İçeriğe geç

ALİ

Bölüm 1 · 2 dk okuma

ALİ

Bölüm 1

Beklenen bebek

Gökyüzü o kış günü, karın ağırlığı altında donuk bir kurşun rengindeydi. Ama o evin içindeki hava, dışarıdaki soğukla zıt, tatlı bir heyecanla sıcacıktı. Duvarlara, daha doğrusu evin her köşesine sinmiş bir bekleyiş vardı. Ali'nin bekleyişi. Mutfak masasında, Nermin teyze, o çok beklenen torununun ilk hırkasını bitirmiş, son ilmeğini atıyordu. Yüzünde, yılların yorgunluğunu silen, saf bir mutluluk gülümsüyordu. Oğlunun karısı, Elif, yedi aylık hamileydi ve doktor aylardır her kontrolünde aynı şeyi söylüyordu: "Sağlıklı, gürbüz bir erkek çocuğu." Nermin Teyze, "Ali! Tıpkı baban gibi, delikanlım benim," diye mırıldanıyordu. Oğlu Cemil, evin direği, ailenin umuduydu. Ama herkesin gözü, onun soyadını taşıyacak, işini devralacak, adını yaşatacak yeni Ali'deydi. Cemil, karısının ultrason resmini cüzdanında taşıyordu. İş yerinde en ufak bir tartışma çıktığında bile, "Benim Ali'm doğunca, o size haddinizi bildirir," diye övünmekten geri durmazdı. Oğlu, onun için sadece bir çocuk değil, aynı zamanda mahalledeki ve akrabalar arasındaki konumunu perçinleyecek, beklenen bir kahramandı. Bir akşam yemeğinde, Cemil, radyodaki bir şarkıyı dinlerken gözleri doldu. "Karımın adı Elif... benim adım Cemil... ve oğlumuzun adı Ali olacak. İşte tam bir uyum. Ali'miz gelecek, evimiz şenlenecek," dedi. Elif, kocasının bu heyecanına gülümsüyordu ama içten içe bir tedirginlik vardı. Annelik içgüdüsü müydü bilinmez ama karnındaki bebek ona hep daha narin, daha gizemli geliyordu. Sanki küçük bir sır saklıyordu. "Cemil, ya yanılıyorlarsa? Ya..." diyecek oldu. Cemil, sert bir sesle sözünü kesti: "Saçmalama Elif! Üç ayrı doktor, dört ayrı ultrason... Ne yanılması? Sakın aklına kötü bir şey getirme. O, Ali'miz." Elif, o an sustu. Karındaki küçük sırrı, artık sadece kendi yüreğinde saklı kalacaktı. Dışarıdaki soğuk havaya inat, evdeki bekleyişin ateşi her geçen gün artıyordu. Doğum yaklaştıkça Ali'nin beşiği kuruldu, mavi tulumları dolapları doldurdu. Her şey, erkek bir çocuğun dünyaya gelişi için hazırdı. Sonunda o büyük gün geldi. Elif, hastane odasında, Cemil'in heyecan dolu, tereddütsüz bekleyişi altında doğum sancıları çekiyordu. Dakikalar, saatler, asırlar gibi geçti. Ve sonra... bir çığlık. Hemşire, kucağındaki minicik, yeni doğmuş bedeni kaldırırken, Cemil'in yüzüne bakıp tatlı bir sesle gülümsedi: "Gözünüz aydın! Çok güzel bir kızınız oldu!" O odadaki zaman, bir anlığına durdu. Beklenen Ali, bambaşka bir bedende, beklenmedik bir sürprizle gelmişti.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.