Seni Tengrim korusun ay yüzlüm... bıraktığım gibi bulmak tek emelim... zaferle dönmek sözüm olsun...İki farklı yoldan kalpleri bir ayrıldılar Saray'dan....Yezid'in ayarladığı ev oldukça güzel ve fırsatı. Herşey düşünülmüş ona göre hazır edilmişti. Anu ve oğlu burada güvende olacaklardı...—————————————————Anu Ecemin hamileliğinde 3 aya girilmişti. Tüm Saray halkı Anu'yu dairesinde korunuyor biliyordu.Valide sultan her gün has daireye gidip bir müddet orada kalıyordu. Acemlere Han'ın savaş için ülkeden çıktığı haberi gitmişti.Acem kralı Şayen Ebu Salim, Han topraklarına yaklaşırken çok rahattı. Akad topraklarındaki adamlarına emir vermiş, Anu Ecemi kaçırıp yanına getirmelerini beklemekteydi.Saray'da önlemler alınmış, Acem casusları kıs kıvrak yakalanmıştı.Şayen Ebu Salim 'in yedek planı vardı... içerdeki Acem casusları bu durumda Has odadaki Anu'yu öldürme emri almışlardı.Kaçırtmıyorsan katlet! Tam acemlere göre bir kahpelikti. Evdeki hesap yine ellerinde kalmıştı.Üst üste başarısızlık haberini alan Kral telaşlanmıştı. Akadlar kapısına dayanmıştı! Amacı kazanamayacağı bir savaşa girmek değildi.Lakin Saray'ının konumuna çok güvenmekteydi...Nam Şin Han sonunda tamda Saray'ın önündeydi, elçi gönderip buyruğunu iletti.Elçin'in ağzıBen Akad imparatoru Nam Şin Han;Sınırları Fırat ve Dicle'nin ufkundan geniş ,ucu bucağı olmayan mezapotamyanın tek hakimi ve hükümdarı!Şehrin teslimini halinde kan dökmeyeceğime Gök Tengri adına söz veririm!Yaptığınız kahpeliği yok sayacağım! Esir ettiğiniz her bir Akad soyu için 50 altın pata ödemenize hükmettim!Saray'ıma düzenlediğin suikastçilerin şimdi ne su kuyusunda sonsuzluk uykusundadır. Sana iki saat müddet! Ya taş taş üstünde bırakmam! Yada sulh yolu ile Soydaşlarımı senden alırım! Bu işin sonunda sadece soydaşlarımı almakla kalmam, kellenide alırım!Buyruğumdur!Akad imparatoru Nam Şin Han Şayen Ebu Salim öfkeden deliye dönmüştü. Evet namını duymayan yiğitliğini bilmeyen yoktu.Yoktuda kale surlarını nasıl aşmayı planlıyordu bu adam? Yıllarca dayanacak stokları vardı kralllığın...Gereksiz Halk dışardaydı nasıl olsa. Bu fikirle gülümsedi ve teklifi red etti. Nasılsa bu süreçte çok kıymetli eşini bulup, ona karşı kullanırdı.Nam Şin bir kaç hafta hiç bir saldırı yapmadan sadece casus avlayarak Şayenin habersiz ve panik halinde hata yapması için bıraktı.Halbuki Anunun tertibini hazırladığı Mancılık ve ok kuleleri burada yeniden birleştiriliyordu.Anunun dahiyane fikri, Nam Şin 'in pratik zekası.... ölümcül bir kombinasyon olmuştu.Sonunda kule ve Mancılık hazırdı. Gece uykuda gaflette baskın verme fikri ile ilk ateş topunu surlardan Saray'ın avlusuna yolladı.Bizim ölülerimiz Gök Tengri'nin masasında ulularla ziyafet çekecek, zaferimizi kutlayacaklar...Sizin ölüleriniz bir hiç uğruna hiç olacaklar! Tengri onları affetsin!Burda benimle kanınızın son damlasına kadar savaşır mısınız? Akad şanı için, Han'nızın Şeref'i için imdi benimle cenke varımısınız?-Canımız yoluna feda! Haftalarca alev topları surları dövüp yerle bir etti.... Ardı deniz, önü Nam Şin.... Ebu Salim kapana kısılmıştı. Son kurtuluş çabası olan Anu Ecemi ele geçirme planları yerle yeksan olunca kaçınılmazı beklemeye başladı.... Nan Şim Ordusunu bizzat yönetiyordu. Kale kapısı ile saray ele geçirildi. Nam merhametli bir kraldı. Silah bırakıp teslim olan, aman dileyen hiç bir askeri öldürmedi. Esir tutulan halkını özgürlüğüne kavuştırdu ilk işi buydu. Sırada intikam almak vardı. Korkak Ebu Salim, fareler gibi saklandığı ininde kıskıvrak yakalandı. Sarayın taht salonunda Han'ın ayakları dibine atıldı. . . . İmdi! Yüzüme bakıp diyesin! O dışardaki senin halkın değil miydi? Ardlarından kapattın kapılarını.... Benim insafıma terk ettiğin senin soydaşın değil miydi? Nasıl bir kral! Soyunu, soydaşını terk eder! Salona kralın eşi ve oğlu getirildi. Ebu Salim korku ile yalvarmaya başladı. Ebu Salim:Han'ın evladıma kıyma o madumdur! Yalvarırım.... Onun canını bağışla! Ne sandın? Senin gibi doğmamış bebelere kıymaktan çekinmeyen bir soysuz olduğumu mu? İt herif! Bizde aman dileyene! Kadına! Çocuğa! Mazluma! Yaşlıya kılıç kalkmaz! Sultanım... Eşin için hüküm bellidir, ölüm! Lakin sen ve oğlun Akad Han'ın himayesinde özgürce yaşama hakkına sahipsiniz! İmdi sana iki seçenek sunarım, birincisi istediğin kadar altın ile oğlunu alıp dilediğin gibi gitmekte özgürsün! İkinci seçenek ise, Benim atayacağım bir vasi yönetici ile bana biat edersen, Oğlun iyi merhametli bir kral olarak yetiştirilip ülkesini inançlarınıza göre yönetecek! Karar Sultanımızın...... Sultan: Ha... Han'ım... Eşiniz ve evladınızla uzun bir ömrünüz olsun. Biat ederim ki Akad Han'ın benim, oğlunun ve hallkımızın hükümdarıdır. Başın yerden kaldırasın Sultanım... Karşımda dengim bir şehzade anasını bulunmakta. Sultan: Çok çok teşekkür ederim Nam şin Han.... Dairenize dönün, dönünkü yapacaklarımı duyup görmeyin! Sultan çıktıkıktan sonra, adamlarına emredip soysuz kralı halkın önüne çıkarttı. Halka dönüp seslendi:İmdi, Ben Akad İmparatoru Nam Şin Han... Bu krallığına kattım. Sultanınız ve barış şehzade büyüyüp sizlere layık bir kral olduğunu ispat etttiğinde ona geri vermek üzere.... Bu soysuz için acı planlarım vardı, lakin sizlerin karar vermesinin uygun olduğunu düşünüyorum. Bu soysuza ne edelim? -Asalım...! -Öldürelim...! Sonunda darağacında sallanan Ebu Salim'in bedeni olmuştu. Nam Şin burda düzenli bir ordu ve iyi bir komutan bırakatak ülkesine doğru bir kaç gün içinde hareket ettti. O sırada Anu;Yezit: Sultanım... Han'ımdan müjdeli haber geldi. Zaferle evine dönmek için yola çıkmışlar... Gök Tengri adaklarımı kabul etti. Çok güzel bir haber bu bir kaç haftaya kavuşuyoruz babamıza oğlum... Şimdi sevdiğinin yolunu huzurla bekleme vaktiydi. Nam şin gelmeden Saray'a dönmek akılllıca olmazdı. Anu Ecem 6 aylık olan oğlu ile sevdiğinin yolunu gözlemeye koyuldu.. Bölüm Sonu...... Saray için kıskançlık.... Çizsem Sultan'a bir halvet borcumuz olsun🤭Yeni bölümde görüşmek üzere✌
Bölüm 11
B. 11
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.