Minho herşeyin bir rüya olmasını diliyordu. Sadece bir rüya... Küçük tatlı bir çocuğu bu hâle getirmek onu yıkmıştı. Kendisindeydi suç, bunu o da biliyordu. Ama bir şey yazamıyordu. Eli titriyor ve başı dönüyordu. Bir şeyler yazmalıydı. Zor da olsa parmaklarını klavyesinin üzerinde hareket ettirdi.
Siz;
Nasıl?
Benim yüzümden,değil mi
Özür dilerim. Ben çok özür dilerim Jisung. Hangi hastane? Nolur konuşalım.
Jisung'un anlatımı ile;
Minho'dan mesaj bekliyordum. Onunla konuşurken bile hâlâ gözlerimin içinin parladığına emindim.
Bildirim geldi.
Minigiiiimm:
Nasıl?
Benim yüzümden,değil mi
Özür dilerim. Ben vok özür dilerim Jisung. Hangi hastane? Nolur konuşalım.
Kabul edecektim. Onu öyle özlemiştim ki. Onu öpmek, ona sarılmak istiyordum. 4 yıldır.
"Siz"
Olur.
******** akıl hastanesi.
Anında cevap gelmişti.
"Miniigiimm"
Pekâlâ bekle beni geleceğim saat 3'te.
"Siz"
4 olsaydı Minho. Beni terk ettiğin yıl kadar.
Jisung artık içinde tutamıyordu onca yıl yaşadıklarını.
"Miniigiimm"
Ben
"Siz"
Özür dileme. Özürlerden hoşlanmadığımı biliyorsun. Lütfen sadece buraya gel. Yanıma gel nolur.
"Miniigiimm"
Geliyorum güzelim geliyorum
Yazar anlatımı ile;
Saat 14:34 geçiyordu.
Jisung hazırlanmış odasında duvarı izliyordu.
Dakikalarca izledi. Minho ile olan eski anılarını hatırladı.
Bir süre sonra kapı çaldı.
"Girebilir miyim?"
"Gir."
