Bazı insanlardan ilk görüşte hoşlanmazsınız.
Benimki ilk görüş değildi.
Kaan Aksoy’dan, Arda Yaman’dan ve Mert Karaca’dan uzun zamandır hoşlanmıyordum.
Aynı sınıfta olmamız zaten başlı başına bir işkenceydi.
“Bakıyorlar yine,” dedi İpek yanımdan.
“Baksınlar.”
Duru gözlüğünü düzeltti.
“Bugün kavga çıkarmayalım, olur mu?”
Ona dönüp kaşımı kaldırdım.
“Ben çıkarmıyorum ki. Onlar başlatıyor.”
Tam o sırada koridorun diğer ucundan üçü göründü.
Arda her zamanki gibi bir şeyler anlatıp gülüyordu. Mert elleri cebinde, sessizce yanında yürüyordu. Kaan ise her zamanki ifadesiyle etrafına bakmadan ilerliyordu.
Yanımızdan geçerken Kaan’ın omzu benimkine çarptı.
Durdu.
Ben de durdum.
Birkaç saniye birbirimize baktık.
“Özür dilemek zor değil,” dedim.
Kaan’ın kaşı hafifçe kalktı.
“Çarptığımı bile fark etmedim.”
“Şaşırmadım.”
Arda arkamızdan güldü.
“Daha sabahın ilk dakikaları, sakin olun.”
Ona ters ters baktım.
“Sen karışma, Yaman,”
İpek kolumdan tuttu.
“Laçin, hadi.”
Duru da başını iki yana sallayarak peşimizden geldi.
Kaan’ın bakışlarının birkaç saniye daha üzerimde olduğunu hissettim ama dönüp bakmadım.
O gün full derslerle geçti ne o ekiple bir daha kavga ettik ne de ters düştük.
Son derse kadar.Teneffüs bittiğinde kızlarla tekrar sınıfa girdik.
İstemsizce gözlerim sınıfı kolaçan etti.
Üstümde bir rahatsızlık hissediyordum arkamı dönüp baktığımda rahatsızlığın koyu mavi gözler olduğunu anladım.
Kaan Aksoy mavi gözleriyle beni süzüyor siyah saçlarını düzeltiyordu.
“Çok hoşuna gitti galiba bu kadar seyrettiğine göre”dedim.
Sırıttı.
Yüzüme baktı ve aptal,aptal sırıttı.
“Yok ya hoşuma gitmedi,beğenemedim”dedi
Aynı aptal sırıtışla karşılık verdim.
“Aval aval bakma o zaman”dedim
İpek tuttu kolumu.
“Noluyor Laçin? dedi
Kaan’ın gözleriyle gözlerim tekrar denk düştü
“bir şey yok ipek” dedim
Kaan’ın arkasından Mert çıktı küçük bir kahka attı
“siz ikiniz kavga etmeden duramayacaksınız değil mi” diye sordu
İpeğin kıkırtısını duydum.Dönüp ters bi bakış attım,arkamı döndüğüm sırada Duru’nun ayaklandığını gördüm.
“Sen o kuş kadar beyninle doğru tespit yapabiliyormuydun?”dediğinde güldüm
Sınıf sessizleşmişti ama altımızda gülüyorduk küçümsenmesine rağmen Mertte gülüyordu
İlk defa bu ekiple beraber birşeye gülüyorduk garip bir histi.
Altı kişinin arasından koyu mavi gözler yine kehribar gözlerimi buldu.
Son ders bitmişti.Çantamı koluma takıp kızlara doğru döndüm.
“Siz çıkın ben geliyorum dedim”
Duru topuz yaptığı kahve saçlarından tokayı çıkarırken tek kaşı yukarıya kalktı.
“Nereye?”diye sordu.
“Bir şey yok Duru geleceğim” dedim
İpekle Duru kafasını sallayıp sınıftan çıktı.Sınıfta kimse kalmadığında Kaanla baş başa kalmıştık.
sıraya oturdum.
“Ne zaman gözlerini üzerimden çekmeyi düşünüyorsun”diye sordum
sandalyesindeki çantayı alıp tek omzuna geçirdi ve arkasını döndü.Tekrar göz göze geldik aramızdaki mesafeyi kapatıcak bir kaç adım attı fazla yakınımdaydı.
Suratında bir gülümseme oluştu yanağındaki gamzeyi o an fark etmiştim fazla derin bir gamzeydi ben bunu nasıl daha önce fark etmemiştim ki?
“Noldu laçin?” nefesi yüzüme vurdu “seni izliyor olmam hoşuna mı gidiyor?” diye sordu.
Yüzümü yüzüne biraz daha yaklaştırdım.
sesimi olabileceğince incelttim.
“O mavi gözlerini bir daha üstümde sezersem gözlerine yazık olur Kaan Aksoy”dedim ve göğüsünden geriye doğru ittim.
Afalladı ama gülümsemesinden vazgeçmedi.
Sıradan inip sınıftan çıkarken arkamdaki ses duraksamama neden oldu
“kolyen güzelmiş laçin Aslan”
gözlerim kolyeme indi,kolyemi avucumun içine aldım ve yürümeye devam ettim.
Okul boşalmış sayılırdı az kişi vardı.Merdivenlerden indim
çıkış kapısına yaklaştığımda bir ses duydum.
arkamı dönüp sese baktım.Birşey devrilmiştir diye düşünüp ilerlemeye devam ettim ama aynı sesi tekrar duyunca merakıma yenik düşüp koridora girdim.
Ses temizlik odasından geliyordu.Kapıyı hafif araladığımda Arda Yamanı gördüm üçlü ekibin bir üyesiydi.
Yanında okuldan bir kız vardı
“banane ya” diyip kapıyı bıraktım ve çıkışa doğru yürüdüm.
Kızlar kapıda beni bekliyordu.Yanlarına gittim ve eve doğru yürümeye başladık.
arkamı dönüp okula bakma gereği duydum kendimde.
kapıdan Kaan çıkıyordu.Önüme tekrar dönüp kızlarla sohbete devam ettim
Yaklaşık bir saat sonra eve varmıştık direk odama çıkıp çantamı odamın köşesine bıraktım.
Ve kendimi yatağa fırlattım çok uykum vardı.
Yatağa yattığım an mayışmıştım zaten.Odamın kapısı çaldı
“gir”dedim
kapıda annemin yüzünü görünce suratımda gülümseme oluştu.
“Efendim annem”dedim
kapıdan içeriye girip yanıma uzandı ve sarıldı.
“Nasılsın annem”dedi kafamı boynuna koydum
“iyiyim annem uykum var,sen nasılsın”dedim
saçlarımın arasına bir öpücük bıraktı
“iyiyim bende annem,çıkayımda uyu”dedi
ve yanağıma bir öpücük daha bıraktı
doğrulup odamdan çıktı.
battaniyemi üzerime doğru çektim ve gözlerimi kapattım.
etraf karardı ve kendimi uykuya bıraktım.
ellerimin uyuşması tüm bedenimi sardı
ağzımı açamayacak güçsüzlükteydim küçük bir ışık vardı ve beş kişinin karartısı vardı bakışlarımı ellerime indirdiğimde ise elimdeki kanla bakıştım üstümdeki rahatsızlıkla ellerimi üstüme silmeye çalıştım nefesim daralıyordu bir anda üstümdeki yükle kafamı yataktan kaldırdım.
Nefes nefeseydim.Ellerime baktım kan yoktu,ellerimle yüzümü kapattım ve saçlarımı geriye ittim.
Telefonuma düşen bir mesajla yerimden sıçradım.
titreyen ellerle telefonumu alıp mesajı açtım.
‘bu gün gördüğün şeyi hatırlıyorsun değil mi laçin?’
elim ayağım birbirine girdi neyden bahsediyordu ne görmüştüm.
Ellerimin titremesi kontrol edilemez bir hal almıştı bir bildirim daha düştü konum vardı.
Stresle kalktım ve ışığımı açtım.
Üstümü hızla değiştirdim siyah saçlarımı bir topuz yaptım ve evden hızlıca çıktım.
Konum uzakta değildi aşağı mahalledeki sahil tarafıydı ama o sahile uzun süredir kimse gitmiyordu sebebini bilmiyordum.
Hızlı adımlarla konumun gösterdiği yere doğru gittim.
Eski bir balıkçı dükkanıydı be önünde beş kişi vardı
Duru,İpek,Kaan,Arda,Mert…