I. Bölüm
Çok soğuk bir kış günüydü, Garip olmamakla beraber Gözleri Simsiyah bir geceyi anımsatıyordu
Yavaşça sordu; Gerçekten beni seviyor musun ? Dedi.
Aybüke;- “Tabikide saçmalama Ilgaz seni çok seviyorum”.
Ilgaz;- “Bende öyle düşünüyordum zaten” , Diyerek ayağa kalktı, kapıya doğru yöneldi ayakkabılarını giyindi, üzerini örten ceketinin bir düğmesini açarak kontrol etti.
Aybüke sordu; - Nereye gidiyorsun Ilgaz ?
Ilgaz; - “Bilmiyorum kafam bozuldu. Biraz yalnız kalmam lazım” dedi, Yavaşça merdivenlerden indi.
Aybüke kapıyı kapattı.
Bütün şehrin gözünde, Aslında Ilgaz toplumdan uzak yerlerde zamanını geçiren ve sessizce kuytu köşelerde, tenha yerlerde bütün insanlardan uzakta yaşayan narsist bir kişilikti. Bu konuya en yakından şahit olmuş kişi Aybüke’ydi fakat Ilgaz hiçbir zaman Aybüke’den uzak kalmak istemezdi. Hatta bütün herkesten uzaklaşırken bile Aybüke’nin yanında dururdu. Aybüke kendi kendine düşündü;” Olmuyor bence böyle gitmiyor. İkimizde birbirimizi heba ediyoruz yürüdüğümüz bu yollarda, Ben onunla her sorunu çözmek istiyorum ama o benden bu günlerde daha çok uzaklaşıyor” dedi.
Ilgaz’a dönecek olursak onun durumu hiç içler açıcı değil.( Yavaşça yükseklere doğru yürümeye başladı bir anda aniden gelen bir tebessümün içinde buldu kendini.) –“Yıllardır bu hayalimi gerçekleştirmek için gizli gizli gecemi Gündüzüme kattım , herkes beni ruhsuz zannediyor biliyorum ama bu ön yargıyı kırmam gerek artık.
Aslında toplumdan uzak kalmak mental olarak rahatlık veriyor bazılarına ,bazılarıda yalnızlıklarından sürekli toplum içindeler.
Ilgaz bunları düşünürken Aybüke gitmek için bavulunu hazırlıyordu. Ilgaz içinde pırpır eden kelebekler eşliğinde hızlı adımlarla apartman dairesine geldi dış kapıyı var gücüyle açtı apartmandan içeri girdi merdivenlerden hızlı adımlarla
Çıkageldi kapıya vurdu.
Aybüke bavulunu toplarken gelen kapı sesi bu yolculuğun yarıda kalacağına isabet ediyordu, Sakince bir iç çekti.
Komşu olabilirdi veyahut bir kapıcı, ama Ilgaz’ın kapıda olduğunu tahmin edemeyecek kadar üzgün ve bıkkındı. Kapıyı yavaşça açtığında karşısında Ilgaz’ı gördü.
Ilgaz;-Beni içeri almayacak mısın ?
Aybüke;- “Saçmalamaya devam ediyorsun Ilgaz burası senin evin” diyerek Ilgaz’ı içeri aldı. Hızlı adımlarla odasındaki bavulunu aldı ve odadan çıktı.
Ilgaz’ın yüzündeki o tebessüm edermişçesine bakan gülümseyiş yerine gelen bir acı şaşkınlıktan ibaretti.