İçeriğe geç

Allah Belanı Versin [Taegi Fanfiction]

Bölüm 18 · 6 dk okuma

Allah Belanı Versin [Taegi Fanfiction]

Bölüm 18

Yoongi kucağına dağılmış kahveringi kıvırcık saçların arasına parmaklarını daldırdı,okşadı bu saçlar bebek saçı kadar yumuşaktı bu güne kadar neden bu güzel ipek gibi saçları okşamadığını düşündü kendine kızdı.

Sonra kaybettiklerini düşündü ama zararın neresinden dönülse kârdır değilmi bundan sonra hayatının geri kalanını içinden geldiği gibi yaşayacaktı etraf ne der diye düşünmeyecekti kaybedecek bir şeyi yoktu sonuçta.

Taehyung gözlerini yavaşça aradığında Yoongi'nin dizinde uyuduğunu fark etti başını kaldırdı oturduğu yerde uyuyakalmış Yoongi'yi gördü neden onu uyandırmamıştı kı sabaha kadar kıpırdamadan oturmuşmuydu her tarafı ağrımıştır diye düşündü üzülmüştü yavaşça üstündeki battaniyeyi çekip yerinden doğruluğunda Yoongi'de uyanmıştı.

Taehyung gülümseyerek " günaydın beni neden uyandırmadın her yerin tutulmuştur böyle" dedi.

Aklına başka diyecek bir şey gelmiyordu ne zaman Yoongi'nin yüzüne baksa büyülenmiş gibi donup kalıyordu aşk bumuydu Yoongi "kıyamadım o kadar güzel uyuyordum ki" dedi Taehyung yaşadıklarına anlam veremiyorudu bu adam neden birden değişmişti ki aklına gelen tek ihtimal vardı cevabın evet olmasondan deli gibi korkuyordu ama sormalıydı "inşaatta bir sorunmu var" diye sordu.

Yoongi "hayır hiç bir sorun yok yani ben seni bulmak için bir sürü sorun çıkardım hatta bir keresinde tedarikçiyi arayıp gelen ürünlerin faturasını bile değiştirttim ama Hoseok bir şekilde halletti bir keresinde beton numunesini kendi hazırladığım numuneyle değiştirdim ama yine halletti jungkook beni bir kaç defa vurmaya kalktı hatta bir keresinde ikimizide nezarete attılar biliyormusun bizi Hoseok kurtardı gerçekten mükemmel bir asistanın var seni kıskandım" dedi.

Taehyung "tüm bunları gerçekten benim için mi yaptın"diye sordu şaşırmıştı o kendisi ile sadece denetlemede sorun olmasın diye görüştüğünü sanıyordu belkide gerçekten beni seviyordur diye düşündü sonra vaz geçti bundan sonra tam anlamıyla güvenene kadar ona kendini açmayacaktı yerinden kalktı.

"Ben alışverişe gideyim evde birşey yok yada istersen dışarıda da yiyebiliriz" dedi.

Yoongi "ne yani birşey demeyecekmisin" Taehyung "çok tatlısın ama keşke bu kadar sorun çıkarmasaydın sonuçta bay Jeon pek tekin birisi değil onunla düşman olmak pek mantıklı değil" dedi.

Yoongi şaşırmıştı neden kendisine bu kadar mesafeliydi Taehyung "ben elimi yüzümü yıkayayım gelirim hemen sende istersen banyoyu falan kullanabilirsin" dedi sonrada odasına çıktı Yoongi donup kalmıştı hiç böyle hayal etmemişti onu gördüğüne sevinir sanmıştı belkide yanlış düşünmüştü Taehyung onu istemediği sevmediği için gitmişti olamazmıydı buda bir ihtimaldi ama Yoongi'nin hiç aklına getirmediği bir ihtimal bunları bir an önce konuşup açıklığa kavuşturmalıydı.

Bir süre sonra Taehyung siyah bir pantalon üstüne beyaz bir gömlek giymiş gelmişti " hazırsan çıkalımmı" dedi.

Yoongi başını salladı "çıkalım" dedi

"Biraz ileride küçük bir dükkan var bazen kahvaltıya oraya gidiyordum çok şirin bir yer oraya gidelimmi" dedi.

Yoongi için bir önemi yoktu aklımdaki tek önemli konu Taehyung'un neden birden değiştiğiydi sürekli aşkım sevgilim diyen adama ne olmuştu böyle sanki eski bir arkadaşı ziyarete gelmiş gibi davranıyordu yürürken elini bile tutmamıştı kolları birbirine değdiğinde bir adım arayı açmış uzaklaşmıştı Yoongi bu uzaklıkla üşüdüğünü hissetti kısa bir yüryüşün ardından kahvaltı yapacakları yere gelmişlerdi burası sahilde küçük bir dükkandı Taehyung önden girdiğinde orta yaşlarda bir kadın onları karşıladı dükkan dışarıdan göründüğünün aksine bayağı kalabalıktı görünüşe göre boş yerde yoktu.

Taehyung "ajummaaa" diyerek kollarını açtı orta yaşlardaki esmer,siyah kısa saçlı, kısa boylu, hafiften, tombul kadına sarıldı evet ona sarıldı ,kadın elimdeki spatulayı salalyıp "seni hayırsız ajummanı unuttun nerelerdesin bakıyım sen"dedi.

Taehyung "bak ajumma sana arkadaşımı tanıştırayım "dedi.

Yoongi'ye döndü "bu Yoongi Seul'den mühemdis bir arkadaşım beni ziyarete gelmiş bende senin nefis yemeklerini tatsın diye tuttum getirdim" dedi başka bir şey demedi ne yani sadece arkadaşımıydım sevgilim demedi,yani tamam ama özel bir arkadaş bile demedi hatta yakın bile demedi samimi bile demedi öyle düm düz arkadaşım dedi

Taehyung " ajumma bize masan yokmu" dedi Yoongi şimdi fark etmişti Taehyung o mükemmel gülümsemesini geldiğinden beridir ona hiç bahşetmemişti ama o kadına o güzel kare gülümsemesiyle bakıyordu Yoongi bir an yutkunmakta zorlandı derin bir nefes aldı neden canı bu kadar yanmıştı.

Ajumma onları arka bahçeye çıkardı yanında çalışan garsona denize yakın bir masa ayarlattı" burada daha rahat edersiniz dedi ben size hemen bir şeyler hazırlarım " dedi ve yanlarından ayrıldı.

Taehyung hemen kendini sandalyeye attı normalde Yoongi'nin otırmasını beklerdi en azından onu buyur ederdi ama şimdi öylece oturmuştu Yoongi'de karşısına oturdu "biliyormusun ajumma bir mandu yapıyor parmaklarını yersin ama istersen bibimbabta yiyebilirsin onuda mükemmel yapıyor" dedi

Yoongi "Taehyung senin neyin var beni gördüğüne sevinmedinmi " dedi başını öne eğmişti.

Taehyung onu böyle üzgün görmeye dayanamıyordu kalbi paramparça oluyordu ama kararından dönemezdi "hayır tabikide sevindim ama şaşırdım biraz,yani bilirsin beklemiyordum "dedi bu arada garson elinde tepsiyle çeşit çeşit yemeklerke masayı donatmıştı bile.

Taehyung "hadi soğutmayalım" dedi Yoongi'nin tüm konuşma çabası bir şekilde kesiliyordu Taehyung çubuklarını eline aldı "kimçhi de şahane" dedi bir parça aldı pilava koydu birlikte alıp ağzına attı iştahla yedi ikili birlikte yemeklerini yemişler şimdi sahilde yürüyüş yapıyorlardı ikiside ayakkabilarını çıkarmış ellerine almış paçalarını sıvamış ayaklarını ıslatan denize aldırmadan ıslak kumlarda bıraktıktıları ayak izlerine bakıyorlardı.

Yoongi Taehyunga döndü "geçmişi bu denizin izlerimizi sildiği gibi unutsak yeniden başlasak olmazmı" diye sordu.

Taehyung silinen izlere baktı "evet deniz izlerimizi sildi yok etti ama o izler hala bizim beynimizin içindeler biz o izlerin orda olduğunu biliyoruz onları nasıl sileceğiz" dedi.

Haklıydı iyi kötü hatıralar öyle hemen çabucak silinmiyordu yürüyüşün geri kalanı sessiz geçti şimdi eve gelmişlerdi Yoongi birlikte gün batımını izleyelim diyince Taehyung pek istekli olmasada kabul etmiş bahçedeki kamp sandalyesinde otumuş boş gözlerle denizi denizin üstündeki martıları izliyordu.

Yoongi mutfağa geçmiş ikisi için kahve hazırlıyordu su ısıtıcısının düğmesine bastı kendi sevdiği ölçüyle kahve şeker ve süt tozunu koydu Su kaynayınca kupalara doldurup karıştırdı tadına baktı mükemmeldi fincankarı alıp bahçeye çıktı Taehyungun yanındaki sandalyeye oturdu bir kahveyi ona uzattı " benim elimden içersin değilmi" dedi.

Taehyung gülümseyerek fincanı aldı "okudun demek" dedi sonra kahveden kocaman bir yıdım aldı çok güzelmiş dedi

Yoongi mutlu olmuştu " biliyormusun bende seni hiç unutmadım" dedi

Taehyung "o yüzden karşına çıktığımda hemen tanıdım beni boynuma atladın" dedi iğneleyici bir sesi vardı

Yoongi "üzgümüm haklısın ama ben buradaki Taehyunga aşıktım" dedi işaret parmağını şakağına vurarak "insan aşık olunca ve aşık olduğu kişi ona hiç yüz vermeyince gözünde o kişiyi o kadar ilahlaştırıyorki karşısına çıktığında tanıyamıyor bile" dedi

Taehyung başını öne eğdi aslında Yoongi'yi yıllarca takip etmemiş olsa belkide oda ilk görüşte tanıyamazdı "peki öyle olsun ama daha sonra neden uzak davrandın bana" diye sordu

Yoongi "ailem yüzünden aslında anne baba değilde abim yani onu kaybetmek istemedim çünkü yeğenimi çok seviyorum o benim asla sahip olamayacağım bebeğimdi gerçi öyle yaptımda ne oldu şimdi hem onları hem seni kaybettim çok pişmanım" dedi gerçekten üzgün görünmüyordu başını öne eğmişti.

Taehyung "üzülme zamanla onlarda seni anlayacak ve herşey düzelecek eminim buna,hem seni sen olarak olduğun gibi kabul etmiyorlarsa olmasınlar daha iyi" dedi nedense bu sözler Yoongi'yi rahatlatmıyordu birlikte kahvelerini içtiler çoktan gün batmıştı sohbet ederken fark etmemişlerdi bile "Taehyung aaa güneşin batışını göremedik" dedi.

Yoongi "olsun bizde yıldızları izleriz" dedi Taehyung "kendini zorlama o benim emeklilik hayalim sen istersen uyuyabilirsin ben herşeyi tek başıma yapmaya alıştım nasıl olsa" dedi.

Yoongi şimdi anlıyordu onu ne kadar çok kırdığını ve insan en çok kırdığı yerden kırılıyordu Yoongi derin bir iç geçirdi acaba Taehyung mu fark ettirmemişti acılarını,kendini çok mu iyi saklamıştı yoksa Yoongi mi görmemişti onun kırıldığını Yoongi bilmiyordu.

Yoongi derin bir nefes aldı " sana söylemem gerekenler" var dedi madem herkes eteğindeki taşları döküyor benimde söyleyeceklerim var seninle nasıl sevgili olduğumuzu hatırlamıyorum yani bir gece içtik ve sonrası bende yok yani ne oldu bilmiyorum sabah bir uyandık sevgili olmuşuz şok olmuştum ama sen bana sevgilim diyince yani yanlış anlama sen dedin yani senin gibi bir adam beni sevgili olarak seçmişti çok hoşuma gitti önce söylemek sormak istedim ama sonra seni üzmek istemedim" dedi.

Yoongi Taehyunga döndü "şimdi sana ayık kafayla diyorum ki beni yeniden hayellerinin içine alırmısın? Yani sadece yanındayken değil uzaktayken de aklının b

ir köşesine koyarmısın? benim gibi sıkıcı bir adamla sevgili olurmusun?

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.