İçeriğe geç

Alaska'da Bir Kız Çocuğu

Bölüm 1 · 2 dk okuma

Alaska'da Bir Kız Çocuğu

Bölüm 1

Soğuk bir Alaska günüydü. Alaska'nın gerçekten dayanılmaz bir soğuğu vardı. Alaska'nın soğuğu orada yaşayan insanları da zorluyordu. Dahaca 14 yaşındaki Alice Miller kendi işlerini kendi görebiliyordu. Ailesine destek çıkmak için kar soğuğunda kasaba meydanında şarkılar söylüyordu.

"Peter! Ben kasaba meydanına gidiyorum." Dedi ağabeyine seslenerek. Ağabeyi ile arasında sadece 1 yaş vardı. O nedenle ona 'Peter' diye sesleniyordu. "Sıkı giyin Alice. Ben de geleceğim" dedi. İlk başta kararsız kalmıştı fakat sonradan onun tek gitmesinin iyi bir karar olmadığını farketti. Hızlıca bir kat daha giyindi ve kar kış demeden gidip paralarını kazandıkları meydana inmek üzere küçük evlerinden çıktılar.

"Artık bu soğuk işlemiyor" dedi Peter. Ama bunu derken çenesi titriyordu. "Hey! Müzik aletini almamışsın?" Dedi Alice. Peter aletini yokladı. Evet, yanına almamıştı.

"Bekle, alıp geleceğim." Dedi ve koşarak geri eve döndü. Az sonra eski gitarıyla geri döndü. Bu gitar ona dağlarda kaybolan ve bir daha haber alınamayan kuzeni Brave'den kalmıştı. Kuzeni aslında Alaska'ya araştırmalar yapmak üzere gelmişti. Fakat dağ keşfi sırasında kayboldu, çığ altında kaldığı düşünülüyordu. Şimdiye kadar sadece küçük 'ev' dedikleri kulübede Peter'e emanet ettiği gitarı kalmıştı ona dair.

"Gidelim" dedi Peter ve yürümeye devam ettiler.

~KASABADA~

~When she was just a girl.

~She expected the world.

~But is flew away from her reach.

~So she ran away in her sleep.

~And dreamed of para-para paradise...

(O sadece bir kızken, dünyadan beklentileri vardı.

Ama avuçlarının arasından kayıp gitti..

Uykusunda dünyadan köşe bucak kaçtı.

Ve cenneti düşledi...)-Çeviri.

Güzel sesiyle çoğu insanı büyülüyordu Alice. Peter de aynı zamanda gitarını çalıyordu. O sırada arkadan bir grup zorba geldi ve Peter ile kız kardeşine kar topları attılar. Ardından da zorbalayıcı kahkahalar..

"Daha düzgün bir pabucun bile yok. Üzerinizdekiler bile bizim çöpe attığımız eskiler.." dedi en öndeki zorba.

Bu sözlere çok üzülüyordu kardeşler. 'Üzerinizdekiler bile bizim çöpe attığımız eskiler..' bu söz çok ağır gelmişti Peter'in küçük kalbine.. Peter'in yaşı büyük; kalbi kocamandı. Alice'in ise yaşı küçük; kalbi küçüktü.

Kalbi küçük demek şu demekti: Kalbi küçüktü acımasız ve sertti.

Kalbi büyü ise şu: Kalbine her şeyi sığdırabilirdi. Masum ama psikopat cinstendi. Kırılınca toplanamazdı kolay kolay..

Zorba çocuklardan biri yaklaştı ve paraların olduğu minik yırtık kutuyu tekmeledi. Sonra da gitarı sertçe aldı ve yere koyup basarak kırdı. Peter'in gözleri dolmuştu bile.

Bir çocuğun kalbi nasıl bu kadar acımasız olabilirdi ki? Sınırlar zorlanıyordu.

"Defolun buradan sürtükler!" Dedi Alice cesur davranarak.

Çocuklar bunlara güldü geçti. Alice kenara atılan kırık gitarın sert tahtasını aldı ve en öndeki zorbanın kafasına geçirdi. Diğer çocuklar da saldırdı ve Alice ile Peter her birini hakladı. Çocuklar teker teker kaçtı.

Peter Alice'e sıkıca sarıldı. "Artık eve gidelim" dedi ve sarılarak evlerinin yolunu tuttular..

Bir insan evladı nasıl bu kadar acımasız olabiliyordu? Kendileri aile parası yerken kendi ekmeğinde olana zorbalık yapmak.. O küçük kalpleri kırmak, darmadağın etmek. Her göz yaşında sönüp giden umutlar..

Bölüm sonu

3 yorum