İçeriğe geç

Akıl ve kalp - Tom Riddle fanfic

Bölüm 46 · 7 dk okuma

Akıl ve kalp - Tom Riddle fanfic

Bölüm 46

Bağ

İlk önce hikayenin gidişatı hakkında sizden çok sert olmayan eleştiriler almak istiyorum. Çünkü açıkça söylemek gerekirse eleştirilerin her türlüsünden hoşlanmam çünkü eskiden kalma huyum dur. O yüzden burada kitap hakkında da ekstradan fikirlerinizi içinizde kalanları yazabilirsiniz. Hayalet okuyucular sizde. İyi Okumalar

Gümüş maskesinin altında korkuyla titreyen ölüm yiyen başı eğik karşısında camdan dışarıyı izleyen adamdan korkarak bakmaktan kaçınıyordu.

Camdan dışarıyı seyreden adam ise kıpkırmızı gözleri ve yılan gibi burun işlevi gören yarıktan derin derin nefesler alıyordu. Bu adam için artık 'insan' demek salakça olurdu.

" Hallettin mi Lucius ?"

Lucius Malfoy , Lordunun geri dönmesi ile birlikte artık evlerinde yaşamasını da katarsak oldukça gergindi. Eskiden babası okul zamanlarında Lord Voldemort'a hizmet ederdi. Mezun olduktan sonra hizmetlerinden vazgeçmişti. Uzun seneler nasıl oluyor da ölmeden yaşayabildiğini hatta kendisini yetiştirebildiğini anlayamamıştı.

Bu yüzden babasına karşı gelip bildiği en iyi yolla saf kanları korumak için çalışmıştı. Şimdi ise babasının haklı olabileceği söylüyordu içindeki ses. Belki babasını dinleseydi şu anda oğlu tehlikede olmayacaktı. Malfoyların soyu tehlikede olmayacaktı.

" Lordum , kızı Albus Dumbledore Harry Potter dahil bir büyü ile korumakta. Yerini tespit edemiyoruz . Ayrıca annesi ile olan bağı onu .... var olmamış gibi gösteriyor. Büyülerimiz ile tespit edemiyoruz...."

Lord Voldemort tehlikeli tonda güldü.

" Minik sevgilimin kız için her şeyi yapacağını biliyordum. Beni bulmasını istemiyor. Kızını benden uzak tutmakta kararlı. Ama unutuyor ki o da benim kızım. Benim kanım onun kanı..."

Cüppesi hızlı hareket etmesiyle birlikte uçuşarak odanın baş ucun da ki tahta oturdu.

Voldemort "...Kızım benim peşimden gelecektir. Bana daha çok benziyor. Babasının kızı. Ayrıca Lucius , kızıma ulaşmak için büyüye ihtiyacımız yok..." son cümlesini söylerken imalı imalı üzerine basarak tonlamıştı.

Lucius korkuyla yutkunmaya çalıştı.

"Lordum .... o-oğlum kızınız ile birinci sınıftan beri arkadaşlar . Eğer .... yani demek istediğim... kızınızı buraya getirebilir. Harekete geçtiğimiz zaman...."

Voldemort" Kızımı oğlun Dombledore öldükten sonra getirecek Lucius . Sapasağlam ve yara bere olmadan. Uzaktan değil kanlı canlı görmek istiyorum onu."

Voldemort asasını çıkartarak hemen yanında olan aynaya bir büyü yolladı. Ayna , işlevini kaybetmişti. Şimdi yerinde kızıl karışık siyah dalgalı saçları dökülen bir kız çocuğu , onun yanında da neredeyse tıpatıp aynısı olan zümrüt gözleri parlayan bir adam vardı.

--------------------------------------------------------------------------------------------------------

Tom Riddle , dudaklarını kızın dudaklarına değdirip geri çekildiğinde bu sabah uyanmadan önceki rüyasını hatırladı. Yılana benzeyen bir canavar vardı rüyasında .... ve yılanın izlediği kişiler.

Biri onun tıpatıp aynısıydı. Diğeri de kendisinin benzeriydi. Ama her rüyada olduğu gibi pek hatırlayamıyordu yüzleri. Bunun aksine canavarın sıfatı çıkmıyordu aklından. O kıpkırmızı gözleri .... yılan gibi burun yarıkları...

Bir insan kendine ne için bu kadar zarar verebilir ki diye düşündü? Sonra dikkatini toplayarak gözlerinde her ne kadar etkilenmemiş ifade olsa da inkar eden yanakları ve alnı kızarıklıklarla dolu kıza baktı.

Aklına hemen yaptıkları anlaşma geldi. Bir süre aklında cevaplanmayan sorularla doldu ama buna vakit yoktu çünkü onları el ele dudak dudağa gören öğrenciler şaşkınca onlara bakıyordu. İnsanlar resmen şok geçirmişti. Alice ise her ne kadar ilgilenmez gibi yapsa da köşeye çektiği öğretmenle konuşurken kaşlarını çatmıştı .

Tom , tuhaf sessizliği bozmak adına gülümsedi ve kızın elini yeniden sıkılaştırarak büyük salona ilerledi.

İçeri girdiklerinde , yüksek sesli konuşmalar susmuş yerine fısıltılar almıştı. Tom umursamadı . Aklında sadece yeniden gün yüzüne çıkan rüyaları vardı.

Slytherin masasına otururken kızı yanına daha da çekti. Müritlerine de yakınlarına birileri oturmaması için gözleri ile emir verdi . Oturdukları yer masanın en sakin ve diğerlerine uzak tarafıydı. İnsanlara yakınlıklarını göstermek için kızı bir bacağının üzerine oturttu. Böylece aklındakileri kıza aktarabilecekti.

" Yavaş Riddle .... sınırlardan bahsetmiştim...."

" Sana bir şey anlatmam gerekiyor. Yoksa seni bu kadar ileri gidecek şekilde kucağıma oturtmazdım. Meraklısı değilim.... sadece konuşmamız lazım."

Freya , Tom'un gözlerinde ki ciddi ve sıkıntılı ifadeyi gördüğünde itiraz etmekten vazgeçti ve dediklerini harfiyen dinledi.

Tom , gördüklerini yavaş yavaş tane tane anlatırken bir yandan eski gördüğü anıları ve ormanda hatırladığı benzerliği de ekledi.

" Sanki bunlar yaşanacakmış veya önüme seçenek verilmiş gibi farklı ama aynı görmeye başlıyorum. Ne demek bu ?"

Freya bir süre düşünmek için sessiz kaldı. Çünkü aklında bin bir çeşit fikirler ve anılar dönüp duruyordu.

Tom gördüğü bazı rüyaları kendisi de görmüştü . Tıpatıp aynısı değil ama benzeri . O zamanlar neden gördüğünü bilmiyordu gerçekliğine de inanmamıştı şimdi ise buradaydı. Tom'un yanında sihir yapabilen bir cadıydı.

Bazen , rüyalarında da geleceği görme yeteneği aktifleştiği için gördüğü rüyalar ve geleceği görme karışabiliyordu.

Tom'a nasıl anlatacağını bilemedi. Bir süre gözlerini onlara bakan kızlara çevirdi.

" Aslında...." diye başladı.

" Bunlar ... sadece bir rüya olduğunu düşünmüyorum. Eskiden rüyaların gelecekten veya olabilecek seçeneklerin önceden habercisi olacağı söylenirdi. Belkide bu bir işarettir. Anlattığın.... son rüyan bana gelecekten bir kare gibi göründü Riddle.."

Tom kaşlarını çattı.

" O canavar ve bana benzeyen adam kim olabilir ki?"

Freya , 'o canavarın sen olabilirsin' demeyi istiyordu ama aslında kendisi de bir şey bilmediği için ağzından çıkarmamaya karar verdi. Babası ile karıştırılmış olabileceğini düşündü ama Bay Riddle mavi gözlüydü. Belki..... Freya gözlerini farkındalıkla açtı.

Tom'un geleceğini değiştirmişti. Yine de Voldemort gelecekti. Tom Riddle olmayacaktı ama birisi Voldemort olarak gelecek ve ne yaptıysa yine yapacaktı. Hızla kafasını Alice'in tarafına çevirdi.

Göğsünün ortasında titreşen bir alev belirdi. Hınçla derin bir nefes aldı. O yapacaktı. İşi buydu zaten. Voldemort'u geri getirecekti ve başkasını kullanacaktı. İşi bu diye düşündü.

Ardından içinde hayal kırıklığı belirdi. Voldemort'u yok edemeyecek yaptıklarını engelleyemeyecekti.Ölen insanlar....

Ahhh Tom dışında kimseyi kurtaramamıştı! Belki de ileri de Voldemort olmadan öldürecekti Tom'u .

Başarısızlığın getirdiği üzüntüyle yanakları ve burnu kızardı. Tom şaşkınlıkla kızın ilk önce kırmızı sonrada mora dönen yüzünü seyrektti.

" Bir şey mi oldu?"

Freya başını iki yana salladı ve Tom'un kucağından indi.

" Ben aslında aç değilim. Seninle biçim değiştirme sınıfında buluşuruz."

Sonra Tom'un cevabını vermesini beklemeden hızla büyük salondan dışarı çıktı ve kızlar tuvaletine gitti.

----------------------------------------------------------------------------------------------

Kızlar tuvaleti , eskisi gibiydi. Yine de Freya her ayrıntısına kadar inceledi ardından kapıyı kitleyerek yılan işareti olan musluğa baktı. Buraya yani Tom'u sürüklemeden önce malzemeleri hazırlarken girişe açılmaması için büyü yapmıştı. Basit bir büyüydü ama yeterli değildi.

Alice'in değişen planına karşı hazırlıklı olmalıydı. Bu yüzden bulduğu büyülerin en güçlüsünden birini girişi kitlemek açılınca da Basiliks'e zarar vermesi için tılsımladı.

Tom , dedesinden kalma Basiliks için bu hazırlıkları yaptığını duysa delirirdi. Bu yüzden ona söylememeyi düşünüyordu. Ayrıca ,bununla da kalmayacaktı.

Elinde yılanların efendileri vardı. Bütün yılanları kontrol eden yüce yaratıklar...

Sonraki işlerinde onları kullanamayacaktı . Bunun için gerekliydi çünkü.

" Şimdi sizden istediğim sırlar odasına girmeniz ve basiliks eğitmeniz. Kimseye zarar vermemeli. Ona büyü yapmak imkansız olacaktır en azından bu kadın ve ondan gelenlerin gelmemesi için süreli büyü yapabiliriz. Belki Tom varis olduğu için inebilir ve yapabiliriz onun dışında Basiliks'i ehlileştirin."

İki yılan tereddütle olsa da sorgulamadan kızın kolundan aşağıya inerek ortadan kayboldular.

Freya birkaç saniye ayakta durdu.

"Belkide Alice , Tom'un sırlar odasını açmama izin vermeyeceğimi düşünüyor... Acaba Tom girse... O zaman Alice'in basiliks'in kullanmamasını sağlayabiliriz. Böylece Rawenclaw'da ki kız ölmez Hagrid de atılmaz."

Freya sesli sesli düşünürken soğuk ter içinde kalmıştı. Ardından , bu kokulu huzursuz yerden çıkarak kapıyı kitledi ve biçim değiştirme sınıfına doğru koştu.

---------------------------------------------------------------------------

Biçim değiştirme dersi , insanların tuhaf bakışları arasında Tom'un yanına oturarak veya Profesörün sorularına cevap vererek geçip girmişti.

Seraya giderlerken de Tom'un sorularına cevap vermeye çalışarak geçmişti . Bitki bilim her zamanki gibi kirli ve bitki kokuyordu.

Ders çıkışından sonra kütüphaneye gitmeye karar vermişti - çünkü hayvanlara bakım dersi boştu-.

Böylece Malfoya verdiği sözü yerine getirebilirdi ayrıca Tom'un sırlar odası hakkında konuşmak istiyordu.

Kütüphanede ki masalardan birinde yer alırken Tom ile karşılıklı oturdular.

Freya " Sırlar odası hakkında ne düşünüyorsun Tom?"

Tom , okuduğu kitaptan başını kaldırarak kıza çevirdi. Aniden konu değişikliği de neydi böyle ?

" Salazar Slytherin mirası. Büyücü kanını korumak için orada canavar saklandığı bilinen gizli oda. Salazarın diğer kuruculara bahsetmeden yaptığı oda neden sordun?"

Freya " Bence o odayı açmalısın ."

Kısa olduğu için çok ama çok özür dilerim ama ne yazacağımı gerçekten bilemedim bu aralar ilham perileri benden uzakta olmayı seviyorlar. Bu yüzden derin derin düşünerek diğer bölümü yarın olabilir upuzun yazarak atmayı düşünüyorum. Kısa olduğu veya sıkıcı olduğu için beni bağışlayın. Güzel kitap yazmak için elimden geleni yapıyorum. İyi geceler.

Bölüm sonu

1 yorum