Komutanım: Akasya.
Görüldü.
Akasyakokulu: evettt?
Komutan: telefonun başında mı bekliyorsun ?
Akasyakokulu: hayır bildirimleri kontrol ediyordum.
Komutanım: inandım say.
Komutanım: Ahun'un sesi telefonda bir garip geliyordu da eğer buluşursanız bana ne olduğunu söyler misin?
Akasyakokulu: tamam o iş bende.
Akasyakokulu: bana sadece bunun için mi yazdın?
Komutanım: Evet. Neden ?
Akasyakokulu: peki :)
Çevrimdışı.
Komutanım: bir dakika neden trip attın şimdi?
Komutanım: Akasya cevap versene.
Komutanım: noldu ki şimdi?
Görüldü.
Telefonumu kapatıp yatağın üzerinde sırt üstü döndüm.
Gereksiz alınmıştım. Kesinlikle gereksizdi. Neden öyle demiştim ki?
Elime telefonumu alıp Ahu' yu aramaya koyuldum.
Telefon üçüncü çalışta açıldığında Ahu' nun sesini duydum.
"Akasya. Ben de seni arıyacaktım."
Sesi buğulu geliyordu.
"Bu gün buluşalım mı?"
"Olur. Senin evde mi buluşalım?"
"Ay lütfen sana gelim senin şu çatı katında otururuz."
" Bilemedim şimdi yalvarsana."
"Oha Akasya cozuttun iyice."
"Tamam tamam akşam bekliyorum o zaman."
"Bekle aşkım ben geliyorum."
Telefonu kapatıp yattığım yataktan kalktım.
Kısa bir duş alıp kişisel bakımımı aldıktan sonra mutfağa gidip bir şeyler hazırlamaya başladım.
Üç saat sonra.
Hazırladığım atıştırmalıkları ve yemekleri balkondaki masaya koymaya başladım.
Kapının çalışıyla elimde olan tiryakiyi fişe takıp masaya yerleştirdim.
Hızlıca kapıyı açtığımda karşımda Ahu' yu gördüm.
"Ayy hoşgeldinnn."
"Hoşbuldum."
"Hoşbulursun tabi bize o kadar çok şey hazıladım ki sabaha kadar yiyebiliriz."
Ahu elindeki poşetleri işaret edince gözlerim büyüdü.
" Galiba bende birazcık getirdim."
"Birazcık mı?"
"Birazcık." Birlikte gülüştüğümüz de içeri geçip yiyecekleri yerleştirip pufların üzerine yerleştik.
"Ee dökül bakalım Ahu Hanım."
"Tamam bir dakik-" ağzına doldurduğu mısırlar boğazında kalmış gibi öksürmeye başladığında ona su uzattım.
"Beddua mı ettin ? Ölüyordum!"
"Abartma ve konuyu değiştirme Ahu. Anlamdım sanma neler oldu anlat hadi."
Ahu suçlu bir şekilde gözlerini kaçırıp konuşmaya başladı.
"Gazal yüzünden abimden azar işittim evet bütün üniversite arkadaşlarıma rezil oldum."
"Abin çok kızdı mı?"
"Aslında beklediğimden çok daha az tepki verdi."
"Konuşman işe yaramış gibi nasıl ikna ettin?"
Aklıma öğlen ki konuşmamız gelince moralim bozuldu. Hayır niye hala moralim bozuluyordu ki?
Ahu moralimin düştüğünü anladığın da
"Ne oldu?"
"Hiç."
"Akasya siz hala abimle konuşuyor musunuz ?"
"Ne! Hayır."
"Bana yalan söyleme. Abimin o kadar kızmaması. Senin kim olduğunu sorgulaması her konuşmamız da sorular soruyordu. Nede'nini sorunca geçiştirip duruyordu."
"Benle ilgili sorular mı soruyormuş?"
Düşünceli hallere daldığım da Ahun'un bağırmasıyla ona döndüm.
"Akasya! Ben ne diyorum sen ne diyorsun ya."
"Ya bak vallahi bir şey konuşmadık ki."
"Dur dur dur yoksa siz sevgili misiniz ? Ağağağağ görümce oluyorummm."
"Hayır! Öyle bir şey yok. Bir şey konuşmadık zaten aramızda bir şey yok."
"Sende ne hevesliymişsin görümce olmaya."
"Ya yok kızım ondan değil. Senin görümcen olucam ona heyecanlandım."
"Kimse kimsenin görümcesi falan değil!"
"Ya öyledir. O zaman abim seninle ilgili sorular neden soruyor? Utanmasa fotoğrafını istiyecek."
"Sen peki seviyor musun onu?"
"Hayır."
"Dur sana resmini gösterim seversin belki."
"Ya kızım hayır ya."
"Bak utandın yanakların kızardı vallaha."
"Of tamam sadece sabah alındım biraz yani bana seni sordu telefonda sesi kötü geliyor diye bir şey varsa söyle dedi o kadar ama bunun için yazmış sadece bana beni sormadı."
Ahu kahkahalar içinde gülmeye başladığın da bardağın dibinde kalan suyu
yüzüne püskürttüm.
Etki etmemiş gibi gülerken kahkahaların içinde bağırarak
"Aşıksın dırırır aşıksınnn sen aşıksın arkadaş."

