Saat sabahın beşi,odada sabah güneşi,aklımda sen.‘
Hayatın senin için seçtiği adımlar,yürümeye zorlayacağı yollar,o yollarda düşeceğin çukurlar olurdu.
Sana benliğini sorgulatacak,ben kimim sorusunu ezberletecek,aşılmaz duvarlar örülecek o çukurlar.
Özlemekten ölünen,hasretten adım adım solan rengimdi o çukur.
Jungkook benim çukurumdu.
O bunu bilmese bile.
Her gün önümden geçmesine,adımı duymasına,kokumu almasına,varlığımı varlığıyla tanıştırmasa bile yanımda oturmasına rağmen.
Bana ve bize rağmen.
Mükreminim’:Nerdesin lan sen??
Saat kaç olmuş??
Camış gibi yatacağına kalk artık bugün okulda aptal voleybol turnuvası var VE KAÇMAK İSTİYORUM
V??????
Adi herif.
Jimin’in ard arda gönderdiği sevgi dolu mesajları okurken dün yarım bıraktığım pizzanın kenarlarını kemiriyordum.
Gidecek miydim ?
Hayır.
Jungkook turnuvada mıydı ?
Evet.
Gidecek miydim ?
Evet.
Hergün taşımaktan felç geçirdiğim büyük sırt çantama acele ile kitapları sokuşturup tezgahtaki pizza kutusunu elime alarak merdivenlerden aşağı indim.
Yol boyunca bir şeyler dinlemek istediğimden kulaklıklarımı kulağıma geçirdim ve mesajına nihayet dönmek için jimin’e yazmaya başladım.
Karagül’:Varmak üzereyim sakin ol.
O aptal turnuvada,kaçmak istediğim son şey.
Bir kaç dakika sonra yine bildirimlere boğulduğumda mesajlara gülmeden duramıyordum ve okul her zamankinden çok daha kalabalıktı,aileler doluşmuş,kapıdaki güvenlik herkese yetişmeye çalışırken eli ayağına dolaşıyordu.
Bir kaç dakika sonra Jimin koşarak yanıma geldi ve elindeki büyük su şişesini bana uzattı.
“Birazdan başlayacak bizimkiler dedi ki Jungkook bu turnuva için ölebilirmiş,aylardır hazırlanıyormuş,bir şey engel olursa engeli parçalayacakmış.”
Jimin kıkırdamaya başladı,
“Bende dedim ki beni de parçalasın.”
Jimine gülüp elimdeki sırt çantasını işaret ederek sınıfa doğru adımlamaya başladım.
Kazandığında ona doğru koşup dudaklarından öpecek,,ona sarıldığında büyük omuzlarına başını yaslayacak ve oynamaktan harap ettiği ellerini tutacak bir kız arkadaşı vardı.
Ben kimdim peki ?
Tam olarak kimdim onun için ?
Bilmiyordum çünkü onunla tek konuşmam sınavda benden kopya istemesi ve benim bütün kâğıdı önüne sermemdi.
Teşekkür ettiğinde benim için haraket eden dudakları hatırlıyordum.
Bana değen omuzları.
O nasırlı elleri.
Yemin ederim ki o eller için,ölürdüm.
Sırt çantamı sıraya fırlatıp geldiğim yoldan dönmek için arkamı döndüğümde suratım onun göğsüne çarptı ve ellerimi ona pardon dercesine kaldırdım.
“İzlemeye gelecek misin ?
sanırım jimin aşağıda duruyordu.”
Benimle konuşuyordu ve ben suratına avel avel bakıyordum.
“Geleceğim,sonuçta sınıf arkadaşıyız değil mi ?”
Sırıttı.
Sırıttı ve yanakları bir kaç saniyeliğine en sevdiğim hali aldı.
Görüşürüz der gibi kafasını eğdi ve yanımdan geçip kendi sırasına ilerledi,sıranın altındaki çantasından formasını çıkardı ve o kadar hızlı bir şekilde soyunup üstünü giydi ki ben onu izlediğimi idrak edene kadar o çoktan sınıftan çıkmıştı.
2 Saat Sonra.
Jungkook kız arkadaşının sarı saçlarını severken ben,elimde tuttuğum su şişesini sıkmaktan boğum boğum olmuş parmak uçlarımı izliyordum.
Kazanmıştı ve bende kaybetmiştim.
Sınıftakiler bir ağızdan ona bağırıp tebrik ederken kenarda duruyordum.
Jimin de olan biteni izliyor ve bir karış suratımı kendisine çevirmemek için verdiğim savaşı görüyordu.
“Bana sakın yine o saçma salak hislerin hakkında yarım saatlik bir söyleşi verme taehyung.”
Saçma salak hislerim.
Ben ve saçma salak hislerim.
Titreyen ellerim ve dolan gözlerim.
Buydum ben,sanırım.
“Eve gideceğim başım ağrıyor sınav için sana notları atarım jimin.”
Başını çevirip bu sefer direkt bana baktı,
“Akşam seni arayacağım yıllık iznin varmış gibi uyuma lütfen.”
Son kez kafamı Jungkook’un olduğu tarafa çevirip ona sessiz bir hoşçakal verdim.
Hoş kal ve çok kal.
Bunu bilmesen bile,yine.
Sonsuza kadar.
…….
SELAMMLARRRRR NABERRRSİNİZ HAYATIMDA İLK KEZ BİR SEYLER YAZIP CİZMEYİ DENİYORUM İLERLEDİKCE KİTABIN İSMİNİ VE GERİ KALAN DETAYLARIN ANLAMINI ÖĞRENECEKSİNİZ 🙏 DÜZENLİ BÖLÜM ATMAYA CALISACAGIM UMARIM HOSUNUZA GİDER 😭🤍

Öptüm,sonsuza dek.