandan halkım bir yandan da sevdiğim insanlar. Gerçi engellemeye gitsem bile onu nasıl durdurabilirdim ki. Simgeler şuan onun elindeyken işe yaramazın tekiydim. Ne yüzünü görmek için ne de onunla savaşmak için gücüm vardı.

Ben de sarayın yarı yıkılmış merdivenlerinin sağlam bir tarafında oturdum. Savaştan dolayı çok fazla sağlam yer kalmamıştı.

Yine her zamanki yaptığım gibi gökyüzüne boş gözlerle bakıyordum. Hiçbir şekilde düşünmek istemiyordum. O kadar olaydan sonra bencil bir şekilde sadece orada oturmak istiyordum. Yeteri kadar cömert davrandım zaten diye geçiriyordum içimden. Ama bu durumu kolaylaştırmıyordu.

Kafamda bir şeyleri anlamlaştırmaya çalıştıkça iyice kafam karışıyordu. Nedenini anlayamıyordum. Kafamı yavaşça gökyüzüne doğru kaldırıp yıldızlara baktım. Küçükken yıldızlara bakarken hep içimden geçirdiğim o cümle aklıma geliyor: "Yıldızlardan daha parlak olmak istiyorum."

Ay her zamankinden daha parlaktı. Gözlerimi aya kilitledim. Kendimi bir an aya çok yakın hissettim ve her şeyi o parlaklığıyla düzeltebilirmiş gibi gelmişti. O anda aydan bile daha parlak olmak istiyordum. Gerçi ay, güneşsiz bir hiçti. Güneşi olmadan ay nasıl bu kadar parlayabilirdi?

Düşündüm.

Benim bir güneşim hâlâ var mı diye.

"Kraliçem?" diye seslendi birisi. Hemen yıldızlara bakmayı bırakıp ona baktım. Karşımda bitmiş halde bir çiftçi duruyordu. Karanlıkta suratını pek göremediğim için ilk başta onun kim olduğunu anlayamadım.

"Beni hatırladınız mı? Gerçi benimki de soru. Kusura bakmayın." dedi. Biraz düşündüm ama kafam o kadar doluydu ki bu kadını hatırlayamadım.

"Sorun değil ama sizi hatırlayamadım. Bana kendinizi tanıtır mısınız?" dediğimde kadında biraz da olsa bir tebessüm oluştu.

"Size kendimi tanıtmak benim için bir şereftir. Benim adım Lilith Carney. Bir çiftlikte çalışıyorum. Bir gün siz bizim işlerin nasıl gittiğini görmeye geldiğinizde ben size bir mavi ay bilekliği vermiştim. Bana mavi ay bilekliğinin özelliklerini sormuştunuz. Size özelliklerini anlatırken beni çok dikkatli dinlemiştiniz. Sizin gerçekten çok iyi biri olduğunuzu düşünüyorum. Ayrıca çok da iyi bir yöneticisiniz." dedikten sonra derin bir nefes alıp sözüne devam etti.

"Son olan olaylar yüzünden moraliniz bozuk gibi ama üzülmeyin. Kimse bu krallığı yıkamaz ve yıkmasına da izin vermeyiz. Ayrıca çok da güçlüsünüz. Şu an elinizde simgeniz olmayabilir ama bu içinizde bir gücün olmadığı anlamına gelmez." dedi ve bana çok içten bir gülümseme verdi. Bu gülümseme içimi ısıtmıştı. Ben de ona tebessüm ettim.

Kadın onunla nerede tanıştığımızı anlatınca aklıma kim olduğu gelmişti. Ona dönüp "Sizi hatırladım. Hâlâ bilekliği takıyorum, çok teşekkür ederim." diyip elbisemin kolunu biraz sıyırıp bilekliği gösterdim.

"Bu arada benim hakkımda böyle düşünmeniz beni çok mutlu etti ama simgeler olmadan onu yenmemiz imkansız. Yine de çok sağolun. Halkımızı koruyamadığım için kendimi çok kötü hissediyorum." dedim ve buruk bir tebessüm yer etti yüzümde.

"Acaba bu dört simgeden başka bir simge var mı? Eğer varsa ondan önce simgeyi alırsak bir şansımız daha olabilir." dedi Lilith. Bir an kafamı hayır anlamında sallayacaktım ama aklıma Ay Perisi Amaris geldi. O simgelerin asıl sahibiydi ve belki de o bize yardımcı olabilirdi.

"Çok haklısın, Lilith! Başka simgeler de olabilir. Bunu dile getirdiğin için gerçekten sağol!"dedikten sonra bir anda ayağa kalktım. "Ve evet, galiba bir şansımız daha var." dedikten sonra Amaris'in yanına gitmek için yol aldım ve o an aramızdan çıkan haini yakalamam için bana yeni bir serüven daha başladı.

~Gelecekten bir kısım olduğu için çok uzun tutmadım. Diğer bölümler daha yavaş ve güzel ilerleyecek.~

Bölüm sonu

5 yorum

  • https://discord.com/invite/M2PUn4GY2q Sizi 2500+ üyeye sahip Discord'ta gece gündüz her an aktif sohbet eğlence, kitap, AI sohbet ve resim botları (farklı Chatgpt ve GPT4o botları ile), dil sohbet(Native İngilizlerle), oyun(lol, valorant, mafya, gartic, among us, doğruluk cesaret gibi) temelli "Yazarlar Ansiklopedisi" isimli hep aktif sunucumuza davet ediyoruz. Metin ve ses kanallarında toplu oyunlar oynuyor(mafya, vampir köylü, hikaye devam ettirme, köstebek, doğruluk cesaret), toplu müzik dinliyor, toplu sesli sohbet ediyor ya da dinliyoruz. Sunucuda oyunlardan yana çok sıcak bir arkadaş ortamı vardır ve sunucu tüm saatlerde aktiftir. Eğer yazarsanız sunucuda sizler için hafta içi kitaplarınızın sırayla okunduğu " eleştiri ve destek" turları da vardır.