Aceleyle arabadan çıkıp satranç oynanacak alana geldim.Ortama girdiğimde kameralar ve flaşlar beni karşıladı.Yerime hızlıca geçip oturdum ve sadece onun gözlerine baktım.Çenemi dikleştirip elimi uzattım."Ben Akasi Ay"dedim.Sakin bir tavırla "Biliyorum"dedi.Hiç bir şey demedim ve doksan dakikamın on dakikasının gittiğini gördüm.Hızla piyonu üç kare ileri itip saate bastım ve hamlemi kağıda not ettim.
Yıl 1955
"Kızın dosyaları Bayan Lara"."Teşekkür ederim Elisa,çıkabilirsin".Bayan lara kızın dosyalarının birini eline aldı ve okumaya başladı.İçinden çok yazık diye geçirmişti."Annesi kanserden ölmüş babası ise terk etmiş"diye mırıldandı ve iç çekti.Kızın dosyalarını incelemeye devam ederken camın açık kısmından araba sesi duydu.Acele ile odasından çıkıp arabanın yanına gitti.Küçük kız için kapıyı açtı ve onu selamladı."Merhaba Akasi"dedi Bayan Lara.Kız cevap vermedi."Peki o zaman ben sana kendimi tanıtayım ben Lara ama bana Bayan Lara diye seslenebilirsin"."Tamam"dedi küçük kız çocuğu.Bayan Lara kız çocuğunu yetimhaneyi gösterip yatacağı yatak odasını gösterdi.Kız hiç bir şey demeden onu onaylıyordu.Bu Bayan Lara'nın hiç hoşuna gitmemişti.Yemekhane saati geldiğinde küçük kız çocuğunu diğer çocukların olduğu alana bıraktı. İyi eğlenceler dileyip yanından ayrıldı.Kız çocuğu ne yapacağını bilemeyip hemen yemeğini aldı ve birilerinin olduğu masaya oturdu.Saçlarını topuz şekilde bağlayan kız çocuklarıyla karşılaştı.Saçlarını bağlamayı hiç sevmezdi Akasi,nefret ederdi.Ama upuzun siyah saçları ilgileri çekiyordu.Bu yüzden saçlarını toplaması gerekecekti.Kızlar Akasi'ye bakıp bireyler fısıldaştılar.Daha sonra konuşmalarına devam ettiler."Biliyor musun yan taraftaki erkekler yetimhanesinde bir tane çocuk varmış erkekler yetimhanesinin satranç şampiyonu olmuş"dedi bir tane kız.Akasi kendini tutamayıp "Satranç ne"diye sordu.Bütün gözler ona döndü bir anda."Satranç taşlarla oynanan bir oyun.Ama kızlara oynatmıyorlar"dedi ona cevap veren bir tane kız."Neden kızlara oynatmıyorlar ki çok merak ettim".Herkes bir anda konuşmaya başlayınca Akasi kulaklarını kapatıp ortamdan ayrıldı.
Yavaşça merdivenlerden çıkıp yatakhaneye geldi.Yatakların olduğu yerde bir kaç tane kız soh bet ediyordu.Akasi'yi görünce dalga geçmeye başladılar."Sen yeni gelen kızmısın"diye sordu bir tanesi.Akasi cevap vermedi."Saçlarına bak.Senin saçlarını daha kesilmedi herhalde"."Evet kesilmedi"dedi Akasi."O güzel saçlarını bir daha göremeyeceksin".Akasi çenesini dikleştirip sordu"Ben saçlarımı kesmelerine izin vermicem"dedi."Tabi tabi"deyip dalga geçtiler.Ama Akasi saçlarına dokunmalarına izin vermiyecekti. /
Akasi yatağının üzerine oturup uzunca düşündü.Satranç...Satranç...Satranç...Uzun zamandan beri aklında bu vardı.Erkekler yetimhanesine girip satrancın ne olduğunu öğrenmek istiyordu.Denemekten ne zarar gelirdi ki.
Akasi kapıdan gelen ses ile irkildi."Akasi hadi gel saçlarına bakalım"dedi bir ses.Bu Bayan Lara'nın sesiydi.Saçlarını kesmelerine izin vermiyordu.Çünkü,asla saçlarını kesme derdi annesi.Bayan Lara yanına gelip."Hadi Akasi saçlarına bakalım"dedi.Akasi biliyordu onun saçlarına bakmayacağını.Akasi "Hayır!"diye haykırdı."Akasi bak diğer kızlara uyum sağlaman gerek.Zaten sadece omuzlarına kadar kesicez"."Hayır! İstemiyorum".Bayan Lara arkasına bakıp kafasını salladı.Akasi ne olduğunu anlamadı ama sonradan çözdü.İki tane dev cüsseli adam Akasi'yi iki kolundan tutup zorla aynanın olduğu alana götürüp oturdurtular.Akasi çığlık atmaya başladı ama duyan olmadı.Bir anda içeri Bayan Lara girdi."Bak üzgünüm ama yetimhaneye uyumlu davranman gerekiyor".Bayan Lara eline makasi alıp Akasi'nin yanına geçip oturdu ve saçlarını inceledi.Tam kesecekken durdu ve bu güzel uzun saçlara kıyamadı."Bak seninle bir anlaşma yapalım tamam mı".Akasi gözlerini devirdi."Ben senin saçlarını kesmeyeceğim ve sende saçlarını kesilmiş gibi duracağı için atkuyruğu yapacaksın".Akasi biraz düşündü ve karar verdi.Sonuçta saçlarının kesilmesi bundan daha kötüydü."Tamam".Bayan Lara kızın saçlarını at kuyruğu bağladı ve hafif ucundan kesti.Akasi bunu fark etmemişti.
Akasi'yi yatakhaneye götürdü.Çoktan gece olmuştu bile.Bütün kız çocukları pijamalarını giymiş ve yataklarının üzerinde sohbet ediyorlardı.Bayan Lara bütün kızlara iyi geceler dileyip yatakhaneden uzaklaştı.Herkes sohbet ederken Akasi annesini düşündü.Ve şerefsiz babasını da öyle.Annesini çok özlüyordu.Babasından ise nefret ediyordu.Kendini bu düşüncelerden uzaklaştırmayı tercih etti.Yanında bir tane kız sesi duydu."Merhaba Akasi"dedi kız sesi.Akasi kafasını çevirip ona baktı."Benim adım Beth"dedi kız çocuğu.Daha sonra el sıkıştılar."Memnun oldum" dedi Akasi."Bende"dedi Beth.Ama Akasi'nin anlamadığı bir şey olmuştu.On dört yaşındaki bir kız çocuğu neden on yaşında bir kızla tanışmak isterdi ki."Bizimle takılmak istermisin"diye sordu Beth.Daha sonra Beth arkadaşlarını tanıttı.'Bu Asi adı biraz değişik ama hızlı söylemen gerek.Bu ise Malaya kendisi çok tatlıdır"dedi Beth.Akasi kendisinden oldukça büyüklere boş boş baktı bir an.Ancak daha sonra o da elini uzatıp onlarla tanıştı."Yeter artık yatın!"diye bir ses duyuldu kapıdan.Herkes hemen yatağına girip güzel uykuya daldılar.Akasi de kendini uykunun kollarına bırakmıştı çoktan.
İki gün sonra
Akasi
Beth ve arkadaşları ile birlikte öğlen yemeği için yemekhaneye yol alıyorduk.Çok iyi arladaşlardı.Beni her ne kadar dışlamamaya dikkat etselerde yine de bazen dışlıyorlardı.Bundan şikayetçi değildim.
Yemekhaneye girdiğimzde yemeklerimizi alıp oturduk.Herkes sessizce bir birine baktı.Ve Beth bana bakıp "sana bir şey sormak istiyoruz"dedi.Bir an tedirgin oldum ama kafamı aşağı yukarı salladım."Bizim erkekler yetimhanesinde sevgililerimiz var.Seni onlarla tanıştırmak istiyoruz"dedi Beth."A-ama erkekler yetimhanesine girmek yasak"dedim.Onlarla gitmek istemiyordum ama onları üzmemek için gidecektim büyük ihtimalle."Biliyoruz ama biz arka kapıdan gizlice çıkıyoruz.Zaten yakalanırsak bir şey olacağını sanmıyorum".Gözlerim masadaki yemeğime kilitlendi bir süre.Daha sonra "Tamam...peki"deyip konuyu kapattım.
Günümüzü sohbet ederek geçirdik ve çok eğlendik.Özellikle beni kardeşleri gibi görmeleri benim çok hoşuma gitmişti.
Zaman hızla akıp geçmişti.Bütün kızlar yataklarına oturup sohbet etmeye başlamışlardı.Beth beni dürtüp çıkmamız gerektiğini söyledi."Ama buradaki herkes bizi görecek"diye fısıldadım."Hiç kimse bişey söylemez merak etmekte dedi fısıldayarak.Başımı salladım.Beth,Malaya ve Asi'ye kafasını salladı.Dördümüz yavaşça odadan çıktık.Sessizce merdivenlerden indik.Bir anda ses duyduk ve üçü beni bırakıp duvarın arkasına geçti.Son anda Malaya beni çekip sessizce beni azarladı.Daha sonra tekrar yola koyulduk.Asi arka kapının anahtarlarını almıştı."Nasıl aldın"diye sordu Beth."O da bende kalsın"dedi Asi.Kapıdan hızla çıktık.Biraz uzağımızda güvenlikler vardı.Bir süre konuşmalarını dinleyip erkekler yetimhanesine girdik."Nerede buluşacaksınız"diye sordum."Dışarıda bodrumun yanında bir alan var.Orada buluşacağız"diye fısıldayarak cevap verdi Beth.Başımı sallayıp onu onayladım.Hızlıca bir bahçeye girdik.Üç tane erkek bizi karşıladı.Beth beni onlarla tanıştırdı."Bu Abay Malaya'nın sevgilisi.Bu Marco Asi'nin sevgilisi.Bu ise Atalan benim sevgilim"deyip öpüştüler.Utandım ve arkamı döndüm.Yetimhaneden dışarı bırakılmış koltuklar ve sandalyeler vardı.Ben sandalyelerden birine oturdum.Ve sıkıcı konuşmalarını dinledim.Bir süre sonra gözüme bir şey çarptı.Kareli zemini,büyük şık taşları ve kareli zeminin yanında yazan numaralar.Bu neydi böyle.Merakımı içimde tutamadım ve o şeye pür dikkat kesildim.Birinin beni izlediğini düşündüğüm için gözlerimi Beth ile Atalan'ın oturduğu alana çevirdim bir şeyler konuşuyorlardı.İçimde büyük bir merak vardı.Beth'in yanına gidip "şunlar ne?"diye sordum.Beth kafasını kaldırıp baktığım yöne döndü."O oyunun adı satranç"dedi hafif kıkırdayarak.Ama Atalan pür dikkat bana bakıyordu.Atalan'ın bakışlarını ciddiye almayarak "Şu kızlara oynatmadıkları oyun mu?"diye sordum.Küçük bir kahkaha atıp"Hayır kızlar da oynar ama genelde satrancı erkekler oynuyor"dedi.Şaşırmış bir şekilde baktım."Peki inceleyebilir miyim?"diye sordum."Atalan'a sor onun satranç taşları"dedi Beth.Kafamı Atalan'ın olduğu yere çevirdim."Bakabilirsin"dedi".Hızlı adımlar ile satrancın olduğu yere gidip incelemeye başladım.Hayatımda hiç böyle güzel taşlar görmemiştim.Taşları alıp incelemeye başladım.Bu taşlardan iki tane vardı her birinden.Ama sadece iki tane taşın aynısından yoktu.Birde bütün değişik taşlların önünde duran sekiz tane aynı taştan vardı.Kareli tahtanın karşısına baktığımda bu siyah taşların beyazınında olduğunu fark ettim.Tam beyazı da incelemeye başlayacağım sırada yanımda biri belirdi.Birinin belirmesiyle korkup geri çekildim.Bu Atalan'dı."Göz bebeklerin büyümüş"dedi ve yeşil gözlerimi gösterdi."Ben heyecanlandığımda veya korktuğumda büyüyorlar"dedim ama sesim korktuğum için değişik çıkıyorlardı."Doğuştan gelen bir özellik mi?"diye sordu."Evet"dedim çocuksu sesimle."Satrançla ilgilenirmisin kara kedi?"diye sordu."Kara kedi mi?"diye sordum şaşkınlıkla."Evet saçların siyah ya o yüzden uğursuz bir kara kediye benziyorsun".Bakışlarımı kaçırdım ve kaşlarımı çattım"sensin uğursuz"dedim sinirle."Kaç yaşındasın sen"diye sordu.Çenemi kaldırıp"ben on yaşındayım."Ayrıca Beth seni bekliyor yanına git!"diye sinirlendim."Satranç oynamayı bilirmisin?"dedi soru sorar bir ifadeyle."Hayır"."Peki öyleyse-"tam bir şey diyecekken.Beth"Hadi Akasi gidiyoruz"diye bağırdı.Bende bu gıcık olduğum değişik çocuktan kaçma fırsatı bulmuştum.Atalan tanışmak için elini uzattı.Bende uzattım ve el sıkıştık.Ama elimin içinde bir şey hissediyordum.Bir kağıt.Tam ağzımı açacağım sırada Malaya sinirle bağırdı"Gelsene bebe!"dedi."Tamam geliyorum"diye bağırdım.
Yetimhaneye girdiğimiz kapıdan içeri geçip hızla merdivenlerden çıktık.Ama bir ses duydum.Gözlerim Beth,Malaya ve Asi'yi aradı.Bir öğretmenle konuşuyorlardı.Öğretmen sinirle gelip kolumu tuttu.O kadar sert tutup çekti ki acıyla inledim."Sen erkekler yetimhanesine nasıl girersin sürtük!".