İçeriğe geç

Altın Çağ

Bölüm 16 · 5 dk okuma

Altın Çağ

Bölüm 16

B. 16

Çisem: Senin pamuk kalbini seveyim çocuk... Çok kıymetli bu yaptığın... Umay Sultan: Buyruk Sultan'ımındır. Her üç dileğide tarafımzdan kabul oldu. Kutlu olsun! Üç dilek dediniz validem, tek bir muradımı ilettim. Umay Sultan: ilki o cariye dir, ikincisi Çisem Sultan'ın evliliği, üçüncüsü ise sima ve Yezit tez düğün dernek kurulsun! _______________________________________Sima, şimdi sen gitmiyceksin dimi? Sözün söz! Sima: Sultanım, sizi veliaht şehzademi bırakıp nasıl gideyim? Hem bir emriniz yeter beni burda tutmaya, bu endişe niye? Yok! Seni zorla tutmam ki, kıyamam sana... Gözleri dolmuştu yine Anu Ecemin. İçli içli nefes alıyorken Nam Şin girdi içeriye. Ay yüzlüm, canın mı acıyor? Sima kalfa nesi var sultanımın? Hızlıca kucağına almıştı. Öpüyor seviyordu eşini. Sima: Benim Sultanımı bırakmayacağıma bir türlü ikna olmazlar Han'ım. Yok oldum, valla bak oldum Sima. Sen bana yoldaş oldun korkarım işte. Hımmm evlendirmiyim ben onu otursun dizinin dibinde kabul mü Sima? Sima: Buyruk Hanım'ındır. Sultanımın gönlü böyle rahat edecekse canım yoluna fedadır. Nam Şin sadece şaka yapmak için söylemişti. Simanın ciddi ve tereddütsüz tavrı ile sadakatine bir kez daha hayran oldu. Affet beni Han'ım, günah nolur yapma ben o mutsuz olursa çok üzülürüm. Sakın ol Anum... Latife ederim. İki güne düğün dernek kuruluyor. Nerde görülmüş hanın sözünden döndüğü? Çıkabilirsin Sima. Nam... Kokun beni hep sakinleştiriyor.Başını sevdiğinin boyun girintisine sokmuş, burnunu hafifçe sürtüp kokluyordu. Güzellik, rahat dur! Vezirlerimle önemli bir görüşmem vardır. Seni öpüp hasret gidermek için uğradım. Banane! Yetmedi bana, özledim. Anu Ecem, sen çok arsız ve tatlı bişi oldun. Bebeğim, Koskoca Han eşinin hareminden çıkamıyor derler. Öfff demesin kimse benim eşime bişi. Git git ama erkenden gel! Çok özledim seni.... Muah ohh, mis kokulum. Gelirim gelmezmiyim? Sende Hareme git sıkılma burda yalnız. Giderim sevdiğim, Görüşürüz. Sima ile beraber Harem dairesine geçmişlerdi. Valide Sultan ve Çisem Sultan, yeni dairenin eksikleri ile ilgileniyorlardı. Taşlıkta dedikodu halindeki cariyeleri kulak kabartmıştı Anu. Keyta: Kıskanç gudubet! Han'ın savaşata bile yanından ayırmadığı, Yaren kadını ne yaptı etti yolladı haremden. Şilim: Keyta senin bu Anu Sultan kıskançlığında pes yani. Keyta: Neyini kuskanıcam be o köylünün. Ben soylu bir ailenin oğluyum. Kendim bile isteye geldim hareme. Şilim: Eee sonuç? Yüzüne mi baktı Han'ımız? Onun aklı, gönlü sultanımızdadır. Keyta: o aşüfteyi mi savunuyorsun? Seninde şansını aldı o pislik! Şilim: Hiç gülüceğim yoktu. Ne şansı ne? Nam Şin Han ömrünü onu bulmaya adamamış, sanki evvelinde yüzümüze bakıyormuş gibi konuşmayasın! Şilim: Haremde yaşıyorsan, usullere riayet edeceksin Keyta! Sultanımız hakkında ileri geri konuşamazsın! Keyta: Hah! Dilediğimi dilediğim şekilde konuşurum. Babam Han'ın en önemli veziri! Keyta:1 ay 1 ay sonra babamın sözü var bunu yazın o kalın kafanıza! Hasekisi ben olucam! Sima: Dikkat! Sultan Anu Ecem hazretleri. Taşlıkta bir an sessizlik olmuş, herkes saygı ile sıraya girmiş baş selamı veriyordu. Keyta sinsisi hariç! Anu onun önünde durup dikildi. Sen neden saygısızlık edersin? Önünde koskoca Akad İmparatorunun Nikahlı eşi var! Keyta bilmiş bilmiş sırıttı. Kendine çok güveniyordu. Bu güveni vezir babasından ve Anu Ecemin yumuşak yüzünden alıyordu. Keyta: Hak etseydin.... Cümlesi bitmeden yüzüne inen sert tokatla yeri boyladı. Kalk ayağa! Ağalar! Bu hadsizi zindana götürün!Hakkındaki hükme karar verinceye kadar orada kalıcak! Keyta: Buna hakkın yok! Sen kimsin orospu! Haremin kardesinden bir habersin! Kendini valide sultan mı sandın? Umay Sultan: Hadsiz köpek! Senin karşında haremin gelecekteki yöneticisi duruyor! Umay Sultan: O dişini kopartıp köpeklere atarım senin. Pina! Pina: Emredin Sultanım. Umay Sultan:Yıkın yere! 50 değnek vurun! Demek babana güvenirsin ha! Tez Han oğluma haber verin! Vezirleri ile görüşmekte. Umay Sultan:Soyumuza, Namusuna edilen çirkin sözleri işitsin bakalım, o vakit taş taş üstünde, baş baş üstüne duruyor mu? Keyta: Affedin Sultanın. Etmeyin bağışlayın! Umay Sultan: Af yok, duydun mu haremi senin karıştırdığını bilmediğimi mi sanırsın? Validem, affedin siz varken haddimi aştım. Bağışlayın. Umay Sultan: Ben yok isem Kanun sen işin Ay yüzlü damadım. Zinhar özür dileme. Sen doğru olanı yaptın. Götürün! İstişare toplantısıKapı çalınca gelen kişi ile Han ona doğru gereğince döndü. Pina önemli bir olay olmadan asla gelmez, toplantıyı bölmezdi.Eli ile yaklaşmasını söyledi. Pina eğilip olanı biteni anlatmaya başladığında Nam Şin Hanın öfkeden yüzü an ve an değiştiğine şahitlik etti kumandanlar ve vezirler. Han'ın öfkesi ve bakışlarının hedefinde tek bir isim vardı, Vezir Tunay..... Çekile bilirsin Pina kalfa! Sultanım Vali demin yanında istirahat buyursun, bizzat gelip alıcam onu haremden! Pina: Buyruk Han'ımındır. Vezir Tunay! Bir takım kelamlar işittim, işittik lerim hiç hoş lakırtılar değil! Vezir: Han'ım, bilmeden bir yanlışım mı oldu? Affedin. Bilmeden değil, Tunay bilerek isteyerek yaptın ve yaptırdın o yanlışı! Oğlun Sultanıma hakaretler etmekten geri durmamış! İlk te değil üstelik bu! Senin ona vaadinden keyifle söz etmiş! Sen siz kimsiniz vezir! Benim Sultanımın dengi misiniz? Size ben bahşettim bu ismi, serveti, şanı, şerefi! Verdiğim gibide almasını bilirim! Acemin casusu sen ve oğlundu ha! Vezir: Hala Han'ım! Affedin. Benim ne suçum var? Oğlunu doğru yetiştirememiş bir baba en suçlu olandır. Acem casusları senin ve oğlunun yardımı ile mahremime sızdı! Bunun cezası belli! Yezit! Yezit: Emredin Han'ım. Meydanda bu ve diğer itin kellesi vurulsun! Nedeni yaptıkları ihanet halkıma duyulsun! Atasına, toprağına hıyanet edenin sonu ölümdür! Vezir: Han'ım merhamet! . . . Pina:Destur! Nam Şin Han hazretleri! Umay Sultan: oğlum, hoşgeldin. Hoşbuldum validem. Nasılsın? Umay Sultan: Sağlığına duacıyım oğlum. Gereken yapılmış, pek iyi oldu. Kimse benim aileme elini, dilini uzatamaz! Ahter! Sen nasılsın? Seninlede hasbihal edemedik! Ahter: Sağlığınıza duacıyım Han'ım. Ahter! Biliyorsun haremde olman artık münasip değil. Az önce vezirlik koltuğu boşaldı. Seni vezirim yaptım, Hayır uğurlu olsun. Ahter: Hüküm Han'ımdır. Nasıl uygın görürse. Çisem: Hemen değil dimi Han abim? Çisem, senin cidden ar damarın çatlamış abim. Yok 15 gün izin kapatıtsın kocanı dairene korkma! Nam, utandırmasana Sultanımı! Bak güzelim, onda utanıcak yüz var mı? Damat kıpkırmızı oldu, bizimki gülüyor! Gülüşmeler arasında sofralar kuruldu, yemekler yendi. Çok özledim... Hımm bende dairemize dönelim! Bölüm Sonu..... Yeni bölümde görüşmek üzere✌

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.