İçeriğe geç

Altın Çağ Soygunları

Bölüm 1 · 2 dk okuma

Altın Çağ Soygunları

Bölüm 1

1. Bölüm: Soyguncular Efsanesi

"Günler, ayların; aylar, yılların üstüne biner.

İnsanoğlu, fıtratının gerektirdiğini yapar.

İçinde oldukları bolluk yeni bir çağ başlatır.

Gümüş Çağ'dayız, derler kendilerine.

Doymazlar ve daha iyisini getireceklerine söz verirler.

İnsanlık her gün biraz daha gelişir,

Bir öncekinin üstüne koyar.

Ta ki üst üste koyduğu kuleler kendi boyunu aşana kadar.

Olmaması gereken olur; insanoğlu yine kendi küpüne zarar verir.

Biricik doğasını bozar, maddeye hükmeder.

Doyumsuz insan, zaten elinde olan gücün fazlasını ister.

Hatasından dönmek yerine her gün aynı hatayı irdeler.

İşte o zaman insanlık yine kendi içinde ikiye bölünür.

Burjuvalar ve Elamenterler.

Elamenterler, Burjuvalar'ın biricik eseri.

Kendilerine güç verenlere itaat etmeyenler.

Burjuvalar, akıllara ırak teknolojinin efendisi.

Kendi elleriyle yaptıklarına düşman kesilenler.

İnsan, sayısı arttıkça canı kıymetsizleşir.

Doğa kendine dönmek ister.

Burjuvalar'ın sonunu getirecek Elamenterler doğar.

Burjuvalar için değersiz insanın değiştiğini görmek,

Ellerine verilen yeni oyuncak demek.

Kendinden farklı doğanları sahiplenip, “benim” der.

Her şey onlarındı, onlara baş kaldırana dek.

Her Burjuva bir Elamenter olmak ister.

Esir ettiği her Elamenter'ın canını acıtır.

Güce olan doyumsuzlukları işkenceleri katlandırır.

Her Elamenter doğmamış olmak ister.

Zor işte karın tokluğuna ezilerek çalışır.

Bir laboratuvarda oyuncak gibi ömür geçirerek yaşlanır.

Ta ki bir gün oyuncak yerine oynayan olmak isteyene kadar.

İşte bu şekilde bir savaş başladı.

Herkes kuklacı olmak istedi.

Kukla olduğunu görene kadar.

İnsan yine kendi sonunu getirecek.

Beklenen kıyamet kopacaktı.

İki mükemmel ırk intikam peşinde koştu.

Doğanın verdiği güce karşı,

İnsan yapımı silahlar savaştı.

Kazananı olmayan bu savaşta, savaş meydanı yenildi.

Beklenen kıyamet koptu.

İnsanlar yeryüzünde yaşayamayacağını anlayınca yer altı sığınaklarına indiler.

Kendi elleriyle verdikleri zararı, doğanın tamir etmesini beklediler.

İhtiyaç duyunca düşmandan kardeş oldu.

Olmaması gereken yine oldu; iki ırk el ele verdi.

Zamanın ve mekânın ötesine geçecek o üç taşı yaptılar.

Birbirlerine destek olunca o üç mükemmel taş bulundu.

Rivayet Taşı, Parazit Taşı ve Zaman Taşı.

Taşlar bir arada sadece bir kere kullanıldı, yeryüzü tekrar yaşanabilir oldu.

İnsanlar yer altından çıktılar.

Bu yeni gücü kimse kontrol edemedi ve taşlar birbirinden ayrıldı.

İhanetler birbirini kovaladı, üç taş yolunu kaybetti.

Her geçen gün daha güçlüler.

Bu sefer bir araya geldiklerinde bir çağ kapanıp yeni bir çağ başlayacak.

Onlar bahtsız sahiplerini bekliyor.

Kendilerine denk olmayana tahammülleri yok.

Üç taştan biri bile kıyameti getirebilir, yeter ki ait olduğu kişide olsun.

Üç taş bir aradayken kıyamet sizin köleniz olur.

Geç kalmayın."

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.