İçeriğe geç

Allah Belanı Versin [Taegi Fanfiction]

Bölüm 27 · 7 dk okuma

Allah Belanı Versin [Taegi Fanfiction]

Bölüm 27

Taehyung bıkklıkla önündeki fincana uzanıp aldı fincanın içindeki sarı sıvıya şöyle bir baktı şu an onu sakinleştirmek için papatya çayından fazlası gerekiyordu ama yinede bir umutla bir yudum aldığında "benim burda ne işim var, ben ne yapıyorum böyle"diye söylendi.

Şu an şehrin en işlek caddesinde bir kafede oturmuş yarım saat geçikmiş randevusunu bekliyordu Taehyung herzaman dakik bir insan olmuştu randevularına her zaman tam vaktinde gelir geciken kişi kim olursa olsun bir dakika bile fazladan beklemez kalkar giderdi ama şimdi Jimin'i sözleştikleri kafede yarım saatten fazla süredir bekliyordu.

En sonunda beklenen kişi kapıda göründü üzerinde beyaz ipek gömleği krem pantalonu beyaz spor ayakkabıları kahverengi kemeri ve kahverengi çantası , yuvarlak güneş gözlükkeri ile kafeye girdiği anda herkesin dikkatini üzerinde toplamıştı,yalan değil Jimin çok güzeldi herkesin aklını başından alacak kadar güzeldi ve belli ki bunun farkındaydı tüm gözler üzerindeyken ağır adımlarla Taehyung'un oturduğu masaya doğru ilerledi "kusura bakma biraz geciktim ama trafik felaket ayrıca valesi olmayan mekanmı olur"diye söyleniyordu.

Taehyung " önemli değil bende yeni gelmiştim zaten"dedi. Jimin gülümseyerek masaya oturdu tüm kıskanç gözler onların üstündeydi Taehyung jungkook'kun neden Jimin'e bu kadar düşkün olduğunu şimdi anlıyordu insan Jimin'in yanında kendini özel ve değerli hissediyordu.

"Yapma Taehyung-ah senin ne kadar dakik olduğunu bilmeyen mi var ama yinede çok kibarsın teşekkür ederim" dedi.

Taehyung gülümsedi karşısındaki bu genç adam belliki güzel olduğu kadarda zekiydi.

Jimin garsona siparişini verdi bu arada söze girdi "beklediğin için sağol gitseydin çok üzülürdüm aslında erken gelecektim ama tam evden çıkıyordum bir gazeteci aradı bir dergi için mi ne çokta dinlemedim adamı röportaj yapmak istiyormuş hayır dedim ama ısrar kıyamet zor kurtuldum elinden" dedi.

Taehyung şaşırmıştı Jimin'in ne özelliği vardıki gazeteciler peşindeydi Taehyung "ne röportajı" diye merakla sordu.

Jimin güldü " magazin dergisi ünlü sugar babyler ile bir yazı dizisi yapacaklarmış en ünlüleri benmişim inanabiliyor musun tanrı aşkına Jungkook dan dady olurmu? Aramızda çok fazla yaş farkı da yok ama anlatamıyorum ayrıca ben onunla parası için beraber değilim onu sevdiğim için beraberim"

Taehyung gülerek "dün akşam hiç öyle görünmüyordu bir araba için evden kovdun adamı "dedi.

"Aslında çok merak ediyorum zoruna gitmiyormu yani bir erkekten para yada pahalı hediyeler istemek bilemiyorum yani seni yargılamıylrum ama mesala ben ekonomik olarak kimseye bağımlı yaşayamam"

Jimin gülerek "ilişkiler ile ilgili hiçbirşey bilmiyorsun değilmi bak Ben Park holding'in velihatıyım en az Jungkook kadar belkide ondan daha zenginim ama konu para değil ben üniversiteyi yurt dışında okudum iyi bir eğitim aldım "

Bu sırada garson gelmiş Jimin bir süre sessizliğe bürünmüştü garson Jimin'in servisini yapmıştı Jimin teşekkür ettiğinde garson mutluluktan ve utançtan kıpkırmızı olmuştu yani ne vardı Jimin'de bu kadar sadece basit bir teşekkürdü işte

Taehyung "aslında dürüst olmak gerekirse gerçekten anlamıyorum o zaman neden böyle davranıyorsun" dedi.

Jimin'in yüzünde hınzır bir gülüş belirdi "anlamıyorum diyorsun ama Bay Min'i parmağında oynatıyorsun "dedi

Taehyung çayından bir yudum aldı "yok canım ne alakası var biz daha çok yolun başındayız"

Jimin "berabermi yaşıyorsunuz" diye sordu

Taehyung "hayır olurmu öyle şey" dedi

Jimin arkasına yaslanarak etrafına baktı "Tabi canım olurmu öyle şey sanki sevgilimisiniz siz" diyerek dalga geçti.

Taehyung" bence her ilişki kendine özeldir ben her anın özel olmasını istiyorum" dedi.

Jimin elini yelpaze gibi esallayarak " ayyy ben daraldım sözleşmede yapın bari taraflar,görevler, vazifeler,yerine getirilmemesi durumunda ödenecek tazminat bunları hep yazmak lazım"

Taehyung "evet aslında çok mantıklı iki tarafta görevlerini bilirse sorun çıkmaz sen bir dahisin" dedi.

Jimin göz devirdi konuyu dağıtmak için "eee aranız nasıl mesala günde kaç defa yapıyorsunuz"diye sordu

Taehyung şaşırmıştı hatta içtiği çayı zorlukla tutmuştu okadarda samimi değillerdi insan yeni yeni görüştüğü birine bu kadar özel bir soru sorabilir miydi

Jimin" hadi ama saymak bu kadarmı zor o kadar çokmu" diye sordu

Taehyung "lütfen böyle konuşma"dedi

Jimin "ne var canım bunda aranızdaki cekim yüz metre öteden belli oluyor" dedi.

Taehyung başını öne eğdi bu bir kusur değildi neden utanıyordu bilmiyordu sadece "biz hiç beraber olmadık"dedi

Jimin ağzındaki kahveyi elinde olmadan püskürttü Taehyung hemen peçete uzattı jimin kahkahalarla gülüyordu öyleki az kalsın sandalyeden düşecekti.

"Sana inanamıyorum nasıl dayanıyorsunuz biz bir gün sevişmesek kafaları yeriz"dedi ve masada öne doğru eğilip daha kısık bir sesle "bak Taehyung-ah bir ilişkiyi üç şey ayakta tutar sevgi,saygı, seks bunlardan hangisi eksik olursa olsun o ilişki biter bence bu sorunu bir an önce çözmeliyiz" dedi.

Taehyung "yani bilmiyorum ilk nasıl başlanır ki yani hadi sevişelim denmez değil mi"dedi

Jimin "seninle çok işimiz var hadi kalkalım biraz alışveriş yapalım kafamız dağılsın" dedi.

Taehyung "benim ihtiyacım yok ama sana eşlik ederim" dedi

Jimin bu gün kaçıncı kez yaptığını bilmediği hareketi yaptı ve göz devirdi "ihtiyaç ne canım,alışveriş bu, tuvaletmi ihtiyaçtan yapılmaz sedece yapılır işte hem jungkook'kun paralarını harcamam lazım erkeklerin parasını harcayacaksın onlar böylece kendilerini üstün ve güçlü hissedecekler sen harcamazsan onlar harcayacak başka birini bulurlar buda sana ilk dersim olsun" dedi

İkili birlikte alışveriş merkezinde gezmeye başladılar jimin ünlü bir markanın mağzasına girdi birlikte beğendikleri bir kaç parçayı alıp ödeyerek çıktılar jimin telefonundan birini aradı bir süre sonra iri yarı bir adam yanlarına gelip "buyurum Bay Jeon" diyerek eğildi

Jimin elindeki poşetleri uzattı bizi takip et dedi.

Taehyung şaşkındı Jimin'e doğru eğilerek " jeon mu"

" jungkook öyle istemiş amannn boş ver koruma ile gezmeyi pek sevmiyorum ama elimde poşet taşıyacak halim de yok ya" dedi ve karşılarındaki iç çamaşırı mağzasına daldı "acaba bu gece ne olsam" dedi.

Taehyung şaşkın gözlerle onu izliyordu "nasıl yani" dedi.

Jimin kostümlere bakarken" her gün aynı yemek yenmez değilmi arada değişiklik iyidir bu gün polis olayım jungkook'ka kelepçe takmak çok zevkli olacak "diyerek kostümü eline aldı zaten el kadar bir kostümdü "ben şunu bir deneyeyim"diyerek kabine girdi uzunca bir süre sonra Taehyung tam onun için endişeleneckken kabinden çıktı yüzünde hınzır bir sırıttış vardı.

Taehyung "ne oldu" diye sordu.

" kostümle resim attım delirdi" dedi.

"Nasıl gündüz vakti iş yerinde ya müsait değilse"dedi

"Zaten amaçta o müsait olmasın daha iyi ben özellikle toplantıda olduğunda açık saçık mesaj atarım bundan sonra telefonuna her mesaj geldiğinde mesaj benden olmasa bile aklına ben geleceğim sürekli beyni benimle meşgul olacak buda ikinci dersim olsun" dedi.

Taehyung "ama bu çok zor sürekli bununla uğraşılmazki"dedi.

"Ne zorluğu varmış bak beş dakikada bitti ama etkisi günlerce sürecek bunlar hep taktik, mesala arada haber vermeden şirkete uğrarım odasına girer hiçbirşey demeden kapıyı kilitlerim konuşmasına izin vermeden"

Taehyung " tamam sus gerisini duymak istemiyorum" dedi .

Jimin gülerek "sende az değilsin hayal gücüme kalsın diyorsun yani, tamam ok sen bilirsin ama ben oturup sohbet ediyoruz diyecektim "

İkili biraz daha gezip bolca alışveriş yaptıktan sonra en kısa zamanda tekrar görüşmek üzere anlaşarak ayrıldılar.

Taehyung elindeki poşetleri arabsının bagajına koyup arabasına bindiğinde bir süre düşündü acaba ben gerçekten cok mu sıkıcıyım dedi sonra ben asla öyle şeyler yapamam beni seven böyle sevsin dedi

Taehyung arabasını tanıdık binanın önüne park ettiğinde yavaşça arabadan indi elinde bilindik kafeden alınmış iki tane kahve vardı yavaşça kapıyı iterek şirkete girdi sekretere Bay Min müsaitmi diye sordu evet cevabını aldığında birşey demeden sevgilisinin ofisine doğru ilerlemeye başladı sekreter arkasından bir dakika haber vereyim böyle giremezsiniz diye seslendi.

Taehyung olduğu yerde durdu arkasını döndu üzerinde yaka kartı bile olmayan sekretere "adın neydi senin" dedi" yaka kartın yokta"

"İsmim ha-joon" dedi

"Ha-joon beni iyi dinle ben Yoongi'nin sevgilisiyim ve sevgilimin odasına habersiz girebilirim değilmi "

Ha-joon mahcubiyetle "ben bilmiyordum özür dilerim" dedi ve arkasını dönüp gitti.

Taehyung kapıyı tıklattı beklemeden odaya girdi Yoongi masasında çalışıyordu ne var dedi

Taehyung "bir molaya ne dersin" dedi.

Yoongi başını önündeki dosyalarfan kaldırdı onu görür görmez yerinden fırladı "sevgilim inanamıyorum hoş geldin bu ne güzel bir sürpriz böyle" dedi.

Taehyung elindeki kahveleri uzattı "senin için aldım" dedi.

Yoongi mutluydu hemde çok mutluydu otursana dedi oturma grubunu işaret etti.

Taehyung " sekreterin yolumu kesti soğumuş olabilirler"dedi.

"Sana karşı bir saygısızlığımı oldu" diye sordu sesi sert çıkmıştı.

Taehyung bu erkeksi sesten etkilendiğini hissetti

"Hayır kibar birisi sohbet ettik sadece" dedi sorun çıkaran biri gibi görünmek istemiyordu.

Yoongi kahvelerden üstünde kendi adı yazanı aldı diğerini Taehyunga uzattı "sen kahve içer miydin"

"Bol sütlü, şekerli ve karemelli pek kahveye benzemiyor zaten sadece sana eşlik etmek istedim"

Yoongi başını salladı kahveden bir yudum aldı evet biraz soğumuştu normal zamanda olsa içeceği bir kahve değildi ama şimdi tadı çok lezzetli gelmişti "seninle olunca herşeyin tadı bir başka oluyor"dedi sonra kahveden bir yudum daha aldı ve gülerek

" biz beraber yaşasak ya" diyiverdi

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.