SEVGİLİ YAZARCAĞINIZIN ANLATIMIYLA
Tüm hazırlıklar bitmiş herkes Alev'i bekliyordu Alev ise yerinde duramıyordu . O sırada albayın postası albayın yanına geldi.
"Komutanım Alev komutanıma mektup var götüriyimmi? "
Timin kaşları çatılmıştı , kim niye Alev 'e mektup gönderirlerdi . Albayda kimin gönderdiğini merak ediyordu bu zamana kadar kimse ziyaretede gelmemişti. Bildiği üzere onun kimseside yoktu amcası dışında .
"Götür Adem "
Adem hemen Alev 'in odasına gidip kapıyı çalmıştı .
"Komutanım ben Adem size bir mektup geldide onu getirdim "
Alev ilk başta kaşlarını çattı kim niye ona mektup göndermişti. Amcası dışında kimsesi yoktu ki . Kapıyı açıp kendini ve kıyafetini göstermeden mektubu aldı. Görevede geç kalıyordu .
Adem gitmişti. Alev ise mektubu alıp yatağa oturdu ve mektubu açmaya başladı. İlk cümleyi okuyunca gözleri dolmuştu bile.
ANNEN
Merhaba Alevim sana neden Alev ismini verdik biliyor musun çünkü saçların aynı Alev 'di tüm herkes seni kıskanır ve sana imrenirdi. Ha bide bir şey olduğunda sanki bir alevmiş gibi parlıyordun.
Çok konuştum di mi kızım biliyorum sende benim gibisin . Çok lafı uzatmıyacağım ben bir hata yaptım kızım . Sen doğduktan sonra biz babanla bir nedenden ötürü çok büyük kavga ettik ve uzun bir süre konuşmadık . İşte o zamanlar gençtim kafam esmişti bir bara gitmiştim. Sabah uyandığımda barın bir odasındaydım yanımda bir adamla . İşte o gece hamile kaldım bir erkek çocuğuna . Baban bunu hiç öğrenmedi . Eğer bana bir şey olursa onu bul kızım , lütfen onu bul. Bak ben hissediyorum bana bir şey olacak , bana ve babana . Benim hislerim hep gerçek olmuştur ama umarım bu olmaz Alev saçlım , umarım bu olmaz . Ama onu bul tamam mı ? Bu son isteğim senden. Onun adı AYVAZ BARIN soy ismini bilmiyorum ama o senin gibi kızıl saçlı değil onun seninkinin aksi kopkoyu yeşil gözleri ve seninki gibi turuncu saçları var ama seninki gibi Alev Alev değil biraz daha turuncu . Onu bul tamam mı o ve babası Şırnakta oturuyor tek bildiğim bu ve babasının asker olduğu. Ha bide o senden küçük aranızda 3 yaş var . Zamanı gelince bu mektup eline geçince sen 27 yaşında kocaman ve çok asil aynı zamanda çok güzel bir kadın olmuş olacaksın oda 25 yaşında yakışıklı bir delikanlı olacak . Eminim
Seni çok seviyorum annem şimdi bu mektubu zamanı gelince sana vermesi için amcana veriyorum unutma meleğim sen hep umut olacaksın tatlım , hiçbir zaman kendini ezdirme hep güçlü dur Alevim . Şimdi gitmem lazım hoşçakal...
SEVGİLER SENİ HEP VE HER ZAMAN ÇOK SEVECEK OLAN ANNEN...
Alev mektubu kapattığında gözlerinden yaşlar akmaya başlamıştı bile. Nasıl olur diyordu ne kardeşi. Onun babası askermiş ama kim? diye düşünüyordu . Her ne olursa olsun onu bulacaktı ama şuan onun bir kenara kaldırmış gözlerini silmiş makyajını düzeltmiş yavaş adımlarla aşağıya iniyordu .
Koridor boyunca yankılanan topuklu sesleri herkesin ona dönmesini sağlamıştı . O çok güzel olmuştu her zamanki gibi. Tüm askerler gözlerini ayıramıyordu bakan bir kere daha bakıyordu . Sonunda ise Albay ve timin yanına gelmişti. hepsi gözlerini kırpıştırmıştı . Batur gözlerini avolayıp Alev ' e seslendi.
"EE meraba güzel hanımefendi ama biz bizim hırçın , asabi ve her zaman kot pantolon ve t-şört giyen Alev komutanı arıyorduk siz kimsiniz."
Alev az da olsa kıkırdamıştı . Öldürüyordu bu çocuklar onu .
"Zevzek , ben öylemiyim Batur aa valla gücendim hem hadi bakın görevi kaçıracağız"
Diğerleride kendine gelmişti albayın aklı mektuba takılmıştı bir kere .
"Alev bir sorun mu oldu mektup ne oldu ."
Alev yalancı bir tebessüm sundu albaya , gerçekleri daha kendi sindirememişken başkalarına anlatamazdı . Yapamazdı bile ...
"Hayır bir sorun yok albayım "
Albay ise pek kurcalamadan konuyu kapatmıştı. Ardından hepsi sıralı bir şekilde arabaya bindiler ve yerlerine yerleştiler. Arın ise konuşmasını hazırlıyordu.
"Bu sefer hata istemiyorum anlaşıldı mı? Bir sorun olduğunda direk mekanı terk ediyorsunuz . Hataya yer yok anlaşıldı mı!!"
"ANLAŞILDI"
İşte görev şimdi başlıyordu.
...
Alev oturduğu yerden belini oynattı 2 saattir bilgisayar başındaydı geçenki cinayeti çözmeye çalışıyordu. Oldukça karmaşıktı bilgisayar başında olmaktan ve bakmaktan gözleri kıpkırmızı olmuştu. Görevi başarıyla bitirip istedikleri bilgilere ulaşmış ve Albaydan bir aferin almışlardı .
Alev 5 saatlik çalışmasının ardından uyuya kalmıştı . Masanın üzerinde 2 paket bitmiş sigara paketi ve 5 bardak kahve vardı. Uykusu açılsın diye 5 bardak kahve içmişti. Şuandada masada uyuya kalmıştı. O sırada içeriye tim girmişti çünkü Alev dinlenme odasında çalışıyordu. Onu uyurken gören tim şaşırmıştı. Burla komutanına döndü.
"Komutanım Alev komutanım galiba 5 saate yakındır çalışıyor acaba odasına taşısak orada uyusa bize birşey dermi?"
Arın sessizce Alev 'i izliyordu .O kızıl saçları masaya yayılmıştı ve parıl parıl parlıyordu. Arın Burlaya bakıp kafasını salladı ve Alev 'in yanına gidip onu yavaş ve narince kucağına aldı. O sırada yüzüne değen kızıl saçların kokusu sardı tüm ciğerlerini. Böyle bir koku hiç almamıştı onun o adını bile bilemediği kokusu eşsizdi. Çok güzeldi. Ardından yavaşça onu odasına götürdü ve yatağa bıraktı . Etrafına baktığında kendi odasından pek bir farkı olmadığını fark etti. Herşey düzenliydi , Arın eğilip Alev'in ayağındaki postalları çıkardı ve kenara bıraktı. Ardından Alev'in yüzüne eğilip saçlarını kenara çekti ve onu izleyerek odadan ayrıldı . O koku hala aklındaydı , ve aklını baya bulandırmıştı.
...
Alev sabah gözlerini açtığında gözlerini etrafta gezdirdi. Kendi odasındaydı ama en son dinlenme odasındaydı onu kim getirmiştiki. Neyse öğrenirdi birazdan . Yataktan doğruldu ve elini yüzünü yıkayıp geri odasına döndü. O sırada kapısı çalındı.
"Girr!!"
Kapıyı açan albayın postasıydı . Sabah sabah ne işi vardı bunun burada, acaba görev mi vardı diye düşünmeden edemedi.
"Komutanım albay timi toplantı odasına çağırıyor içtima olmıyacak "
Ona dönüp başını salladı Alev.
"Tamam Adem sağol gidebilirsin"
Adem tam gidecekken geri döndü.
"He bide komutanım albay herkesin sivil gelmesini söyledi, galiba bir görev gibi bir şey varmış. Bide biraz daha elbise tarzı giyinsin dedi , görevle alakalıymış"
Alev tamam der gibi başını sallamıştı. Ademde gittikten sonra dolabının önüne geçti. Demek sivil giyineceğiz diye düşündü içinden . O şık giyinmeyide anlamıştı. Kesinlikle bir adama karşı olacak bir görevdi adım kadar eminim diye geçirdi içinden. Albay dediklerini içinden geçirerek giyeceği şeyleri çıkardı . Aslında pek elbiseside yoktu çünkü giymeyi çok sevmezdi.
İçince kırmızı bir badi giyip siyah elbisesini üzerine geçirdi. Kemerinide taktı ve aynanın önünde bulunan kar tanesi kolyesini takmıştı. Hafif bir tonda kırmızı ruj sürüp az bir makyaj yapmıştı. Siyah topuklularınıda ayağına geçirip karamel rengi paltosunu eline alıp odadan çıktı.
Toplantı odasına girip albaya ve Arına tekmil verdi.
"ALEV KARASU DİYARBAKIR EMRET KOMUTANIM!"
"Otur kızım otur . Heh tam dediğim tanıma uygun giyinmişsin yerine oturabilirsin.
Alev başını sallayarak rütbe sırasına göre oturan time bakarak başını salladı ve Arın'ın yanına oturdu . Çünkü Ayaz 'dan sonraki en yüksek rütbeli kişi Alev idi. Albay herkeste gözünü dolaştırarak konuşmaya başladı.
"Şimdi çocuklar evet biliyoruyum Samed Bey dosyası kapanmadı ama bence bu adamıda araya şıkıştırabiliriz diye düşündüm "
Ekranda genç sarışın ve oldukça yakışıklı bir adam göründü.
"Adamımız Barış Açıkalın , Babası kaçakçı kendisinede bazen reis denir. Savcılık soruşturma açtı bu adam 5 cinayet ve çete olaylarından aranıyor ve babası gibi eşya kaçakçılığı yapıyor. Bu adamı alıcaz ama suç üstü yapacağız . Anlaşıldımı? Bu görevi bize vermelerinin nedeni Şırnak'ın polis sayısı azınlıkta ve mecburen askerlerden yardım isteniyor ve bende görevi size veriyorum . Göreviniz ise hemen toplantı bitince ikili ikili ayrılacaksınız ve arabalara binip bu adamı takip edeceksiniz. Bir kafede falan durursa Alev buradaki görev sende adamın yanına gidip ona ürün alacağını söyleyeceksin kaçak yoldan ve bunu kaydedeceksin anladınmı . He bide her arabada biriniz kamerayla adamı çekin anlaşıldı mı?"
"ANLAŞILDI"
Hepsi bağırmıştı resmen karargah inlemişti. Albayda hadi diyince hepsi karargahtan çıkmıştı . 3 araba vardı bir araba 3 kişilik olacaktı galiba . İlk araba olan lacivert arabayı gören Baturalp hemen arabaya koştu.
"Abi bu arabayı ben sürecem valla haberiniz olsun kim gelecekse gelsin yanıma "
Dedi. Çocuk gibi sevinmişti. Arın time iyice baktıktan sonra gözleri Atalayda durdu. Galiba onun gitmesini isteyecekti.
"Atalay abi sen git bunla anca sen başa çıkarsın "
Dedi ve eline bir kamera verdi. Atalay gülerek başını salladı ve arabaya doğru gidip Baturalp'in yanına geçti.
"Yürü lan hergele"
Batur sevinçle arabanın ön koltuğuna bindi. Ardından gözler beyaz arabaya döndü. Ayaz Alev ' e döndü. Bu arabayı çok beğenmişti ve Alev 'ide yalnız bırakmak istemiyordu.
"Bu arabaya Alevle ben biniyoruz"
Dedi ve Alev'in eline bir kamera tutuşturdu. Alev tam itiraz edecekken Ayaz 'ın bakışlarıyla susmak zorunda kaldı . Ardından kahverengi arabaya döndüler.
"Burla , Mehmet ve Mustafa diğer arabayada siz binin"
Dedi ve Burla 'nın eline bir kamera sıkıştırdı .Ardından elinde bulunan siyah poşetten kulaklıkları çıkarıp herkese dağıttı.,
"Bu kulaklıklarla her zaman iletişimde olacağız kulaklığı çıkartmayın . Hadi arabalara "
Dedi ve herkes arabalara bindi. Ayaz sürücü koltuğuna oturdu Alev ise hemen yanına . Tüm arabalar farklı yollardan gidiyorlardı dikkat çekmesin diye . Alev Ayaz' a döndü.
"Bu adamın evi nerde ?"
dedi. Ayaz Alev'in onunla konuştuğuna şaşırsada kendini toparlayıp ona cevap verdi.
"Yarım saatlik bir yol var bende tam bilmiyorum konumdan gidiyoruz . Sen kamerayı her halükarda hazır tut. Her fotoraf bizim için bir delil."
Alev soğukça tamam deyip geri önüne döndü ve yolları izlemeye başladı. Ayaz sanki bozulmuş gibiydi .
O sırada kulaklıktan Atalay 'ın sesi duyuldu.
"Bak Batur rahat dur lan ! araba sürmeyimi unuttun olum sen?"
Baturdan ses gelmiyordu. Alev hafifçe kıkırdamıştı. Komiğine gelmişti onların bu halleri.
"Bu kıkırdayan hanfendi acaba Alev komutan mı?"
Alev bunu duyunca dahada gülmüştü. Kıkırdayan hanfendi , süper lakap diye düşündü Alev.
"Evet Ceyhun benim "
Ayaz ise durup durup ona dönüp bakıyordu. Güzel gülmüştü.
"Komutanım bir an kedi sandım pardon hjhjhjh"
Ya bu çocuk adam delirtirdi ya .
"Ceyhunnn!!"
Alev kızmış gibi gösteriyordu kendini.
"Sorry komutanım"
Ceyhunu bazen lise gibi görmüyor değildi. Sorry ne ya dedi Alev.
"Türkçe konuş lan"
Ardından Ceyhundan ses gelmedi. Gelmesinde zaten .
...
Adamı halen takip ediyorlardı ve adamımız sonunda bir kafede durmuştu. Alev hemen hareketlenip arabadan inecekken Ayaz kolunu yakaladı.
"Kendine çok dikkat ediyorsun ve kendini tehlikeye sakın atmıyorsun anlaşıldı mı asker?"
Alev bunu diyen komutanına baktı. Bir kaç günde ne değişmiştide bu adam böyle olmuştu. Kendini tehlikeye atma diyordu. Alev ise saygısızlık yapmamak için cevap verdi.
"Tamam komutanım"
Dedi ve Ayaz 'dan dönüt almadan arabadan hızlı bir şekilde indi. İlk önce etrafına bakıp sonra kafeye emin adımlarla giriş yaptı . Etrafı iyice süzdü ve sanki şans eseriymiş gibi gözleri Barış Açıkalın 'da durdu. Barış zaten ona bakıyordu bile. Güzelliğiyle dikkatini çekmişti bile.
Alev 'de Barış gibi taburelerden birine oturdu .
"Bir Americano lütfen"
Dedi garsona. O sırada garson elinde bir Espresso Macchıato ile gelmişti. Garson Barış' ı göstererek ,
"Şuradaki beyefendi götürmemi istedi."
Dedi ve gitti. alev ilk önce kahveyi inceledi üstünde kalp şekli vardı. Bu kadarda olmaz diye düşündü, çünkü adam resmen uçuyordu. Aslında bu oldukça işine bile gelmişti etkilemeye çalışmamıştı bile zaten adam halletmişti.
O sirada kulağındaki kulaklıktan bir ses geldi.
" yavşak p*ç "
Bunu diyen kesinlikle Arın ' dı. Alev şaşkınlıkla önüne döndü. Az önce Arın resmen adama küfür etmişti.
Alev yerinden bardağıyla beraber kalkıp Barış ' ın yanına vardı ve onun yanındaki tabureye oturup bacak bacak üstüne attı.
" Selam , kahve için teşekkürler"
Dedi iğrenerek , rol yapmayı sevmiyordu . Ve bu adam çok şerefsiz duruyordu.
" Rica ederim bebek bana adını bahşetmeyecek misiniz zarif hanımefendi"
O sırada kulaklıktan Batur ' un sesi duyuldu.
"Zarif , o komutanımiza zarif mi dedi, lan olum biz niye bilmiyorduk bunu aq, Arın komutan olmayınca içtimada anamızı s*ken kim lan o zaman uzaylımı"
Hic de öyle bir şey yapmıyorum diyordu Alev ama sadece içinden söylemekle kalmıştı, hem gerçekten zarif neydi ya , elbette güzel bir iltifat yargılamıyorum ama bu adamin ağzına hic yakışmamıştı bu kelime diye düşündü.
" İsmim Hatice"
Bir anda sallamıştı ama Hatice ne alakaydi ya bir andan ağzından çıkmıştı.
" Memnun oldum hatice ikinci bir ismin var mı?"
Olsa mı acaba dedi, bence olmalıydı.
" Defne, bende memnun oldum .."
" Barış "
" Bende memnun oldum Barış, ya ben bir kaç mobilya falaln alacağım ama çok pahalılar senin bildiğin biri var mı?"
Balık birazdan oltaya gelecekti. Ses kaydıda zaten kaydediyordu hepsini.
" Aslında var kimseye söyleme ama iyi mobilyalarım var ve hepsi çok ucuz "
Dedi aynı zamanda da göz kırpmıştı piç herif.
" Yani kaçak yoldanmı ucuz olduğuna göre "
Sevimli bir şekilde ve sessizce sormuştu barıs ilk afallasada geri toplamıştı.
" Öylede denebilir kaçak yoldan satıyoruz "
İşte balık oltaya düşmüştü. BİNGO
_______________________________________
HERKESE SELAM!
Nasılsınız arkadaşlar? İyi misiniz?
