SAHNE 1
Mekân: Light’ın Ana Laboratuvarı – Şiddetli bir tartışmanın ortası.
Karakterler: Light, James, Anna.
(Marcus ve Maria’nın kaçışının ardından laboratuvarda tam bir kaos hakimdir. James ve Anna, Light’ın önünü kesmiş, kontrolü kaybetmiş şekilde ona bağırmaktadırlar.)
James: (Çılgına dönmüş halde Light'ın masasını devirir) Marcus ve Maria kaçtı Light! Senin o kusursuz "tanrı" planın çöktü! Başka bir gezegene gittiler, ne yapacaklarını sanıyorsun?!
Anna: (Ağlayarak Light'ın yakasından tutar) Yeter artık! Bu gezegene geldiğimiz günden beri bir soykırım yaptık, canavarlar yarattık. Şimdi de uzaya bir tehdit yaydın. Biz Dünya'ya dönüyoruz Light, gerekirse seni yetkililere ihbar edeceğiz!
Light: (Gözleri delice parlar, sesi buz gibidir) Dünya mı? İhbar mı? Beni durdurabileceğinizi mi sanıyorsunuz? Buraya kadar geldikten sonra hiçbirinizin bu projeyi mahvetmesine izin vermem!
(Light aniden belindeki yüksek enerjili lazer silahını çeker. James ve Anna ne olduğunu anlayamadan ateş eder. James cansız şekilde yere yığılır. Anna korkuyla gerilese de Light ikinci el ateşi açar. İki eski arkadaşının cansız bedenleri kanlar içinde laboratuvarın soğuk zemininde yatmaktadır.)
SAHNE 2
Mekân: Laboratuvar – Birkaç saat sonra.
(Laboratuvar sessizdir. Light elleri kanlı bir şekilde duvara yaslanmış, yerde yatan James ve Anna’nın cesetlerine bakmaktadır. Deliliğin ortasında gelen ilk vicdan azabı ve sorgulama krizini yaşar.)
Light: (Kendi kendine fısıldayarak, ellerine bakar, sesi titremektedir) Ne... Ne yaptım ben? James... Anna... Onlar benim dostlarımdı. Buraya beraber gelmiştik. Ben bir canavara mı dönüştüm? Tüm bunlar bir kentin, bir gücün uğruna değer miydi?
(O sırada kapı açılır. İçeriye Saul ve Doctor girer. Yerdeki insan cesetlerini görünce ikisi de dehşetle donakalar.)
Saul: (Geri çekilerek) Efendimiz Light... Siz... Kendi türünüzü, arkadaşlarınızı öldürdünüz!
Doctor: (Korkuyla) Bu delilik... Artık kontrolü tamamen kaybettiniz!
Light: (Aniden toparlanır, yüzündeki pişmanlık ifadesi yerini nefrete ve soğuk bir maskeye bırakır) Sessizlik! Bana ahlak dersi veremezsiniz! Siz sadece benim yarattığım varlıklarsınız!
Saul: (İtaatkar duruşunu bozarak) Biz size sadıktık ama siz kendi kanınızı bile gözünüzü kırpmadan döktünüz.
Light: (Büyük bir öfkeyle bağırır) Yeter! Sizin o "acınası" sadakatinize ve sızlanmalarınıza ihtiyacım yok. Marcus gitti, siz de onun gibi zihinsel olarak çürümeye başladınız! Defolun bu saraydan!
Doctor: (Şaşkınlıkla) Bizi öldürecek misiniz?
Light: (Silahını onlara doğrultur) Seni ve Saul'u sürgün ediyorum! Alnomyan’ın en çorak, en tecrit edilmiş köşelerine gidin ve bir daha gözüme görünmeyin. Eğer karşıma çıkarsanız cesetleriniz bu zeminde yatar!
(Saul ve Doctor, Light'ın deliliğinden korkarak hızla laboratuvarı terk ederler.)
SAHNE 3
Mekân: Taht odası / Karanlık Koridor.
(Light, karanlık odasında tek başına otururken gölgelerin arasından siyah dağınık saçlı, kanlı gözleriyle Psycho süzülür. Yüzünde sadistçe bir gülümseme vardır.)
Psycho: (Kıkırdayarak, yerdeki kan izlerini koklar) Arkadaşlarını öldürdün... Diğerlerini sürgün ettin. Artık tam bir yalnızsın Light. Ya da... Gerçek bir canavarsın.
Light: (Ayağa kalkar, Psycho’nun gözlerinin içine bakar) Yalnız değilim Psycho. Etrafımdaki zayıf, vicdanlı ve sorgulayan herkesi temizledim. Saul bir hiçti, Doctor bir zayıflıktı. Bana sadece öldürmeyi bilen, merhametsiz bir güç lazımdı.
Psycho: (Kılıcını çeker, dilini keskin tarafında gezdirir) Ve o güç benim. Diğer Alnomyanları avlamak, senin o kanlı tahtını korumak için sabırsızlanıyorum.
Light: (Soğuk bir tebessümle) Aynen öyle. Artık bu gezegende kural yok, acıma yok. Sadece sen ve ben varız Psycho. Bu gezegeni beraber cehenneme çevireceğiz.