İçeriğe geç

Aleda

Bölüm 1 · 6 dk okuma

Aleda

Bölüm 1

Derin Yaralar & Kırmızı Gözler

Kırmızı rujuma doğru uzandım ve tek hamlede alıp dudaklarıma sürdüm. Makyajıma son bir kez daha baktım, kahverengi lenslerim, kıp kırmızı rujum, kıvrık kirpiklerimle mükemmeldim. Dönem sonu yaklaşıyordu ve devamsızlıktan kalmak istemezdim, aslında devamsızlığım yok denecek kadar azdı ama yine de okula gidiyordum. Masanın üzerindeki araba anahtarımı aldıktan sonra kırmızı tabanlı siyah stilettolarımdan birini seçip ayaklarıma geçirdim. Okuldan sonra bir görüşmem vardı bu yüzden bu kadar şık giyinmiştim, aslında normalde de şıktım pekte fark yoktu. Dersin başlamasına 20 dakika vardı ve okul bulunduğum yere en az yarım saatlik mesafedeydi bu yüzden azıcıkta olsa ara yolları kullanmak zorundaydım, ve her ara yolu kullandığımda bir kaza denemesi yapılıyordu. Ben bunları tabii ki erken fark ettiğim için önlüyordum. Her seferinde de aynı şeyi yapıyorlardı. Acaba neyi bekliyorlardı? Yüksek ihtimalle birazdan öğrenecektim. Bu sefer bir gariplik vardı normalde yolu araba ile kesip diğer yola sapmamı sağlarlardı. Ama bu sefer araba yerine bir adam duruyordu. Beni tanıyorlarsa gözümü kırpmadan ezeceğimi bilirlerdi, beni tanımıyorlarsa neden önümü kesip duruyorlardı? Sanırım bunu öğrenmenin tek bir yolu vardı o da arabadan inip onlarla yüzleşmekti. Arabayı sağa kırıp el frenini çekerek arabayı durdum. İnip yavaşça yolumda duran adama ilerledim. Ellerini önde birleştirerek iki defa alkış yaptığı sırada üzerimde yüzlerce lazer gezinmeye başladı. Tam planladığım gibi gidiyordu her şey onlar beni kandırdığını sanıyordu ben ise onları parmağımda oynatıyordum. Şimdi sıra rol yeteneğimdeydi. şaşırmış gibi yaptığım sırada elini öne uzattı "Efken" dedi sıcak bir sesle. Deli miydi bu adam? üzerimde binlerce lazer gezdirirken 40 yıllık arkadaşım gibi konuşuyordu. "Rojin" dedim titreyen elimi ona uzatırken. Elimi o kadar iyi titretmiştim ki kendim bile buna şaşırmıştım. Sol taraftaki yoldan gelen araba yakınımızda dururken "arabaya bin Aleda" dedi. "Rojin" dedim yüksek çıkan ama titreyen sesimle. "seni tanımasam gerçekten korktuğunu zannederdim ama seni çok iyi tanıyorum." dedi. Artık oyuna gerçekten başlamıştık ve benim bu oyunda kaybedebileceğim tek bir şey vardı ve onu kaybedersem işte o zaman benden korkmalıydı. Hafifçe gülümseyip konuşmaya başladım. "beni tanıyorsan arabaya binmeyeceğimi de bilmelisin, otur sıfır, bir dahakine dersine iyi çalış." dediğimde cebinden telefonunu çıkarıp bir şeyler aradı ve en sonunda telefonu bana doğrulttu. Telefondaki şeyi görünce iliklerime kadar hissettim nefreti. Telefondaki ikizimdi, aynı karında aynı anda olduğum kişiydi. Ben ne kadar her şeyin farkındaysam o kadar saftı bu yüzden onu yanımda tutmazdım. Diğer elini ise silah yapıp telefona yasladı o sırada ikizimin sırtına yansıyan lazeri gördüm. İşte benim tek kaybedişim buydu. Yavaş yavaş arabaya ilerledim, bana kendini efken diye tanıtan maymun suratta arkamdan pis pis gülerek arabadaki koltuğa oturdu. "Madem beni o kadar iyi tanıyorsun amacın ne?" diye sordum. Hala pislik pislik sırıtıyordu, gerçekten kendimi zor tutuyordum ama işin içinde ikizim olduğu için buna katlanmak zorundaydım. "gerçeği öğrenmek" diye cevapladı beni ne, gerçeğinden bahsediyordu bu? "bilmece mi çözeceğim amına koyayım" diye fısıldadım. "Sabır Aleda sabır" dedi. Duymuş muydu evet duymuştu. Yarım saat olmuştu. Okuluma çoktan geç kalmıştım bile "telefon görüşmesi yapabilir miyim?" diye sordum "yok artık, sen kaçırılıyorsun farkındasın değil mi" dedi hayret içinde "sende bir öğrenciyi kaçırıyorsun farkındasın değil mi?" dedim gayet rahat bir tavırla, "tek bir telefon görüşmesi, yanımda, kaçırıldığını belli ettiğin anda tek kurşun sesi." dedi net bir sesle, kafamı salladım. Telefonumdan delfin hoca yazan numarayı aradım ve telefonu Efken'e gösterdim, sonra da kulağıma dayadım ve konuşmaya başladım "alo, delfin hocam bugün okula gelemeyeceğim, proje ödevim dolabımda dolabımın kilit numarası 4927, hı hı, evet hocam, görüşürüz." dikkat kesilmiş beni dinleyen efken'e bakıp konuşmaya başladım; "ne zaman beni kaçırma işleminiz bitecek?" arkadaki arabaları işaret etti, "onlar peşimizi bıraksaydı 5 dakika içinde bitecekti ama 25 dakikadır fazlalık yapıyorlar." dedi. Kahkaha attım. "Manyağa bak hala kahkaha atıyor." dedi, hemen atladım "Daha önceden söyleseydin kaçırma işleminizi kolaylaştırabilirdim, ve hala kolaylaştırabilirim." dedim şaşırmış gözlerle bana bakıyordu. "Camı aç" dedim sorgulamadan açtı, camdan elimi çıkarıp şıklattım, arabalar sonraki kavşakta döndüler ve bizde bir binaya yanaştık. İçeri girdiğimizde beni üst merdivenlere yöneltti. Kapıyı açtı ve geçmem için tuttu, sanki beni kaçıran kendi değil de başkasıydı triplere bak. Sandalyeye yöneldim ve oturdum masada kahve vardı ve canım aşırı kahve istiyordu. "Senin, içebilirsin" dedi tek dikişte bitirdim. Hafif başım dönmeye başlamıştı bayıltmaya çalıştığının farkındaydım. "Uyku ilaçları bende sadece baş dönmesi yapıyor ama iyi deneme." dedim. Yerinden kalkıp odadan çıktı ve eline bir kumanda aldı. Bir şeylere bastığı sırada odaya bir gaz dolmaya başladı. Beni zehirleyecekti, beni tek bayıltabilecek şey buydu, işte şimdi bayılmak üzereydim. Gözlerimi açtığımda boş bir odada olduğumu fark etmiştim. Karşımda bir sandalye vardı, onun hemen yanında da bir masa. Yerler ise betondu, ah hadi ama işkence odasının yerlerini mermer varken kim beton yapar ki? Zevksizler. Yaklaşık on dakika sonra odanın kapısı açıldı ve içeri Efken girdi, sandalyeye yaklaşıp oturdu ve bacak bacak üstüne attı ve beni incelemeye başladı. "sana hata yapma demiştim, sen ne yaptın?" diye sordu bir anda "aslında bir hata yapmadım sadece kardeşimi kurtardım ve ben buna hata demem." diye cevapladım hızlıca. "Seninle normal bir şekilde konuşacaktım Aleda ama sen sınırlarıma oynadın." demesinin ardından bir kahkaha patlattım, "Sınırlarının bu kadar dar olması benim suçum değil." dediğimde kapıda duran doktora işaret verdiği sırada doktor masaya doğru ilerleyip elindeki siyah ve rulo şeklinde duran kumaşı açıp masaya yaydı ve odadan çıktı. Efken kıpırdamadan oturmaya ve gözümün içine bakıyordu, "çok sıkıcısın başla artık." dediğimde hala gözlerime bakıyordu, "ikimiz eşit olana kadar beklemek zorundasın." dedi gözlerini hala ayırmıyordu. "Ellerim bağlı olduğu için böyle diyorsan elleri bağlıyken 10 kişi dövmüş biriyle konuşuyorsun farkına var bunun." dediğim sırada dudakları iki yana kıvrıldı. "Hayır, ben zaten kiminle konuştuğumun gayet farkındayım. Aynı değiliz çünkü gözlerini okuyamıyorum ama sen benim gözlerimi okuyabiliyorsun." dedi neyden bahsettiğini anlamıştım ama anladığımı belli etmek işime gelmezdi. "Gözlerimi kontrol edebiliyorum, sende dene." diyerek öneride bulundum. "Bahsettiğimin bu olmadığını iyi biliyorsun." dediği sırada bana doğru yaklaştı ve burnu burnuma değene kadar durmadı. "Lenslerinden bahsediyorum Aleda. Gerçeğini görmek istiyorum." dedi ve cevap vermemi beklemeden gözüme uzanım tek hamlede lensimi çıkarttığı sırada gözümü kapamakta geç kalmıştım. En azından renklerini görmemişti. "Aç gözünü Aleda." dedi bana emir verir bir tonda. "Açmıyorum beni açmaya zorlayamazsın." dedim sert bir tonda. "Gözlerini seni bayıltıp ya da öldürüpte görebilirim Aleda ama bunlara beni uğraştırırsan sonrası senin için kötü olabilir." diyerek tartışmayı sürdürdü. Aşırı yorulmuştum ve daha bir iş görüşmem vardı bu yüzden gözlerimi yavaşça açtım. Gözlerime baktı ve cebine uzanarak bir anahtar alıp ellerime uzanıp kelepçeleri açtı. Kapıya yöneldiği sırada masadaki lensleri alarak gözüme yerleştirdim ve bende kapıya yöneldim. Kapının önünde beni bekliyordu. Beni görünce kolumu tutup arabasına çekiştirdi. Arabayı evime yanaştırdı ve beni eve bıraktı. Ama kafamı kurcalayan bir şey vardı bu sırrımı daha önce 3 kişiye vermiştim, hepsi şaşırmıştı belki ama Efken'in tepkileri hiçte normal değildi, ve ben anormal şeyleri çözmeye de, yaratmaya da bayılırdım.

Bölüm sonu

birazcık kısa oldu kusura bakmayın. Umarım beğenmişsinizdir, bu ikinci yazı denemem bir eksik görürseniz ve haber verirseniz beni çok mutlu edersiniz.

Bölüm Sonu Soruları

Sizce Efken neden böyle bir tepki verdi?

Efken ve Rojin'in bağlantısı ne?

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.