3 yıl sonra
Sonunda yarın 18 yaşıma girecek ve altüst yaşam hakkımı kullanabileceğim.Vincent benden 1 yaş büyük olduğu için o çoktan kullanmaya başlamıştı.Annem ile babam ise cafe tarzı bir mekan işletiyorlar.Ordan bir ev satın alıp kendilerine hayallerinde olan o güzel hayatı kurmuşlardı.
Vincent ile küçükken oyunlar oynadığımız yerini çokta fazla goblix ve insanın bilmediği bir mağara var.Bu mağara gökyüzünü tek görebildiğimiz yer.Sabah erken saatte gelip akşama kadar gökyüzünü izler oyun oynardık.Bizi bir insanın görmesi çok riskli.Çünkü bir insanın bizi goblix iken görmesi ölmemiz neden olur .Bu şekilde ölmüş sayısız goblix var ve bu durum beni çok korkuttuğu için asla gün yüzüne çıkmadım. Sadece o mağara.Bu gün orda buluşup yarın ne yapacağımıza dair konuşacaktır.
Hemen alt üst yaşam hakkımı aldığım günden beri güzel olan saçlarımı ördüm.Zaten yapabileceğim başka birşey yoktu.Evden çıktığım gibi mağaraya doğru yüzmeye başladım.Vardığımda Vincent benden önce gelmiş-her zaman olduğu gibi-kayalığın üzerine çıkmış insan formunda beni bekliyordu.Evet burda insan olabilirdim fakat asla cesaret edemiyorum.Ama yarın bunu yapacağım.Yanına gittiğim gibi konuşmaya başladı;
-Beni bekletekten asla bıkmıyacaksın dimi
-Kesinlikle evet
-Heycan varmı
-Hemde çok
-Heyecanlanma beklediğin gibi insanlar çıkmaya bilir karşına
-İlla çıkan olacaktır
-Tabiki ama ilk adımda kimseye güvenmek yok tamam mı
-Tamam
-İyi güzel
-Neden insanlara bu kadar ön yargılarını
-Sende ön yargılı olmalısın
-Böyle yapma her insan birbirine benzemez
-Sen yinede beni dinle
-Off peki
-Oflamak yok küçük hanım
-Peki büyük bey
Saatlerce konuştuktan sonra yarın beni alacağını söyledi ve beni eve bıraktı.Gece nasıl uyuyacağım bilmiyordum.Heycandan pek uyuyabileceğimi sanmıyorum ama kendimi bıraktığım gibi uyumuştum.
Sabah deli gibi bir kapı çalınma sesi ile uyandım.Tabiki bu Vincent'tan başka kimse değildi.Geldim diye bağırsam da kapıya vurmayı bırakmadı.
-Ah, Vincent ne bu acele
-Hadi kalk gidelim artık
-Tamam ama önce saraya uğrayıp Kral Arthur ile konuşmam lazım bu gün doğum günüm olduğunu bildiğinden emin değilim
-Peki hadi
-Tamam tamam geldim hemen saçımı tarıyıp geliyorum
Bir hışımla saçımı taradıkntan sonra hemen attım kendimi evden dışarı.
Saraya vardığımızda korumalar geldiğimizi haber vermek için içeri girdiler.Geldiklerinde Kral Arthur 'un bizi odasında beklediğini söyledi.Odasına çıktığımızda ikimizde onu selemdıktan sonra konuya girdim.
- Kral Arthur biliyormusunuz bilmiyorum ama bu gün benim 18. yaş doğum günüm
-Ah Adel Ah ne kadar hızlı büyüdün senin küçüklüğün bir anda gözümün önünden geçti umarım daha güzel yılların olur bu da demek oluyor ki artık alt üst yaşam hakkını kullanmaya başlayabilirsin zaten Vincent sana yol gösterecektir.Kuralları biliyorsun umarım
-Aşık olmak yasak
- Aynen öyle
-Peki o zaman görüşmek üzere
Kafasını sağllandığında mutlu bir şekilde saraydan çıksam bile bu aşk mevzusunda neden bu kadar sert olduğunu anlamış değildim .Neyse bunun için moralimi bozacak değildim.Vincent nereye giderse oraya gittim ve sonunda ulaşmıştık.Derken Vincent bana pembe bir elbise uzattı.
-Bunu giysen iyi olur , dedi ve ikiletmeden üstüme geçirdim.
-Hazırmısın
-Çoktan hazırım, dedim ve ellerimle toprak zemini tuttuğum gibi kollarım yardımıyla kendimi çektim ve oturdum. O an kuyruğunun ucundan itibaren insan formunu almaya başlamıştım.Tamamen insan olduğumda ise ayağa kalkmaya çalıştım ama sadece çalıştım.Oturdum kaldım.Vincent kollarımdan tutup beni kaldırdı ama gerçekten bu kadar zor olabileceğini düşünmemiştim.Beni kaldırırken bir yandan gülmeyi ihmal etmiyordu.Ona kötü bir bakış attıktan sonra sustum işareti yaptı.Adım atmakta zorlanıyor bacaklarımda ki acıyı hissedebiliyorum.En şaşırdığım şey ise heryerim kupkuraydu bir tane bile ıslak yerim yoktu.
-Yürüyebilecekmisin
-Emin değilim ama denemek istiyorum
-Peki
Vincet'tan aldığım destek ile azda olsa yürüyebiliyordum ama çok zordu ve bacaklarımda acı gitgide artıyordu.Biraz alıştırma yaptıktan sonra Vincent'ın benim için getirdiği ayakkabıyı giydim ve yine yardım alarak ailemin mekanına doğru gitmeye başladık.
