İçeriğe geç

Alnomyan's VS Novaryan's

Bölüm 10 · 2 dk okuma

Alnomyan's VS Novaryan's

Bölüm 10

​1. SEZON / 10. BÖLÜM: ZAFERİN DUMANI VE İLK ŞÜPHE

SAHNE 1

​Mekân: Alnomyan Şehri – Yıkıntıların Ortasındaki Meydan.

Karakterler: Tom, Angela, Hank, Ben, Ginger.

​(Şehir merkezindeki o korkunç boyutsal yaratıkların çoğu etkisiz hale getirilmiş, portalın enerjisi zayıflatılmıştır. Dumanların tüttüğü meydanda ekip bir binanın yıkıntılarına oturmuş dinlenmektedir. Hank bir köşede bulduğu devasa bir yiyecek paketini hırsla atıştırmaktadır. Tom havalı bir şekilde kostümünü düzeltirken, Angela nefes nefese yaralarını sarıyordur. Ginger ise elindeki enerji patlamalarıyla yerdeki yaratık ölülerini fırtlatıp eğlenmektedir.)

​Hank: (Ağzı dolu dolu) Kanka valla o portal canlı canlı fırın gibiydi ama hepsini patakladık! Şöyle kocaman bir zafer yemeğini hak ettik bence.

​Tom: (Saçını geriye atarak, gülümsedi) Kabul edin, o dev yaratığın üzerine atladığım anki duruşum tam bir kahraman pozu değil miydi? Angela, kabul et etkilendin!

​Angela: (Gülerek başını sallar) Evet Tom, yaratığın üzerine düşüp binadan aşağı yuvarlandığın an gerçekten çok etkileyiciydi! Ama hakkını yemeyelim, iyi iş çıkardık. Şehri koruduk.

​Ginger: (Gülerek patlama çıkarır) Ben en az yirmi tanesini patlattım! Bir daha gelsinler, bir daha patlatayım!

​SAHNE 2

​Mekân: Aynı yer – Birkaç metre ötede, Ben’in durduğu yer.

​(Ekip zaferin tadını çıkarıp şakalaşırken, Ben bir kayanın üzerine oturmuş, elindeki taşın frekans dalgalarını ve portalın bıraktığı kalıntı enerjiyi bileğindeki tarayıcıyla analiz etmektedir. Yüzünde zafer sevinci yerine derin, gergin ve şüphe dolu bir ifade vardır.)

​Angela: (Ben’in yanına gelir, kaşlarını çatar) Ben? Sen neden katılmıyorsun bize? Kötülerin çoğunu hallettik, şehir güvende. Neden bu kadar gerginsin?

​Ben: (Gözlüğünü düzeltir, cihazındaki verilere bakarak alçak bir sesle konuşur) Şehir güvende mi Angela? Gerçekten öyle mi sanıyorsunuz?

​Tom: (Yanlarına yaklaşır) Ne demek istiyorsun Ben? Canavarları haklamadık mı işte?

​Ben: (Ayağa kalkar, elindeki taşı gösterir) Şu taşlara bakın. Bize bu güçleri veren, bizi birer "kahraman" yapan bu enerjilere... Ve bizi yönlendiren o "Mavi Alnomyan Hologramı"na. Hiçbiriniz matematiksel ve mantıksal bir tuhaflık fark etmedi mi?

​Hank: (Elindeki sandviçten bir ısırık alıp duraksar) Nasıl bir tuhaflık? Taşlar havalı işte, daha ne olsun?

​Ben: (Cihazındaki grafiklerle paneli havaya yansıtır) Bak Hank. Bu portal durup dururken açılmadı. Portalın enerji frekansı ile bize bu 5 taşı gönderen Mavi Hologram'ın sinyal frekansı %99.8 oranında birebir aynı kaynağa dayanıyor!

​Angela: (Nefesi kesilerek) Ne?.. Yani portalı açan güçle...

​Ben: (Ciddiyetle sözünü tamamlar) ...Bize bu taşları verip kendisini "kadim koruyucu" olarak tanıtan güç aynı merkezden yönetiliyor! Biri bu canavarları bilerek üzerimize saldı. Bizi test etmek, gücümüzü ölçmek ve bizi kendi piyonu gibi kullanmak için!

​Tom: (Sarsılarak) Ama... Ama o Mavi Hologram bize halkı korumamızı söyledi! Neden böylesine devasa bir tiyatro oynasın ki?

​Ben: (Gözlerini şehirdeki yüksek laboratuvar kulelerine diker) Çünkü bizi gerçek bir tehdide karşı hazırlıyor ya da bizi arkadan yöneterek bu gezegeni kontrol altında tutuyor. O Mavi Hologram kadim bir ruh falan değil. O hologramın arkasında son derece gelişmiş, soğuk ve acımasız bir teknoloji... Gerçek bir kuklacı var!

​(Ekip derin bir sessizliğe gömülür. Tom, Angela ve Hank birbirlerine şüpheyle bakarken, Light kendi gizli üssünde devasa ekranlardan Ben'in bu analizini izlemektedir. Light soğuk bir tebessümle koltuğuna yaslanır.)

​Light: (Kendi kendine fısıldayarak) Zeki çocuk... Taşların sırrını bu kadar çabuk çözeceğini tahmin etmeliydim. Ama gerçeği öğrenmen hiçbir şeyi değiştirmeyecek.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.