SAHNE 1
Mekân: Evrenin Derinlikleri – Uzay Boşluğu / Koalisyon Birleşik Donanması.
Karakterler: Arghall, War Lion, Nicotum Temsilcisi, Sequid Temsilcisi, Marlok Temsilcisi, Kertan Temsilcisi.
(Sonsuz karanlığın hüküm sürdüğü uzay boşluğunda, arkalarında yıldız izleri bırakarak ilerleyen devasa ve ürkütücü bir donanma süzülmektedir. En önde, Warlok gezegeninin ağır kırmızı-siyah zırhlı savaş gemisi; hemen arkasında Nicotum’un simsiyah, ışığı yutan hayalet gemileri, Sequid’in turkuaz renkte parıldayan akışkan filosu, Marlok’un sivri ve yırtıcı zırhlıları ve Kertan’ın elmas gibi parıldayan kırılmaz gemileri yer almaktadır.)
(Warlok amiral gemisinin köprü salonunda, devasa camın önünde Arghall ayakta durmaktadır. Bembeyaz-altın kostümü uzayın karanlığında parıldarken, uzun beyaz saçları ve sakalı yer çekimsiz ortama yakın bir hisle hafifçe süzülmektedir. Yanında ise devasa baltasını yere dayamış olan War Lion durmaktadır.)
War Lion: (Gözlerini uzayın derinliklerine dikerek, gür ve kükremeyi andıran sesiyle konuşur) Işık hızını aştık Arghall. Sistemler hedefe yaklaştığımızı gösteriyor.
Arghall: (Gözlerini kapatıp derin bir nefes alır, sesi sakin ama kararlıdır) Yüzlerce yıllık bekleyişin sonuna geliyoruz War Lion. Marcus bu anın hiç gelmeyeceğini sanıyordu... Ama adalet uzayın karanlığında her zaman yolunu bulur.
(Tam o sırada, geminin iletişim panelinden Nicotum ve Sequid temsilcilerinin boğuk ve yankılı sesleri yükselir.)
Nicotum Temsilcisi: (Karanlık fısıltılar saçarak) Radar sinyalleri taranıyor Arghall... Karşıda kızıl bir gezegen belirdi. Novaryan’ların atmosferik savunma hatlarını görüyoruz.
Kertan Temsilcisi: (Kıskaç sesleri ve mekanik tınılarla araya girer) Kabuklarımızı ve elmas zırhlarımızı darbelere hazırladık. Yörüngeye girdiğimiz an ilk dalgayı biz göğüsleyeceğiz!
War Lion: (Kılıcının kabzasını kavrar, aslan yüzünde yırtıcı bir tebessüm belirir) Tüm filoya haber verin! Warp motorlarını kapatın!
(Sonsuz uzay boşluğunda fırtına gibi ilerleyen Koalisyon donanması hız keser. Önlerindeki karanlığın içerisinden devasa, etrafı kırmızı enerji halkalarıyla ve savunma uydularıyla çevrili kızıl bir gezegen yükselir: Novaryan Gezegeni!)
(Koalisyonun yüzlerce devasa savaşı gemisi, sessizce gezegenin tam yörüngesine girerek dev bir gölge gibi atmosferin üzerine çöker: "VZZZZZT-BİİİİP!")
Arghall: (Kızıl gezegene bakarak elini ileriye doğru kaldırır) Ve işte geldik... Novaryan Gezegeni’nin yörüngesindeyiz. Marcus, avının ayağına geldiğini düşünecek... Ama yörüngeye giren şey onun sonu olacak!
SAHNE 2
Mekân: Novaryan Gezegeni – Saray Kontrol Merkezi ve Taht Odası.
Karakterler: Marcus, Maria, John, Mimi, Eric.
(Yörüngeye giren devasa Koalisyon donanmasının gölgesi gezegenin üzerine çöktüğü an, Novaryan Sarayı’nın tüm koridorları ve gökyüzü kan kırmızısı acil durum ışıklarıyla kaplanır. Bütün gezegen genelinde devasa kulak tırmalayıcı acil durum sirenleri yankılanmaya başlar: "VUUUU-VUUUU-VUUUU!")
(Kontrol merkezindeki ekranlarda kırmızı uyarı yazıları yanıp sönmektedir: "TEHDİT SEVİYESİ: MAKSİMUM! YÖRÜNGEDE BİRLEŞİK DÜŞMAN DONANMASI TESPİT EDİLDİ!")
(Marcus, yanında Maria ile birlikte kontrol salonuna fırtına gibi dalar. John ve Mimi panellerin başında donanmanın boyutunu tararken, küçük kedi kafalı Eric, korkuyla annesi Maria'nın pelerinine sarılır ve gri kedi kulaklarını tamamen yatırır.)
Maria: (Gözleri büyüyerek holografik haritaya bakar) Marcus! Yörüngedeki bu sinyaller de ne?! Tek bir filo değil bu... Birden fazla gezegenin donanması aynı anda atmosferimize girdi!
John: (Ekrandaki gemileri tarayarak dişlerini sıkar) Nicotum’un gölge gemileri, Sequid’in akışkan filosu, Marlok yırtıcıları, Kertan’ın zırhlıları... Ve en önde Warlok amiral gemisi var!
Mimi: (Şaşkınlıkla babasına bakar) Baba! Bunlar... Bunlar Arghall’ın kurduğu o Koalisyon ordusu! Yerini bulduğumuzu sanıyorduk ama o tüm evreni toplayıp ayağımıza kadar gelmiş!
Marcus: (Yüzünde en ufak bir korku kırıntısı belirmez; aksine gözleri hırs ve öfkeyle parıldar, yumruğunu kontrol paneline indirir: "BAM!") İhtiyar bunak... Sürgünde ölmek yerine ölümünü kendi elleriyle gezegenime getirmeyi seçti demek!
Maria: (Marcus’un kolunu tutar) Marcus, tek bir ırk değil bu! Tüm Koalisyon kapımızda, gezegen savunma kalkanları maksimum kapasiteye ulaşmadan ateş açarlarsa gezegen ağır hasar alır!
Marcus: (Pelerinini geriye doğru savurarak taht odasının önündeki devasa cam panele doğru adımlar, dışarıdaki karanlık filoya bakar) Kalkanları tam güce getirin! Bütün savunma uydularını ve lazer tabyalarını aktif edin! John, Mimi... Donanmanın başına geçin! Arghall ve o aslan kafalı mahluk bu gezegene tek bir adım bile atamayacak!
SAHNE 3
Mekân: Novaryan Gezegeni – Başkent Sokakları ve Askeri Savunma Hattı.
Karakterler: Marlok Yırtıcıları, Novaryan Askerleri ve Sivil Halk.
(Yörüngede kalkanlar henüz tam kapasiteye ulaşamamışken, Marlok gezegenine ait sivri, kan kırmızısı nakliye gemilerinden biri atmosferi yararak hızla Novaryan başkentinin üzerine doğru alçalır. Geminin alt bölmesindeki devasa kapaklar basınçla dışarı fırlatılır: "FIIIIŞŞŞ-ÇAAAT!")
(Kan kırmızısı derileri, gözsüz ama devasa keskin dişlerle dolu çeneleriyle tam 25 adet aç Marlok yırtıcısı, yüksek binaların çatılarına ve kalabalık sokakların ortasına adeta gökten dökülürler!)
Marlok Yırtıcısı: (Havayı koklayarak, sağa sola talyan salyalarla kükrer) GROAAAARGH! NOVARYAN KANI!
(Gözleri olmamasına rağmen taze kanın ve havadaki korkunun kokusunu alan Marloklar, dehşet içinde kaçışan Novaryan sivillerinin ve savunma hattını kurmaya çalışan askerlerin üzerine göz açıp kapayıncaya kadar çullanırlar!)
Novaryan Askeri: (Tüfeğini doğrultmaya çalışarak panikle bağırır) İstilacılar şehre sızdı! Ateş edin, ate— AAGHH!
(Kör bir Marlok yırtıcısı, askerin üzerine atlayarak tüfeğini ikiye böler ve tek bir hamlede askeri zırhıyla birlikte parçalayarak mideye indirir: "ÇITIR-ÇATIR-GÜÜÜÜM!")
(Sokaklar bir anda tam bir cehenneme döner. Binaların arasında çığlıklar yankılanırken, Marloklar buldukları sivil ahaliyi ve askerleri acımasızca avlayıp yemeye başlarlar. Kan kırmızısı yaratıkların vahşeti başkentte büyük bir kaos yaratmıştır.)
SAHNE 4
Mekân: Novaryan Gezegeni – Başkent Meydanı.
Karakterler: Efratal, Marlok Yırtıcıları, Arghall, War Lion.
(Şehir meydanı Marlok’ların yarattığı kanlı kaosla sarsılırken, binaların arasından fırtına gibi geçen devasa bir gölge beliriş yapar. Novaryan ordusunun elit ve acımasız komutanlarından Efratal, sırtındaki çift enerjili ağır kılıçlarını çekerek doğrudan Marlok grubunun ortasına iniş yapar: "GÜÜÜÜÜÜMMMM!")
(Zemini çatlatan bu inişin ardından Efratal, en ufak bir tereddüt göstermeden üzerlerine fırlayan 5 Marlok yırtıcısını tek bir dairesel kılıç savuruşu ve yıkıcı plazma patlamasıyla anında parçalara ayırır: "ÇAAAT-CZZZZT-BAM!" Kırmızı canavarların parçaları etrafa saçılırken sokaktaki askerler nefes alır.)
Efratal: (Kılıçlarındaki kanı silkeleyerek yörüngeye doğru bakar) Sivil ahaliye saldırmak basit bir yemdi... Gerçek tehlike yukarıda!
SAHNE 5
Mekân: Yörünge İstasyonu – Koalisyon Amiral Gemisi Köprü Salonu.
(Marlok’ların bıraktığı 5 kayıp haberinin ekranlara düşmesiyle salonda kısa bir sessizlik olur. War Lion baltasını yere vurarak sabırsızca kükrer.)
War Lion: Marlok’ların ilk dalgası zaiyat verdi Arghall! Efratal sahaya indi. Doğrudan Novaryan Sarayı'nı haritadan silmek için ağır donanmayı indirmeliyiz!
Arghall: (Sakinliğini bozmadan elini kaldırır, gözleri strateji haritasına kilitlenmiştir) Acele etme War Lion. Marlok’ların amacı şehri tamamen ele geçirmek değil, savunma tabyalarını ve Efratal gibi komutanları saraydan dışarı çekmekti... Ve başardılar.
(Arghall hologram paneline yaklaşır, yeni bir kırmızı hücum rotasını aktifleştirir.)
Arghall: (Gözlerinde soğuk bir bilgelikle) Marcus, gücünün merkezini korumak için şehirdeki kaosa odaklandı. Şimdi Plak-B devreye giriyor! Sequid’in ölümsüz akışkan birlikleri kuzey enerji kalkanı jeneratörlerine sızacak. Kertan zırhlıları ise ana saray kapısını doğrudan dövmeye başlayacak. Marcus’u iki ateş arasında bırakacağız!
SAHNE 6
Mekân: Novaryan Gezegeni – Başkent Meydanı, Çatışmanın Tam Ortası.
Karakterler: Efratal, Marlok Yırtıcıları, Drewk.
(Efratal, 5 Marlok'u yok ettikten sonra rehavete kapılıp savunmasını indirdiği an, enkazın arkasından fırlayan 10 Marlok yırtıcısı, dişlerini onun zırhına geçirir! "GÜÜÜÜÜRRRR!" Efratal'ın omuzlarına, sırtına ve bacaklarına tutunan canavarlar, metal zırhı lime lime etmeye başlar. Efratal acıyla kükreyip birini savurmaya çalışır ama daha fazlası üzerine çullanır.)
(Tam her şey bitti derken, havada statik bir enerji birikir ve meydanın ortasında kör edici, altın sarısı bir kıvılcım patlaması yaşanır: "ÇAAAT-BİİİP!")
(Dumanlar dağıldığında, tozun içinden mağrur bir duruşla, beline kadar uzanan simsiyah saçlarını savuran, gri kedi kafalı, kaslı ve üstü açık, beyaz-altın Spartan kostümlü bir savaşçı belirir. Elinde neredeyse kendisi kadar uzun ve parıldayan bir kılıç vardır. Bu, Novaryan'ın gizli yeraltı savaşçısı Drewk'tur!)
Drewk: (Kılıcını havada zarif bir yay çizerek savurur ve kendine hayran hayran bakar) "Ah, yine mi ben? Yine mi bütün karizmamla ortalığı toplamaya gelmek zorundayım? Tanrım, bu kadar mükemmel olmak bazen gerçekten yorucu..."
(Efratal şaşkınlıkla ona bakarken, Drewk hiç acele etmeden, sanki bir dans pistindeymiş gibi hareket eder. 10 Marlok bir anda ona odaklanıp üzerine atılır. Drewk, elini saçından çekip kılıcını öyle bir hızla savurur ki, kılıcın bıraktığı ışık izi meydanda kusursuz bir daire oluşturur: "VUUUŞŞŞ!")
(10 Marlok yırtıcısının kafası, gövdelerinden ayrılıp havada dönerken, Drewk tek bir damla kan bile sıçratmadan kılıcını kınına sokar. "ŞLAK!")
Drewk: (Efratal’a küçümseyen bir bakış atıp kaslarını sıkarak poz verir) "Bunu yaparken ter bile dökmedim, görüyor musun? Efratal, dostum, kılıcı tutuş açın bile estetikten yoksun. O Marlokların seni yemesine izin vermen, benim gibi bir sanat eserinin sahnede olmasına dair evrensel bir sinyaldi."
Efratal: (Yaralarını tutarak doğrulanmaya çalışır, şaşkın ve öfkeli) "Drewk... Senin burada ne işin var? Ve neden bu kadar... kendini beğenmişsin?"
Drewk: (Saçını eliyle geriye atıp gökyüzündeki kaosa bakar) "Çünkü evrenin benim gibi birine ihtiyacı var, tatlım. Şimdi, bu kaba saba yaratıkları temizlemeye devam etmem lazım. Kılıcımın ışığı o kadar parlıyor ki, düşmanlar benden önce göz kamaşmasından ölecekler!"
SAHNE 6 (DEVAMI)
Mekân: Novaryan Gezegeni – Başkent Meydanı, Çatışmanın Tam Ortası.
Karakterler: Efratal, Drewk, Wrelak, kalan Marlok Yırtıcıları.
(Drewk, kılıcının parlaklığında kendi yansımasını incelerken ve Efratal'a "güzellik dersi" verirken, meydanın karşı tarafındaki bir binanın gölgesinden sessizce biri belirir. Üzerinde simsiyah, kusursuz dikilmiş bir kostüm, yüzünde ürkütücü derecede boşluk hissi yaratan siyah bir gaz maskesi olan Wrelak sahneye girer. Tavrı öylesine sakindir ki, etrafındaki savaş alanı sanki bir kütüphane sessizliğindeymiş gibi hareket eder.)
Drewk: (Wrelak'ı görünce kaşlarını çatar, kılıcını hafifçe indirir) "Şu da kim? Bu kostüm seçimleri çok... sıkıcı. Biraz altın veya ışıltı katmalıydın dostum, bir cenazeye gidiyor gibisin!"
(Wrelak, Drewk'un narsisizmini duymamış gibi yapar. Tek bir kelime etmeden, yavaş hareketlerle sırtındaki dikdörtgen şekilli metalik kabın hortumunu çıkarır ve başlığındaki valfi çevirir: "TSSSSSSS!")
(Kabin içinden yayılan yoğun, parlak ve yapışkan görünümlü pembe bir gaz, kısa sürede tüm meydanı kaplar. Kalan 15 Marlok yırtıcısı, gazı soludukları anda dehşet verici bir tepki verirler. Canavarlar, pembe sisin içinde eriyormuş gibi köpürmeye, ardından da kristalleşip toz haline gelmeye başlarlar: "FIIIIŞŞŞ-ÇITIR!")
(Birkaç saniye içinde meydanda tek bir Marlok yırtıcısı bile kalmaz, sadece havada asılı kalan o pembe sis ve tozlar kalmıştır.)
Wrelak: (Sesi maskenin arkasından boğuk, soğuk ve inanılmaz sakin gelir) "Gürültü yapmayı bırakın. İşi bitirdim."
(Wrelak, belindeki parıltılı altın Revolver'ını ağır bir hareketle çıkarıp şarjörünü kontrol eder, sonra tekrar kılıfına sokar. Drewk, biraz bozulmuş bir ifadeyle kılıcını omzuna atar.)
Drewk: "Sen... O gazın rengi iğrenç. Modayı öldürüyorsun! Ayrıca şovu çalmak konusunda bir uzman olduğunu söyleyebilirim, bu sinir bozucu."
Efratal: (Yaraları iyileşmeye başlarken ayağa kalkar, Wrelak'a selam verir) "Wrelak. Sakinliğin yine hayatımızı kurtardı. Ama meydan temizlendi, asıl sorun yukarıda. Arghall'ın yeni dalgası... Kertan'ların saray kapısını dövdüğünü hissediyorum."
SAHNE 7
Mekân: Novaryan Sarayı – Ana Giriş Kapısı.
Karakterler: Drewk, Wrelak, Kertan Şampiyonu.
(Sarayın ağır titanyum kapıları büyük bir sarsıntıyla inledi ve kapının hemen önüne gökyüzünden devasa, akrep formunda bir gölge düştü. "GÜÜÜÜÜÜM!")
(Toz bulutu dağıldığında karşımızda duran şey, sırtında paha biçilemez elmas ve zümrüt madenleriyle kaplı, adeta yürüyen bir kale gibi duran Kertan Şampiyonu’ydu. Kıskaçları o kadar büyüktü ki sarayın duvarlarını tek bir hamlede koparabilirdi. Yaratık, o elmaslarla kaplı ağır kalkanını öne doğru eğdi ve Drewk ile Wrelak’a doğru ölümcül bir cızırtıyla hamle yaptı.)
Drewk: (Kılıcını havada çevirip poz vererek, küçümseyen bir ifadeyle) "Ciddi misin? Sırtında bir elmas madeniyle mi geldin? Bu kadar gösterişli olmaya çalışma, o elmaslar seni kurtarmayacak çünkü benim stilimin yanında çok ucuz duruyorlar!"
(Kertan Şampiyonu, Drewk’un laflarını umursamadan devasa kıskaçlarını savurdu. Drewk, çevik bir hareketle havada takla atıp yaratığın üzerine atladı. Uzun kılıcını elmas kalkanın eklem yerine indirdi ama metalik bir ses çıktı: "ÇINGGGG!")
Drewk: (Şaşırarak geriye zıplar) "Vay canına... Cidden sertmiş! Neyse, biraz çizersek değeri düşer, değil mi?"
(Tam o sırada Kertan, kuyruğuyla bir hamle daha yapacakken Wrelak devreye girdi. Wrelak, o huzursuz edici sakinliğiyle altın Revolver’ını çekti. Gözünü kırpmadan, yaratığın kalkanının arasındaki küçük, zırhsız boşluğa nişan aldı.)
Wrelak: (Boğuk bir sesle) "Elmaslar... kırılgandır."
("PAT! PAT! PAT!" Altın Revolver’dan çıkan özel mermiler, tam kalkanın birleşme noktasına isabet etti. Kertan Şampiyonu acıyla kuyruğunu savurdu ama Wrelak’ın ikinci bir gaz saldırısına hazırlıksızdı. Wrelak bu kez, gaz kabından bir toz fırlatarak yaratığın görüşünü tamamen kapattı.
Kertan Şampiyonu: (Kör bir şekilde savurduğu kıskaçlarıyla saray duvarlarını paramparça ederek kükrer) GRAAAAAAAHH!
Drewk: (Saçlarını düzeltip, elmas tozlarıyla kirlenen omzunu silkeleyerek) "Wrelak, şu yaratığın işini çabuk bitir, tozlar kostümümün rengini bozuyor. Sonra gidip şu saray kapısını kimlerin dövdüğüne bakmamız lazım!"
SAHNE 8
Mekân: Mac Joe’nun Dağ İçi Gizli Üssü – Patlayan Kapı Önü.
(Kızgın çöl kumlarının üzerinde dumanlar yükselirken; gri kedi kafalı ciddi William, tembel Yamal (fesi kafasından düşmesin diye eliyle tutarak), siyah kedi kafalı soğukkanlı Zeng, alaycı Jack, lider duruşlu uzun kahverengi saçlı Emilia, utangaç Alya, ölümsüz olduğunu bilip mermilerin üzerine sırıtan Psycho ve yarı mekanik Cyborg robot ordusuna karşı tam hat savunması yapmaktadır!)
Jack: (Ateş ederken esner) "Kanka bunlarda hiç estetik yok ya! Mac Joe biraz daha eli yüzü düzgün robot yapsaymış keşke!"
Yamal: (Tüfeğine yaslanıp fesini düzeltir, esneyerek) "Valla billa kanka... Savaşırken bile uykum geldi, şu kapıyı geçsek de içeride iki dakika kestirsem..."
Alya: (Zeng’in arkasına sığınarak utangaçça fısıldar) "Z-Zeng... Çok fazla robot geliyor..."
Zeng: (Kılıcını çekip bir anda kızarır, sesi kekelemeye başlar) "Merak etme Alya! Ben... ben hepsini hallederim! Yani... kılıcımla... arkamda kal!" (Normaldeki o soğukkanlı duruşundan eser kalmamıştır)
Emilia: (Kahverengi saçlarını arkaya savurarak öne adımlar, lider tonuyla) "Dikkat dağıtmayın! Düzene girin! Cyborg, iç mekanik tüneli tara!"
Psycho: (Mermiler göğsünden sekerken çılgınlar gibi kahkaha atar) "Ateş edin lan! Zaten ölmüyorum, gelin buraya!"
(Tam o sırada patlayan kapının derinliklerinden, yer altını sarsan devasa adımlar yankılanır: "GÜÜÜÜM... GÜÜÜÜM... GÜÜÜÜM!")
(Dumanların içinden, doğrudan Mac Joe'nun bizzat komuta ettiği devasa, kırmızı gözlü, 10 metrelik ağır zırhlı mecha savaşçısı belirir!)
SAHNE 9
Mekân: Mac Joe’nun Dağ İçi Gizli Üssü – Giriş Koridoru.
Karakterler: William, Cyborg, Jack, Zeng, Emilia, Alya, Yamal, Psycho, Mac Joe’nun Mecha Zırhı.
(Mac Joe’nun devasa 10 metrelik Mecha zırhı dumanların arasından ürkütücü bir gürültüyle adımlarken, patlamayla harap olmuş ana giriş kalkanları aniden kırmızı ışıklarla parlamaya başlar. Üssün acil durum protokolü devreye girmiştir: "BİİİİP-BİİİİP-BİİİİP!")
(Tavandan sarkan devasa yedek titanyum blok, hidrolik bir ıslık sesiyle hızla aşağı doğru kaymaya başlar: "FIIIŞŞŞŞ-ÇAAAT!" Kapı muazzam bir hızla kapanmaktadır!)
Emilia: (Kahverengi saçları rüzgârda savrulurken kapıya doğru koşar, gür ve lider sesiyle bağırır) Kapı kapanıyor! Herkes içeri, çabuk! Dışarıda kalırsak Mecha’nın açık hedefi oluruz!
Jack: (Ateş ederek içeriye takla atar) "Kanka valla ezilmeyelim de, bu ağırlıkta bir kapı beni pide yapar!"
Alya: (Panikle içeriye koşarken ayağı takılır) "A-Ayy!"
Zeng: (Alya’yı görünce soğukkanlılığını tamamen unutup panikle kollarından yakalar, yüzü kıpkırmızı olur) "M-merak etme Alya! S-seni tuttum! Tamamdır, güvendesin!"
Yamal: (İçeriye doğru yavaşça adımlarken kafasındaki fesi eliyle tutar, esneyerek) "Aman fesim düşmesin de kanka, gerisi hallolur..."
Psycho: (Kahkaha atarak kapının altından içeriye süzülür) "Bırakın üstüme düşsün lan, zaten ölmüyorum!"
(Tüm ekip birer birer kapanan kapının altından içeriye atılmayı başarır. Ancak en arkada kalan serious lider William ve yarı mekanik Cyborg, Mecha robotun açtığı çapraz ateş yüzünden siperde basılı kalmışlardır.)
William: (Siperden fırlayıp kapıya doğru depar atar) Cyborg, koş!
Cyborg: (Mekanik bacaklarındaki roket iticilerini çalıştırır ama Mecha zırhın attığı füze tam yanına düşer: "GÜÜÜÜÜM!") Şok dalgası mekanik bacaklarımı kilitledi! William, geç kalıyorsun!
(William tam Cyborg’u kolundan tutup sürüklemeye çalışırken devasa titanyum blok inanılmaz bir gürültüyle yere çarpar: "GÜÜÜÜÜÜÜÜÜÜMMMMMM!")
(Toz bulutu dağıldığında kapı tamamen kilitlenmiştir. Ekibin çoğu (Zeng, Alya, Emilia, Jack, Yamal, Psycho) üssün karanlık iç koridorunda kalırken; William ile Cyborg, dışarıda Mac Joe’nun dev Mecha zırhı ve robot ordusuyla baş başa kalmışlardır.)
Jack: (İçeride kapıya vurarak) "Hadi canım! Kanka ciddi misin? Ciddi adamla robot adam dışarıda mı kaldı şimdi?!"
SAHNE 10
Mekân: Mac Joe’nun Dağ İçi Gizli Üssü – Karanlık Ana Koridor.
Karakterler: Zeng, Alya, Emilia, Jack, Yamal, Psycho.
(Kapanan devasa kapının arkasında kalan ağır sessizlik, içerideki karanlıkla birleşir. Karşılarında uzanan devasa, ucu bucağı görünmeyen yüksek tavanlı koridor; duvarlardaki kırmızı acil durum ışıklarının zayıf parıltısıyla aydınlanmaktadır. Koridorun derinliklerinden mekanik uğultular ve belirsiz eko sesleri gelmektedir.)
(Ekip, William ve Cyborg'un dışarıda kalmasının yarattığı şokla geniş koridorun girişinde duraksar. İlerlemekle kapının başında bekleyip bir yol bulmak arasında kararsız kalmışlardır.)
Jack: (Işık cihazını koridorun derinliklerine doğrultup ıslık çalar) "Vay arkadaş... Koridor değil resmen otoyol yapmış herif. Yalnız içerisi 'gelin bizi burada avlayın' diye bağırıyor kanka."
Yamal: (Fesini düzeltip duvara yaslanır, gözlerini ovalayarak) "Vallahi ben derim ki hiç zorlamayalım. Şuraya kıvrılıp iki dakika kestirelim, William ile Cyborg dışarıdaki mehanın icabına bakınca kapıyı açarlar nasılsa..."
Emilia: (Uzun kahverengi saçlarını geriye atıp sert bir adımla öne çıkar, otoriter sesi koridorda yankılanır) "Saçmalamayı bırakın. Zaman kaybetme lüksümüz yok. William ve Cyborg dışarıda o devasa Mecha'yı oyalarken bizim içeriden ana kontrol merkezine ulaşıp kapı kilitlerini devreden çıkarmamız gerekiyor."
Alya: (Korkuyla koridorun karanlığına bakar, hafifçe gerileyerek) "Ama Emilia... Ya içeride dışarıdakinden daha tehlikeli tuzaklar varsa? Ya Mac Joe bizi doğrudan bu koridora çekmek istediyse?"
Zeng: (Kılıçlarını kınına yerleştirip Alya'nın bir adım önüne geçer. Sesi tamamen cold, sakin ve kararlıdır) "Arkamda kal Alya. Bu koridorda ne tür bir tuzak veya mekanizma olursa olsun, hepsini kılıcımla ikiye bölmeye yeterince hızlıyım. İlerlemek zorundayız."
Psycho: (Bıçaklarını birbirine sürterek çıkan kıvılcımlarla sırıtır) "Tuzak mı? Harika! Umarım üstüme pres makineleri veya lazerler düşer! İçerideki gürültüyü özlemiştim zaten!"
(Ekip, karanlık koridorun tam ortasına doğru ilk adımlarını atar. Tam o sırada koridorun tavanındaki gizli bölmeler hidrolik bir sesle açılmaya başlar: "CZZZZZZT!")
SAHNE 11
Mekân: Mac Joe’nun Dağ İçi Gizli Üssü – Lojistik Koridoru.
Karakterler: Zeng, Alya, Emilia, Jack, Yamal, Psycho.
(Ekip, karanlığın ve metalik yankıların arasında temkinli adımlarla ilerlerken, koridor aniden geniş bir antrepo alanına açılır. Tavandan sarkan sarı ışıkların altında, irili ufaklı onlarca endüstriyel robotun hummalı bir şekilde çalıştığını görürler.)
(Bu robotlar, çatışma veya savunma odaklı değil; mekanik kollarıyla devasa metal kutuları bir istasyondan diğerine taşıyan lojistik üniteleridir. Her birinin gövdesinde Mac Joe’nun kişisel mührü parlamaktadır.)
Jack: (Bir kolonun arkasına sinerek fısıldar) "Vay canına, Mac Joe’nun kuryeleri de iş başında... Adam robot ordusunu bile bürokrasiye boğmuş, kutu taşıtıyor."
Yamal: (Fesini düzelterek esner ve bir sandığın üzerine hafifçe yaslanır) "Kanka adamın lojistik ağacı bile bizden daha disiplinli çalışıyor. Vallahi uykum geldi, şunların üstüne kıvrılıp bir kestirsem kimse fark etmez bile."
Emilia: (Eline bir işaret vererek herkesi susturur, gözleri robotların taşıdığı kutulara kilitlenir) "Sessiz olun. Çatışmaya girmeyin, dikkat çekmememiz lazım. Kontrol merkezine giden rotayı bulmalıyız."
Psycho: (Bıçaklarını parmaklarının arasında çevirirken, gözleri robotların eklemlerinde gezinir) "Şu kollarını koparıp birbirine bağlasam ne güzel ses çıkarırlar... Hiç mi vuramayacağız onları? Sadece bir tanesini?"
Zeng: (Psycho’nun omzuna elini koyup onu hafifçe durdurur, sesi buz gibi ve nettir) "Sakin ol Psycho. Şu an onları parçalamak sadece yerimizi belli eder. Ama o kutuların içine bakın... Eğer düşündüğüm şeyse, bu kutular Novaryan kuşatmasını çok daha kanlı hale getirebilir."
(Zeng, robotlardan birinin kutuyu yere sertçe bırakmasıyla kutunun kapağının hafif aralandığını görür. İçeriden yayılan parlak, mavi neon ışığı tüm koridoru aydınlatır: Bu, Novaryan gezegenini yok edebilecek türden, yoğunlaştırılmış enerji çekirdekleridir.)
Alya: (Korkuyla Zeng'in koluna tutunur) "Zeng... O enerji çekirdekleri. Eğer bunları ana silah sistemine yüklerseler... Marcus’un yörüngedeki gemilerine tek bir atışta veda edebiliriz."
Emilia: "B planı devre dışı kaldı. Kontrol merkezine ulaşıp bu sevkiyatı durdurmalıyız. İlerlemeye devam ediyoruz, ama kimse hata yapmasın."
SAHNE 12
Mekân: Mac Joe’nun Dağ İçi Gizli Üssü – Otomatik Üretim ve Dönüşüm Hattı.
Karakterler: Zeng, Alya, Emilia, Jack, Yamal, Psycho.
(Lojistik robotlarının taşıdığı kutuları takip eden ekip, koridorun sonundaki devasa hidrolik kapının önüne ulaşır. Kapı yeşil bir ışık eşliğinde tıslayarak iki yana doğru açılır: "FIIIŞŞŞ-ÇAAAT!")
(İçeride, ucu bucağı görünmeyen devasa bir otomatik montaj fabrikası uzanmaktadır. Devasa mekanik kollar, kıvılcımlar saçan kaynak makineleri ve yürüyen bantlar tıkır tıkır çalışmaktadır. Yürüyen bantların üzerinde, üzerleri kaplama kırılmaz özel zırhlarla kaplı, oldukça iriyanıt Dönüştürücü Robotlar üretilmektedir.)
(Ekip gizlenerek izlerken, banttaki robotlardan biri test moduna geçer: Robot saniyeler içinde mekanik parçalarını katlayıp gürültülü bir motor sesiyle ağır zırhlı bir hücum aracına dönüşür: "ŞLAK-ÇAT-VZZZZT!" Ardından tekrar insansı formuna dönüp bant boyunca ilerler ve alt kattaki sevkiyat tüneline doğru gönderilir.)
Jack: (Işık cihazını robotlara doğrultup ıslık çalar) "Yok artık kanka... Adamlar içeride yürüyen tank fabrikası kurmuş! Bunlar sokağa inse gezegende sağlam araba, sağlam bina kalmaz."
Yamal: (Fesini kafasında sabit tutup gözlerini ovalayarak) "Valla billa kanka, adamlar dönüşebilen robot yapmış ama biz hâlâ yürüyoruz. Bıraksalar da şunlardan birinin içine binip uyusam..."
Emilia: (Gözlerini yürüyen banttaki robot ordusuna diker, kararlı bir sesle) "Bu kadar kırılmaz zırhlı ve araca dönüşebilen bir birlik dışarı çıkarsa, William ve Cyborg'un hiç şansı kalmaz. Mac Joe bu orduyu doğrudan dışarıya, cepheye gönderiyor."
Psycho: (Bıçaklarını birbirine sürterek gözleri parıldar) "Kırılmaz zırh mı? Göreceğiz bakalım! Bir tanesinin motoruna şu bıçağı saplasam nasıl patlar acaba?"
Zeng: (Kılıcının kabzasını sıkar, gözleri buz gibi soğuktur) "Saçmalamayı bırak Psycho. Zırhları ne kadar kırılmaz olursa olsun, eklem yerleri ve dönüşüm mekanizmaları her zaman zayıftır. Bu bantları durdurmazsak dışarıdaki savaşı kaybederiz."
Alya: (Zeng'in arkasından bantlara bakarak fısıldar) "Zeng haklı... Bu hattı patlatmamız ya da kontrol panelini bozmamız lazım."
SAHNE 6
Mekân: Mac Joe’nun Üretim fabrikası – Alt Kat / Gizli Kimya Laboratuvarı.
Karakterler: Zeng, Alya, Emilia, Jack, Yamal, Psycho, Walter White, Jesse Pinkman, Jetpack'li Yardımcı Robot.
(Psycho, merakına yenik düşüp yürüyen bantların kenarındaki korkuluklara iyice yaklaşır. Üretim hattının alt katındaki buhar tüten gizli bir bölmeye baktığında gözleri büyür. Aşağıda, sarı koruyucu tulumlar ve gaz maskeleri giymiş iki kişi, devasa cam beherlerin ve mavi kristal depolarının arasında hummalı bir şekilde çalışmaktadır.)
(Yaşlı olan adam gözlüğünü düzeltip mühürlü kabı incelerken, yanındaki genç olan elindeki tüpü sallamaktadır. Bunlar doğrudan Walter White ve Jesse Pinkman’dır!)
Jesse: (Aşağıdan bağırarak) "Yo, Bay White! Bu mavi kristal yakıt karışımı robotların dönüşüm motorlarını iki kat daha hızlı çalıştırıyor dostum! Science, bitch!"
Walter White: (Gözlüğünün üstünden yukarı bakar, tavanın kenarında sırıtan Psycho ve bizim ekiple göz göze gelir. Şok içinde donakalarak gaz maskesini indirir) "Jesse... Yukarı bak. Onlar da ne öyle?!"
Jack: (Aşağıya bakıp kahkahayı basar) "Kanka şunlara bak! Mac Joe robot zırhlarına yakıt yetiştirmek için kimyager tutmuş! Biri profesör gibi duruyor valla!"
Walter White: (Panikle tezgahın altındaki dev kırmızı düğmeye basar) "İstilacılar! Güvenlik! Üretim hattı tehlikede!"
(Laboratuvarda bir anda kulak tırmalayıcı bir alarm patlar: "Dİİİİİ-DOOOO-Dİİİİİ! İHLAL ALGILANDI!")
(Tavandaki devasa hidrolik kapaklardan biri büyük bir gürültüyle açılır. Sırtında çifte plazma motorlu jetpack olan, zırhlı ve devasa bir Yardımcı Güvenlik Robotu roket ateşiyle aşağı doğru süzülür: "FIIIİŞŞŞŞ-CZZZZT!")
(Jetpack'li robot, saniyeler içinde devasa mekanik kollarını uzatarak demir parmaklıklarda duran ekibimizi (Zeng, Alya, Emilia, Jack, Yamal ve Psycho) tek bir devasa ağ ve manyetik kapan mekanizmasıyla kıskıvrak yakalar!)
Yamal: (Kapana kısılmış halde fesini düzeltmeye çalışarak esner) "Usta valla tam da kargaşa çıktı diye sevinmiştim, yine uyuyamayacağız..."
Zeng: (Kapanın içinde kılıcını çekmeye çalışarak soğukkanlılıkla) "Kapan manyetik akımla korunuyor... Rahat durun, bir çıkış yolu bulacağım."
Psycho: (Ağların arasında kahkaha atarak aşağıya bağırır) "Hey kel adam! O mavi şeylerden bana da fırlatsana, tadı nasıl acaba?!"
SAHNE 14
Mekân: Mac Joe’nun Üretim Fabrikası – Ana Kontrol Odası Girişi.
Karakterler: Zeng, Alya, Emilia, Jack, Yamal, Psycho, Jetpack'li Yardımcı Robot.
(Jetpack'li robot ekibi manyetik ağın içinde ana kontrol odasına giden yüksek tünelde sürüklerken, Psycho ağın aralığından kolunu zorlukla dışarı çıkarır. Gözleri parıldayarak tünelin duvarındaki ana hidrolik güvenlik panelini nişan alır.)
Psycho: (Çılgınca sırıtır) "Bakalım şu kapı kaç ton basıyormuş!"
(Psycho elindeki özel alaşım bıçağı muazzam bir güçle fırlatır: "ŞAAAT!" Bıçak, duvar panelinin tam ortasındaki kırmızı kablo bağlantısına saplanır. Panelden kıvılcımlar fışkırır: "CZZZZZT-BAM!")
(Tünelin tepesindeki devasa titanyum bariyer kapısı hızla aşağıya doğru kaymaya başlar: "FIIIŞŞŞŞ-GÜÜÜÜM!" Kapı tam robotu ve ekibi ikiye bölecekken kapanmak üzeredir.)
Emilia: "Kapı kapanıyor! Şok dalgasına hazırlanın!"
(Ancak Jetpack'li Yardımcı Robot, roketlerini son güce getirerek gürültüyle öne atılır. Devasa metal kıskaçlarını uzatıp inmekte olan tonlarca ağırlıktaki titanyum kapıyı altından ve üstünden yakalar: "ÇANGGGG-CZZZZZT!")
(Robotun hidrolik kolları baskıdan titremeye, zırhından dumanlar çıkmaya başlar ama kapının tamamen kapanmasını engellemeyi başarır. Kapı robotun metal kıskaçları arasında sıkışıp kalmıştır!)
Jack: (Ağın içinde sallanırken) "Kanka robot resmen kapıyla halter çalışıyor! Bırak kapı kapansın işte, ne bu azim?!"
Zeng: (Kılıcının kabzasını kavrayarak soğukkanlılıkla) "Kolları zorlanıyor. Kapının baskısı motorlarını aşırı yüklüyor. Ağdan kurtulmak için tam sırası!"
Yamal: (Fesini kafasında tutarak esner) "Aman usta çabuk yapın da aşağı düşmeyelim..."