Sabah uyanır uyanmaz Alen'i aradım.
"Alo,Alen!"
"Efendim?"
"Bana gelecektin?"
"Tamam geleceğim de,nasıl?"
"Ah,haklısın.O zaman evinin adresini bana ver ben seni gelip alayım."
"Olur,ama sana zor olmaz değil mi?"
"Hayır,tabi ki seve seve gelirim."
"O zaman bir saat sonra gelirsin."
"Tamamdır!"
Adresi verdi ve gitmek için üstümü değiştirdim.Parayı da yanıma aldım,alışveriş yaparız diye.Alen'nin evine gittim ve genç bir kadın kapıyı açtı.Alen geldi ve çıktık.
"Alen kapıyı açan annen miydi?"
"Hayır,o çalışanımız.Benim işlerine yardımcı oluyor."
"Annen neredeydi peki?"
"Annemi bu sabah duyamadım.Yani bana seslenmedi ve yanıma gelmediği için yoktur diye düşündüm aslında."
Dedi Alen.Biraz garipsedim açıkçası,anlam veremedim yani.Aslinda haklı başka nasıl anlayabilir ki?...Her neyse.Markete gittik ve alışveriş yaptık.Sonrasinda koşa koşa eve gittik,çünkü yağmura yakalandık.Posetleri yere bıraktım ve Alen'e giysi vermeyi teklif ettim.Üst kafa çıktık ve odama girdik.Ustune giyebilecegi şeyler verdim.Yardim isteyip istemediğini sordum ve bana "kendim giyebiliyorum,teşekkür ederim" dedi.Tamam dedim ve ben de üstüme alıp çıktım.Alen aşağı indi ve mutfağa gittik.
"Aciktin mi?"
"Evet!"
"Bende!"
Ve başladık...
"Ne yiyelim?"
"Pizza yapalım!"
"Olur!"
"Şey, yapmayı biliyor musun Alen?"
"Hayır,yani ne olduğunu ve nasıl yapıldığını biliyorum ama ben yapamam..."
"Ben yaparım.Sende nasıl yapıldığını söylersin."
"Tamamdır!"
Ve yapmaya başladık...
