İçeriğe geç

Allah Belanı Versin [Taegi Fanfiction]

Bölüm 32 · 10 dk okuma

Allah Belanı Versin [Taegi Fanfiction]

Bölüm 32

Aşk için en fazla ne yapılabilir bir insan aşkı için ne kadar ileri gidebilir.

Şiirlerde romanlarda aşk için ölen insanlar vardı aşk için ölünür müydü? Yada insan birini öldürür müydü? Yada yalan söylemek kanunları çiğnemek, yasalara karşı gelmek hangisini yapardı evet Kim Taehyung aşkı için tüm bunları gözünü dahi kırpmadan yapardı.

Aslında herşey Yoongi ile geçirdikleri hafta sonundan sonra olmuştu mükemmel bir hafta sonu geçirmişlerdi Jin ve Namjoon o kadar iyi insanlardı ki onları çok güzel ağırlamışlardı keyifli bir hafta sonuydu ilk birliktelikleri mükemmeldi sonrasında eve dönerken yolda , arabada buldukları her fırsatta sevişmişlerdi eve geldikten sonra tüm pazar gününü sevişerek geçirmişler yataktan hiç çıkmamışlardı çok güzeldi ama hayat asla bu kadar mükemmel ilerlemezdi.

Taehyung pazartesi günü işe gittiğinde o kötü haberi almıştı Yoongi'ye saplantılı aşık olan bir mimar Yoongi'nin yeni aldığı işinin denetlemesini yapacaktı hemen adamı aradı bir randevu ayarladı yanılmayı umdu ama yanılmamıştı adamın niyeti açıktı tek derdi Yoongi'ye yakın olmaktı" işi bana devret" ne kadar istersen veririm"

Adam kabul etmedi "bu işi almak için kaç kişiye rüşvet verdim sen biliyormusun ama değer,o güzel adam için değer"

Taehyung "sen evlisin üstelik birde çocuğun var bir erkekle adın duyulursa olacaklardan korkmuyor musun" diye sordu.

Adam Taehyunga doğru eğildi etrafa bakarak kontrol etti kimsenin duymadığından emin olmak istedi" bakın Bay kim evet evliyim karımıda cok seviyorum ama ben biseksüelim yani bu durumu Yoongi'yi görünce fark ettim onun elini tuttuğumda içimde birşeyler kıpırdadı siz beni anlarsınız sadece bir gece onunla geçireyim bana yeter duyulmasına gerek yok hayatımıza devam ederiz"dedi.

Taehyung" peki bunu nasıl yapacaksın sana ilgisi varmı" diye sordu.

Adam başını salladı" hayır yok ama mecbur kalacak onu köşeye sıkıştıracağım inşaatta ben ne dersem o olur ben izin vermeden bir çivi dahi çakamaz biliyorsun, istediklerimi yapmaya mecbur kalacak" dedi.

Taehyung telefonunu çıkardı sana birşey göndereceğim "dedi adam gelen iletiyi açtığında gözleri fal taşı gibi açıldı.

" ne istiyorsun" dedi.

Taehyung şarabından bir yudum aldı "bu işi bana devrediyorsun, bir daha seni Yoonginin çevresinde görmeyeceğim değil görmek duyarsam bile bu ses kaydını önce eşine sonra internete atarım hayatını mahvederim hem aileni hem işini kaybedersin anlaştıkmı" dedi.

Adam olmaz dedi "sana nasıl güveneyim ya sözünde durmazsan bes parasız kalırım kendimi garantiye almam lazım bir milyon dolar istiyorum nakit olarak çek senet havale olmaz nakit istiyorum iki günün var parayı getirirsen çıkarım hayatınızdan iş senin olur getirmezsen herşeyi Yoongiye anlatırım" dedi.

Taehyung tamam kabul dedi Yoongi'nin yanında paranın ne önemi vardı ki. İşte şu an bankada o şerefsiz için para çekiyordu.

Taehyung elimdeki fincana bakıp çayını karıştırdı çayın içindeki limona kaşığı ile işkence ederken" evet yaparım, herşeyi yaparım o şerefsiz adamla Yoongi'nin birlikte çalışmasına her an burun buruna olmasına asla izin veremem" dedi.

Aklına geldikçe eli ayağı titriyordu tabi bu durumu fırsat bilen elimdeki fincandan bir damla çay firar ederek yeni diktirdiği krem rengi takım elbisesinin üzerine damlamıştı Taehyung "hay aksi "dedi hemen sehpadaki peçete ile sildi aslında çok belirgin değildi dikkatli bakılmazsa anlaşılıyordu ,aslında pek önemlide değildi ama bu gün onun için özeldi bu gün denetleme günüydü tam kırkyedi saatir Yoongi'yi görmüyordu ve onun karşısına en mükemmel haliyle çıkmak istiyordu.

Yoongi aklına gelince kendi kendine gülümsedi o siyah saçları minik yuvarlak burnu artık tiryakisi olduğu ince dudakları bembeyaz teni ve o koklamaya doyamadığı güzel kokusu Taehyung sevgilisinin her bir zerresine aşıktı ve onu çok özlemişti hepsi o şerefsiz yüzündendi.

Taehyung aklına gelen düşüncelerle birden sinirlendi fincanı öfkeyle önündeki masaya koydu saatine baktı denetlemeye geç kalıyordu daha ne kadar bekleyecekti bu sırada kapı açıldı banka müdürü gülümseyerek odaya girdi "kusura bakmayın Bay Kim sizide bekletiyoruz ama takdir edersiniz ki bu yüklü bir ödeme hazırlanması zaman alıyor hesaba transfer yapsak olmazmı bu şekilde zor oluyor" dedi

Taehyung derin bir nefes aldı zaten iki gündür aşkını görmemişti içi daralıyordu birde şimdi bu geveze müdür tepesinde dır dır edip duruyordu nazik olmaya çalışarak" olmaz nakit olarak ihtiyacım var ne zaman hazır olur iki saatir bekliyorum yani hazır değildi de beni neden çağırdınız" sesinde sitem vardı.

Müdür "zaten pek bankaya uğramıyorsunuz bu sayede sizinle sohbet edebilme şansını yakalamış oldum" dedi.

Taehyung göz devirdi bu adam hiçmi vaz geçmezdi bu bankaya hesap açtırdığı günden bu yana ona olan ilgisini hiç gizlememişti Taehyung" bakın Bay Sunho siz evlisiniz üstelik ben bankanızın müşterisiyim mesafenizi koruyun lütfen" dedi.

Sunho bunu fırsat bilerek hemen koltuğundan kalktı masanın etrafını dolanıp Taehyung'un oturduğu tekli koltuğun karşısındaki boş koltuğa oturdu "madem açık konuşuyoruz bende açık olayım sen iste hemen boşanırım bu bankadan da istifa ederim birlikte yeni bir başlangıç yaparız"

Taehyung şaşkındı "Siz neler söylüyorsunuz böyle saçmalamayın lütfen,siz bunları bana söylemediniz bende duymadım"

Banka müdürü tam birşeyler söyleyeceği anda kapı çalınmış içeri bir banka memuru ve yanında arkasında banka güvenliği elinde iki beyaz çuvalı andıran bez torba ile girmişti "paranız hazır efendim şuraya bir imza alabilirmiyim" diyerek dekontu Taehyung'un önüne koydu.

Taehyung aceleyle imzalayıp yanında getirdiği çantayı güvenliğe uzatıp "size zahmet paraları bu çantaya yerleştirebilirmisiniz" dedi bir süre sonra tüm işlem bitmişti Taehyung ayağa kalktı banka müdürüne adet olduğu üzere soğuk bir ses tonuyla teşekkür ederek hızla bankadan ayrıldı biraz daha o kasvetli odada kalsa delirecekti.

Diğer tarafta şantiye alanında Jungkook ve Yoongi yine her zamanki gibi sıcak bir sohbetin içindeydiler

jungkook öfkeyle "yok yok siz beni delirtmeye and içmişsiniz bunun başka açıklaması olamaz nerde kaldı bu adam " dedi

Yoongi umursamaz bir tavırla "gelir birazdan biliyorsunuz ki Taehyung çok disiplinli bir adamdır söz verdiyse yerine getirir geleceğim dediyse gelir ayrıca ne bu acele sanki,inşaat kaçıyor mu asıl sizin belgeleriniz tamammı ayrıca geçen hafta uyarmıştım molozlar hala kaldırılmamış artık yola taşıyor bu şekilde olmaz lütfen biraz işinize özen gösterin" dedi .

jungkook "sen kendi işine bak moloz senin işin değil" dedi

Yoongi elindeki kupadaki kahveden bir yudum alıp "iyi belediye cezayı yazınca ben karışmam uyramadı deme sonra "

Jungkook sinirle"Bir daha arasana şu mimar bozuntusunu"

Yoongi "efendim ne dedin "

"Bir daha arasana şu mimar beyi" dedim

"Bana bak benim sevgilim hakkında düzgün konuş"

"Ne oldu daha bir kaç ay önce bay gıcık diyordun bir kaşık suda boğmak istiyordum şimdi kıymetli mi oldu"

Yoongi öfleyle ayağa fırladı "evet kıymetli oldu düzgün konuşacaksın saygısızlık etmeyeceksin ben senin şımarık sevgilin hakkında yorum yapıyor muyum"

Jungkook öfkeyle masanın üzerine fırladı Yoongi'nin yakasına yapıştı" sen kimsinde benim sevgilim hakkında konuşmaya cesaret edebiliyorsun öldürürüm seni"

Yoongi sakin bir sesle "ona ne şüphe zaten başkada birşey yapabildiğin yok hep kuru gürültü "

Bu sırada kapıda bir çığlık duyuldu"ayyy ne oluyoooo burda"

jimin koşarak odaya girdi "jungkook in o masanın üstünden bırak adamın yakasını da" diye bağırdı.

Jungkook jimin'in çığlığı ile bulunduğu durumun farkına varmıştı ne ara masaya çıkmıştı nasıl bu kadar gözü dönmüştü farkında bile değildi.

jimin hemen Yoongi'nin yanına gidip "iyimisin su falan istermisin" diye ilgiyle sordu

Jungkook "yok yok ambulans çağır sen, iyi işte birşeyi yok abartma" dedi

Yoongi "iyiyim sorun yok küçük bir anlaşmazlık yaşadık sadece " dedi.

Jimin öfkeyle jungkook'a döndü" sen inşaat mühendisimizi öldürmeye mi çalışıyorsun bu inşaat neden bitmiyor şimdi belli oldu"dedi.

Jungkook stemle "Ben mi suçlu oldum şimdi,neler dedi duymadın tabi "

"Neler dedi söylese bileyim eğer haklıysan beraber öldürelim seni hapise tek başına gönderemem " dedi.

Jungkook derin bir nefes aldı hepsi delirdi bunların diye içinden geçirdi "neyse boşver değmez "dedi.

Bu sırada Taehyung koşarak kapıyı bile çalmadan odaya daldı "kusura bakmayın çok bekletmedim değilmi alarmım çalmamışta " diyerek kendince açıklama yaptı.

Odada bulunan üç kişide bunun çok kötü bir yalan olduğunu anlamıştı.

jimin" keşke yalan söylemekle uğraşmasaydın çünkü söyleyemiyorsun hadi itiraf et ne giyeceğine karar veremedim değil mi? Üzerindeki takım elbise öyle hızlıca giyilip çıkılmış gibi durmuyor üstelik bu saçlar için nerden baksan ımmmm yarım saat uğraşmış olmalısın" dedi

Taehyung biraz bozulmuştu"Dedektif olmayamı karar verdin jimin-ah bence bir daha düşün" dedi.

Aslında şaka yapmıştı ama kimse gülmedi mimik dahi oynamadı tamam çok komik bir insan değildi ama yani bir tepkide verilmezmiydi insan yalandanda olsa gülmezmiydi Taehyung biraz bozulmuştu kimse olmasada Yoongi gülmeliydi o sevgilisiydi ama oda mimik dahi oynatmamıştı.

"Neyse hadi başlayalım bu gün duvarların kontrolünü yapacağız" dedi ve yine gergin bir denetleme başlamıştı şantiye şefi önde arkasında ne gerek varsa jimin onun arkasında jungkook onun arkasında Taehyung ve en arkada elleri cebinde gülümseyerek onları takip eden Yoongi tek sıra halinde inşaatın merdivenlerini tırmanmaya başladılar rastgele bir kata çıkıp rastgele bir daireye girdiler.

Taehyung kullanılan malzemeyi inceledi uygulama şekli ve yönüne baktı notlar aldı "evet sorun görünmüyor" dedi

jungkook "sorun yoksa buyurun faturaları kontrol edelim" dedi.

Taehyung elindeki tablete notlarını almaya devam ederken başını salladı jimin zaten bu tozun toprağın içinde daha fazla kalmak istemediği için önden hızla ilerledi jungkook onu takip ediyordu şantiye şefi de onlarla gittiğinde Yoongi fırsattan istifade ederek Taehyungu birden duvarla arasınna aldı ve dudaklarına yapıştı Taehyung başta afallasada hemen ona ayak uydurarak öpüşüne karşılık verdi Yoongi geri çekilip alınlarını birbirine yasladığında dudaklarının üzerine konuştu" seni çok özledim neden bu kadar geç kaldın" dedi konuştukça birbirine değen dudaklar ve belini okşayan eller ile Taehyung çok zor durumdaaydı" bende bende seni çok özledim" diyerek tekrar Yoongi'nin dudaklarına yapıştı belindeki eller kalçasına inip sıktığında Taehyung "dur lütfen ben dayanamayacağım ve şu an hiç sırası değil "dedi.

Yoongi tamam diyerek geri çekildi ama sonra birden tekrar dudaklarına yapıştı uzun ve şehvetli bir öpüşmenin ardından geri çelilp sırıtarak "akşam devam edelim "dedi.

Taehyung başını salladı üstünü başını düzeltti önden yürümeye başladı ofise girdiklerinde yine asık suratı ile jungkook hemen söze girdi "nerde kaldınız siz "

Jimin herşeyi anlamıştı gerçi jungkook ta dikkatli baksa anlardı Taehyungun özenle taranmış saçları dağılmış ikisininde dudakları şişmişti jimin sevgilisine bakıp gülerek" aman neyse geldiler işte uzatma" dedi. Taehyung'a göz kırpmayıda ihmal etmemişti.

Yoongi "ikinci katın duvarında eğrilik vardı ona baktık malzeme kaliteli ama uygulama için aynı şeyisöyleyemeyeceğim" dedi.

Jungkook sinirle şantiye şefine döndü "senin suyun ısınıyor neden ustaları kontrol etmiyorsun" diyerek zavallı adama çıkıştı zaten her denetlemede mutlaka bir şekilde bir fırça yiyordu.

Taehyung hemen araya girdi "ben ölçümlerini yaptım sorun yok standartlara uygun" dedi.

Jimin" neyle ölçtün çok merak ettim elinde su terazisi göremiyorum da"dedi.

Yoongi" orada vardı ölçtü uzatmayın sorun yok ne olsun istiyorsunuz isterseniz duvara yıkım kararı versin yada bence tüm katın duvarları yıkılıp tekrar örülsün "

Jungkook öfkeyle" bende yakında bir yıkım kararı vereceğim o olacak" dedi.

Son olarak faturalarda incelenmiş ve olaylı bir denetleme daha sona ermişti Taehyung "raporu size gönderirim" diyerek çantasını toplayıp jungkook ve Jimin ile vedalaşarak Yoongi'ye döndü sonra görüşürüz dedi.

Yoongi "hemen gidiyormusun hiç olmazsa beraber öğle yemeği yeseydik" dedi onunla biraz daha zaman geçirmek istiyordu.

Jimin" harika fikir hadi yeni bir yer açılmış japon bir şefleri var harika sushi yapıyor oraya gidelim"dedi.

Taehyung işlerim var desede Yoongi gelmek istemesede çünkü o Taehyung ile başbaşa olmak istiyordu, jungkook zaten yaşadıkları gerginlikten sonra bir an önce şirkete gitmek istiyordu ama nasıl olduysa şimdi hep birlikte sushi seçiyorlardı jimin yine bir şekilde herkesi etkilemeyi başarmıştı bu adamda kesin şeytan tüyü vardı.

Taehyung Yoongi'ye döndü "tamam somurtma artık bak birlikteyiz ve yemekteyiz sanki silah zoruyla getirmişiz gibi durmasana bak bozuluyorum artık "

Yoongi Taehyung'un yanağına elini yasladı "ben seninle başbaşa olmak istemiştim bay Jeon ve sevgilisi ile birlikte yemek yemek değil"dedi.

Jimin jungkook'a yaklaştı "baksana ne kadar tatlılar değilmi onların arasını ben yaptım bu ilişki ellerimde başladı ayyy ne çabuk büyüyorlar" dedi.

Bir ebeveynin çocuklarını izlediği gibi gururla onları izliyordu.

Jungkook "evet dedi çok tatlılar şeker komasına gireceğim şimdi" bu sırada sushileri gelmiş yemekler yenmiş mecburi randevuda en sonunda burada bitmişti.

Jungkook jimin'in zoruyla onunla alışverişe gitmeyi kabul etmek zorunda kalmıştı çünkü jimin benimle şimdi alışveriş merkezine gelmezsen akşam koltukta yatarsın demişti jungkook siyah kartını uzatıp işim var sen git ne istersen al desede jimin kabul etmemiş ayağını yere vurarak sende gele

ceksin diye restoranın ortasında çığlık atmıştı.

Yoongi Taehyung'a dönüp " onları gördükçe tanrıya seni karşıma çıkardığı için şükrediyorum" dedi.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.